05.01.2012 09:18:37Omo’dan yine garip bir reklam! Birçok firma reklamlarında çocukları kullanıyor ama bana en çok Omo’nun reklamları ilginç geliyor. Bazen bir reklam değil de bir korku filmi seyrediyormuşum gibi hissediyorum. Omo son reklamında da öyle hissettim!
Omo’nun “Kirlenmek güzeldir” ile başlayan reklam serileri “Oyuna devam”la devam etti. Omo’nun son reklamında(1) yine bir çocuk var bu çocuk reklamda kendisine; yaşına, boyuna ve psikolojisine uygun olmayan bir rolde. Medyanın topluma şiddet pompaladığı ve bu pompalama işleminde en etkili araçların reklamlar olduğu bir gerçek. Medya ve şiddetin konumuzla ilgilisi ise çocuklar için reklamların yetişkinlere göre daha etkili olması! Omo’nun reklamındaki çocuk kum torbasıyla ve sanki bir boksörmüşçesine mücadele ediyor! O yaşlardaki küçük bir çocuğa neden boks yaptırılır? O yaşlardaki bir çocuk neden şiddeti seçer? Bir marka reklamında oynattığı çocuğu neden şiddete yönlendirir? Boksun, kavganın, dövüşün, şiddetin ekranlardan bir oyunmuş gibi aktarılması normal midir? Omo’nun ilgili reklamıyla ilgili Marketing Türkiye dergisinin internet sitesindeki tanıtımda(2) şöyle denmiş: “OMO’nun yeni reklam filminde hayatı simgeleyen ve tıpkı hayat gibi sert olan boks teması ile “hayat düşe kalka öğrenilir” mesajı veriliyor.” Bu tanıtım büyük ihtimalle markanın bülteninden. Şimdi bu açıklamayı biraz açalım…
Açalım dedim ama hep aklıma sorular geliyor: Bir çocuk için hayat neden çok sert olmalı? Oyun çağındaki bir çocuğun kavgayla, sertlikle, boksla ne ilgisi olabilir? Eğer hayat düşe kalka öğrenilecekse bu top oynamakla, bisiklet sürmekle ya da koşmakla da anlatılabilir, neden düşme kalkmaya şiddet örnek gösterilsin? Bu bana çok garip geliyor! Omo, lütfen reklamlarında şiddet unsurları kullanma!
Not: Omo’nun diğer garip reklamlarıyla ilgili olarak daha önce blogumda yazdığım yazıları (3,4) okuyabilirsiniz.
Yalnız değilsin Sütaş!
Ben sadece Sütaş’ın ineklerinin “erkek” olduğunu sanıyordum ama iki gün önce öğrendim ki, erkek olan başka inekler de varmış. Sütaş’ın reklamlarındaki ineklerin erkek sesiyle seslendirilmesini garipsemiş, bu garipliği önce blogumda(5) sonra da Medyaloji’de yayınlanan iki yazımda (6,7) konu etmiş, Sütaş’a sormuştum ama Sütaş’tan herhangi bir yanıt gelmedi. Üç gün önce anladım ki başka erkek inekler de varmış.
2 Aralık Pazartesi akşamı kızımın isteği üzerine televizyonda çizgi film aradık. Çizgi film kanallarını tararken araya CNBC-E karıştı. Tam o sırada kızım “Bu kalsın!” dedi biz de “Peki!” dedik ve başladık birlikte izlemeye. İzlediğimiz çizgi animasyonda bir çiftlikteki hayvanlar konu ediliyordu ve bu hayvanlardan inek olanı benim dikkatimi çekti. Otis ismindeki inek iki ayak üstünde yürüyor ve erkek sesiyle seslendiriliyordu. İneğin iki ayak üstünde yürümesini pek önemsemedim ama bu ineğin Sütaş inekleri gibi erkek sesiyle seslendirilmesini önemsedim. Otis yabancı bir karaktermiş. 2006 yapımı Parti Hayvanları / The Barnyard(8) isimli animasyonda rol alıyormuş. Orijinaline baktım, Otis isimli inek orada da erkek sesiyle seslendiriliyor. Dişi olan inekler neden erkek sesiyle seslendiriliyor? Bu soruyla yine karşılaştım, bu soruya henüz cevap bulamadım ve cevap aramaktan da vazgeçtim. Anladım ki Sütaş bu konuda yalnız değilmiş!
(1) http://www.marketingturkiye.com/yeni/Kampanyalar/DetailedView.aspx?detailedid=1759
(4) http://www.onuralmislar.com/2009/11/01/omo-ve-300-spartali-cocuk/
(6) http://www.medyaloji.net/haber/gundemi_lehine_cevirebilmek.htm
(8) http://www.sinemalar.com/film/188/parti-hayvanlari