27.10.2011 14:49:06Avea’nın sevimli karakteri Fasulyeyi markanın yeni reklamında (1) eski operatörünü bırakamayan tüketici tiplemesinde görüyoruz. Fasulye son reklamında, kullandığı operatörün tariflerinin pahalılığından dolayı yalnızlaşan, derbeder ve kullanmakta olduğu operatörden bin pişman bir tüketicinin durumunu canlandırıyor. Reklam her zamanki gibi çok güzel!
Avea’nın bu yeni reklamında ilginç bir benzetme var. Avea kendisi dışındaki operatörleri yani rakiplerini herkes tarafından kötü olarak bilinen, oldukça zararlı ve bağımlılık yapan sigaraya benzetiyor; “Rakiplerim sağlığa zararlıdır!” mesajı veriyor. Düşünüyorum da, acaba bu benzetme doğru mu? Yani ticari olarak, bir firmanın rakipleri bu şekilde kötülemesi doğru mu? Toplumdaki büyük çoğunluk tarafından zararlı, tehlikeli ve ölümcül kabul edilen, özellikle de çocuklarımızdan uzak tutmak istediğimiz kavramları rakiplerinin sırtına yapıştırmak doğru mu? Bana yanlış gibi geliyor! Rakibinizin çok pahalı satış yaptığını, tüketiciyi anlamadığını ve en iyi hizmeti sizin verdiğinizi küçük şakalarla süsleyerek reklamlandırmanız normal ama rakibinizi sigara, alkol veya uyuşturucu ile bağdaştırıp, onları ezmeniz, o operatörü kullanan tüketicileri kötülemeniz ve rakibinizin üstünde tepinmeniz bence doğru değil!
Avea’nın bu reklamında bence riskli bir durum daha var. Fasulye karakterinin canlandırdığı “Eski operatörünü bırakamayanlar” konulu reklam Sağlık Bakanlığı’nın “Sigara Pişmanlıktır” sloganlı reklamlarının ciddiyetini azaltıyor sanki. Çünkü Avea’nın reklamı Sağlık Bakanlığı’nın reklamlarına (2) benziyor ve bu iki reklam birbirini çağrıştırıyor. Avea “Sigara pişmanlıktır” reklamlarından faydalanıyor ve ciddi bir kampanyanın ciddi mesajlarını ciddiyetsizleştiriyor. Benin fikrim bu yönde! Avea rakipleriyle mücadelede başka yöntemler bulmalı, en azından, ciddi ve toplumsal olarak önem arz eden kampanyaları kendi mücadelesinde kullanmamalı!
Sözün bittiği yerler
Acımız büyük, acımız hep vardı ve acımız hep büyüktü… Ülke olarak bir türlü kurtulamadığımız acılarımıza yenileri ekleniyor. Nedense acılarımızı hiç bitmiyor. Aynı acıları tekrar tekrar yaşıyoruz. Ne sözün bittiği yere gelebiliyoruz ne de bıçağın kemiğe dayandığı o yeri görebiliyoruz. Hep bir karmaşa, yaygara, kavga, gürültü. Her acımızı fırsat bilip nemalanmaya çalışanlar, içlerindeki kini ve nefreti kusanlar, vaatler, sözler, laflar…
Bu ülkede doğru gitmeyen bir şeyler var! Ve elbette bu doğru gitmeyen bir şeylerde en büyük pay bizim! V’nin (3) dediği gibi “ Aynaya baktığınızda suçluluk duyuyorsanız gerçekleri öğrenmişsinizdir!”.