16.02.2011 11:12:07Reklamlar güzeldir, renklidir, eğlencelidir, mutluluk doludur, heyecanlıdır, huzurludur… Ama hepsi yalandır, hayal ürünüdür, senaryodur. Reklamlardaki yerlerin, hayatların ve insanların çoğu aslında yoktur, olanlar ise aldıkları ücret kadar vardırlar. Birçok insan reklamlardaki gibi bir hayatı olsun ister fakat gerçek şu ki reklamlardaki hayatlar en fazla iki üç dakikadır. Yani reklamlardaki mutluluk çok kısadır…
Eti’nin bisküvi markası Burçak’ın yeni reklamını (1) görünce içim bir hoş oldu. O ne güzel atmosfer; altın sarısı ekinler, pırıl pırıl bir güneş, parıl parıl zeytinyağları, çardağa asılmış soğanlar, sarımsaklar, kabaklar, demli çay ve mutlu köylü. Reklam gerçekten insanın içini ısıtıyor, hele ki şu buz gibi soğuk kış günlerinde çok iyi geldi. İnsan bu reklamı izlerken hemen ilk otobüse atlayıp köyüne gitmek istiyor; tabii köyü varsa…
Düşünüyorum da; reklamdaki gibi bir köy ve reklamdaki gibi mutlu köylü kaldı mı? Eskiden yoğurt, peynir ve yumurta köyden şehre inerdi, şimdi, büyük market zincirlerinden alınan yoğurt, peynir ve yumurta gidiyor köye… Çünkü köylerde hayvan bakacak kimse kalmadı pek, kalanlarınsa hayvan bakacak maddi gücü kalmadı.
Kimi köyler yakıldı da boş kaldı, kimi köylere yol, elektrik, su, öğretmen ve doktor gelmedi diye köylü gelmeyenlere gitti şehre doğru ve köyler boş kaldı. Tabi yine rağbet gören bazı köyler var; Kadıköy, Bakırköy, Mecidiyeköy…
Bazı köylerde insan var ama köy yok, yani yok olacak, çünkü köy, köylülerin ödeyemediği borçlar nedeniyle icralık olmuş (2). Yani köy yine olacak ama köylülerin olmayacak…
Reklama dönecek olursak, genel itibariyle güzel ve sıcak bir reklam. Fakat bana göre reklamda bir yanlışlık var. Çocukluk arkadaşı olan köylü vatandaşların köyün ve memleket toprağının tadını aldıkları bisküvinin adaletsiz ekonomik düzenin ve diğer şartların büyük şehirlere göç etmek zorunda bıraktığı başka köylüler tarafından üretildiğini geçelim; etraflarında mis gibi doğal ortam varken fabrika üretimi bir ürünle hasret gidermeleri, köylerinin havasını fabrikasyon bir gıdada bulmaları oldukça garip. Fabrikada üretilmiş, şehirle bütünleşmiş ve market zincirinden çıkmış bir ürünün köyde baş tacı edilmesi biraz saçma. Şu soru da kafama takıldı mesela: Hem o bisküvinin hammaddesi onların köyünden mi?
Bence mekân yanlış seçilmiş. Bu sahne şehirde yaşansa “Belki” derdim ama köyde yaşanınca olmamış diyorum.
Son olarak, eğer bu reklamdaki gibi köyler ve köylüler hala ve gerçekten varsa hemen koruma altına alınmalıdır. Böyle giderse köylerimizi sadece reklamlarda göreceğiz ve ileride bir gün o şarkının sözlerini “O reklamda bir köy var uzakta” olarak değiştirmek zorunda kalacağız…
(1) http://www.etietieti.com/movie.aspx?id=197
(2) http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/16961505.asp