20.04.2010 13:06:48Bir ürün veya hizmet satmak üzere tasarımlanan ikna edici mesajlar... Müşteri denen, satın alma davranışı sergilemesi beklenen kitlenin satın alışlarını etkilemek ve yönlendirmek için tasarlanan teşvik edici ve özendirici araçlara verilen genel ad... Reklam...
Bu hafta reklamın ekonomiye nasıl katkıda bulunduğunu kavramsal olarak ele almaya çalışacağım. Belki haftaya bu kavramsal anlatımı birçok örnekle açıklama fırsatı bulabilirim.
Asıl amaç, işletmelerin satış ya da karını en büyüklemek...Ekonomi bilimi kısıtlı kaynakların kullanımının ve dağılımının araştırılmasıdır ya, kimilerine göre reklam bu kaynakları israf ederken kimilerine göre ise etkili kaynak dağılımına neden olur.
Satışta ise asıl amaç hedef kitlenin satın alma davranışlarını değiştirmek, mevcut durumun değişmemesini veya mevcut davranışların daha güçlü hale gelmesini sağlamaktır. Hedef kitleye mesajını doğru aktarabilen iyi ve etkili bir reklam tüm bu amaçlar için biçilmiş kaftandır. Reklamın etkili olabilmesi hedef kitle tarafından doğru şekilde algılanması gerekmektedir. Amaca yönelik etkinin bir başka destekleyicisi de reklam ile verilen bilgilerin yeterli ve doğru olmasıdır. Bu haliyle reklamı, pazarlamanın 4P’sini içinde barındıran yani bir ürünün nereden ne zaman ne fiyatla alınıp nasıl kullanacağını tanımlayan ve tüketiciye doğru satın alma yollarını gösteren bir pazarlama aracı olarak görebilmek mümkündür.
Globalleşme, Türkiye'de de reklam harcamalarının artmasını beraberinde getirmiştir. Reklamcılık sektörünün yapısı da gelenekselden moderne doğru kaymaktadır. 1980 sonrasındaki serbest piyasa ekonomisi, dış ticaretin artması, dünya markalarının Türk pazarına girmeleri ve bu markaların üretimlerini Türkiye’ye kaydırmaları bu modernitenin başlıca destekleyici ve ivmelendiricilerindendir. Rekabetin var olduğu her yerde farklı markalar aynı işlevi gören ürünleri ile hedef kitlelere nüfuz etmek ister. Bu rekabet ortamı doğal olarak hedef kitlenin etkilenmesi sürecini yani reklamı doğurur.
Yukarıda yazdıklarımla birlikte reklamlar toplumu oluşturan bireylere yönelik olduğundan reklamın toplum üyelerini etkilemesi kaçınılmazdır. Toplumu etkilemesi açısından reklamın ilk işlevi tüketiciyi bilgilendirmektir. Reklamlar tüketiciler için birçok ürün ve hizmetten hangisinin ona uygun olduğunu göstermesi ve bunu yaparken zaman ve para kaybını önlemesi açısından bu gibi bir fayda sağlamaktadır. Reklamın ikinci işlevi ise tüketicinin ikna edilmesidir. Tüketiciyi reklamı yapılan ürünü üreten işletmenin istediği şekilde yönlendirmek ve buna inandırmak reklamın ana amaçlarındandır.
Toplumsal olarak ekonomik kalkınma, yani toplumun kısıtlı kaynaklarından daha etkin faydalanarak daha fazla kar edilmesinin sağlanması ve bu karın tüm topluma yansımasının sağlanması daha çok üretip daha çok sermaye yatırımına gitmeleri ile mümkündür. Ancak sadece daha fazla üretim yapılsa ve bu üretim toplumun tüm katmanlarına dağıtılmasa ekonomik kalkınmadan bahsetmek mümkün olmayacaktır. O halde reklam kaynakların etkin dağıtımında da etkili bir araçtır.
Bir başka tarafından bakacak olursak, ekonomik anlamda, çeşitli ürünlerin satışının sağlanması ya da hizmetlerin tüketilmesi, kullanılması ve ya faydalanmaya açılması reklamın ekonomik amaçlarını özetleyebilir. Arzın talepten fazla olduğu piyasalarda reklam bu piyasaların bir aracı konumunda düşünülebilir. Bu noktada sadece arz fazlası önemli değildir. Bunun yanında piyasada aynı ürünün değişik alternatiflerinin bulunması da reklamın ekonomik açıdan ne denli önemli bir araç olduğunu açıkça gösterir. Ürünler arasındaki mevcut rekabet, reklamı önemli bir araç haline getirir.
Teknolojik gelişme o denli hızlanmıştır ki üretim karşısında tüketim, hızı açısından geride kalabilmektedir. Bu noktada tüketimi hızlandırarak üretim ve tüketim arasındaki dengeyi de reklam sağlar. Yeterince hızlı tüketimin olmadığı toplumlarda üretim yapabilmek ve kalkınmanın gerçekleşmesini sağlamak pek mümkün olmayacaktır. Örneğin işletmeler reklam yoluyla ürünlerinin daha hızlı ve daha büyük miktarlarca tüketilmesini beklerler, umarlar. Daha hızlı ve daha büyük miktarlarca tüketim daha hızlı ve daha büyük miktarlarca üretimi gerektirir ki bu işletmenin esas amacı olan daha fazla karı sağlar. Kısa vadede ürünlerin pazarlaması adına yararlanılan reklam, uzun vadede işletmenin karlılığını ve dolayısıyla devamlılığını getirmektedir.
Reklam ekonomik açıdan üreticiye ettiği hizmet kadar tüketiciye de fayda sağlar. Daha uygun ve doğru satın alma kararlarının verilmesi rekabeti artırır. Bu tüketicilerin daha uygun fiyatlı, daha kaliteli ve daha memnuniyet verici ürünlerle karşı karşıya kalmasını sağlar.
Bazen de reklam hedef kitleyi hiç aklında yokken satın almaya iter. Bu, alternatifleri de bulunan bir ürünün pazarının büyümesi ve ekonomik olarak tüm o alternatifleri üreten işletmelerin daha fazla satış yapması, yani daha fazla kar etmesi demektir.
Son olarak reklam, üretici işletmeler açısından ürünün alım satımını hızlandırması ve talep düzeyini yükseltmesi açısından hayati önem arz ederken loyalty kavramı ile çokça bahsedilen, tüketicinin müşteriye dönüşümünde de çok etkin bir araç olmaya devam etmektedir.
Yukarıda da dediğim gibi bu hafta biraz kavramsal yazmaya çalıştım. Önümüzdeki hafta doğru örnekler ile reklamın ekonomiyi nasıl etkilediğini açıklamaya devam edeceğim. Haftaya vereceğim örneklerde herkesi ilgilendirmesi açısından siyasal reklam kampanyalarına da sıklıkla değineceğimi belirtmek isterim. Tüm bir haftayı Anayasa tartışmaları ile geçireceğimizden, belki fikirlerin reklamının nasıl yapıldığını da örneklendirme fırsatı bulmuş olurum. Ürünler konusunda reklamlara mesafeli davranan bir neslin çocukları olarak ebeveynlerimiz ve onların nesillerinin fikirler konusunda nasıl bu denli reklama hedef olduklarını, kendilerini nasıl da fikirlere bu denli safça kaptırabildiklerini düşündükçe; bu ülkede ürünlerin reklamının ve bu sektörün henüz tam da olgunlaşmamış olduğunu irdelemeye çalışacağım. Bu yazıyı okuyanların da bu haftayı kendi çevrelerinde fikirlerin reklamı – ürünlerin reklamı kavramlarını düşünerek geçirmelerini dilerim. Ne de olsa her seçiş bir vazgeçiştir...Bizden söylemesi...