1999 yılında, kurum ve kişilere çözümler üretmek üzere 10 kişilik bir ekiple, İstanbul’da kurulan Medya Takip Merkezi (MTM), 2006 yılı itibariyle, kullanıcılarına daha yakın olmak ve yerinde servis vermek amacıyla şubeleşmeye başladı. Sektörün, tam kapsamlı medya takip hizmeti veren birkaç şirketinden biri olan MTM, İstanbul merkezinin yanı sıra, Ankara, İzmir, Bursa ve Avrupa şubeleriyle, bini aşkın abonesine hizmet veriyor. 126 kişilik kadrosuyla, iki bine yakın yayını düzenli olarak takip ederek raporlayan MTM, sektörün en genç şirketi olmasına rağmen, en bilinen medya takip şirketlerinden biri.
Biz de bu hafta Mercek’e, MTM’nin Satış ve Müşteri İlişkileri Müdürü Meltem Aşci’yi aldık. Meltem Hanım ile medya takip ve ölçümleme sektörünün bugününü, gelecek öngörülerini ve sektörde değişen trendleri konuştuk. Keyifle okumanızı dileriz…
Meral Gemici:Öncelikle, sektörü tanımayan okurlarımız için, çok temel bir soruyla başlamak istiyoruz. Medya takibi nedir, takip süreci nasıl işler, medya takibi neden ihtiyaçtır?
Meltem Aşci: Medya takibi; gazeteler, dergiler, TV ve radyo kanalları, haber siteleri ve haber ajanslarında yer alan haber, reklam ve sponsorlukların sınıflandırılarak raporlanması ve ilgilisine sunulmasıdır. Bu mecralarda yayınlanan tüm haberleri takip ediyor ve abonelerimizin ihtiyaç duyduğu konular ile ilgili olanları tespit ederek bilgilerine sunuyoruz. Başka bir deyişle, gazeteleri, dergileri, haber sitelerini, televizyon ve radyo kanallarını abonelerimizin gözüyle izliyoruz.
Medya takibi, özellikle Türkiye’de özel yayıncılığın gelişmesiyle beraber, kişi ve kurumlar için önemi günden güne artış gösteren bir sektör oldu. Örneğin, tek bir televizyon kanalının olduğu dönemlerde, kişi ve kurumların TV yayınlarını daha kolay kontrol etmesi söz konusu iken; günümüzde ise bir medya takip şirketinden profesyonel yardım almadan bunu yapması pek mümkün değil. Bu durum, sayıları binlerle ifade edilen diğer medya mecraları için de geçerli. Pek çok kurum için artık sadece ulusal medya değil, yerel medya da muhakkak denetlenmesi gereken bir mecra.
“İnternet medyasının hızı ve yaygınlığı markalar için hem iyi bir fırsat hem büyük bir tehdit…”
Günümüzün en popüler mecrası ise internet medyası. Dünya büyük bir değişim sürecinden geçiyor. Artık insanlar interaktif olabilecekleri mecralarda yer almak istiyorlar. Bu nedenle, hemen fikirlerini paylaşabilecekleri haber siteleri, bloglar, sosyal paylaşım ağları gibi mecralara büyük bir ilgi var. Özellikle ABD’de pek çok marka, bloglar ve sosyal paylaşım ağlarını bir iletişim ve pazarlama mecrasına dönüştürmüş durumda. Türkiye’de bu alan henüz tam olarak kullanılamıyor olsa da, önümüzdeki günlerde çok önemli bir mecraya dönüşeceğini düşünüyoruz. Markalar bu alanı keşfettikçe, takibi ve ölçümlemesine ihtiyaçları da artacak. İşte o noktada da, biz en iyi hizmeti vermek üzere yapılanıyor ve geleceğe hazırlanıyoruz.
“Medya takibi, kurumun kendi içinde yapmayı göze alamayacağı kadar büyük bir risktir…”
Kurumlar çok eskiden, medya takibini kendi bünyelerinde yapardı. Şirketlerin ve kurumların, basın takibi yapan ekipleri vardı. Her gün seçtikleri gazeteleri ve dergileri alır, tek tek okur, kendileriyle ilgili haber kupürlerini keser, dosyalayıp saklarlardı. Ancak günümüzde bu yöntem hem çok ilkel kaldı hem de mecra sayısının artması nedeniyle çok yüksek maliyetler gerektirir oldu. Ulusal gazeteleri takip edebilseler bile, bir de televizyon ve radyo kanalları, dergiler, yerel gazeteler, sosyal medya var… Üstelik bu yayınlara ulaşmak, kayıt altına almak ve arşivlemek çok büyük insan gücü ve teknoloji gerektiriyor. Hala bunu kendi bünyesinde yapmaya çalışan bazı kamu kuruluşları var, ancak 3-5 yıl içinde bu durumun büyük oranda ortadan kalkacağına inanıyoruz…
Medya gerçekten çok büyük bir güç ve insanların en çok etkilendikleri mecra. Dolayısıyla kişi veya kurumlar ile ilgili algıların oluşmasında medyanın rolü büyük. Durum böyle olunca, medyada nasıl haberlerle yer bulduğunuz, bu gününüzü ve geleceğinizi etkileyebilecek, hatta yönünüzü değiştirebilecek kadar büyük öneme sahip oluyor. Bazen, haberdar olmadığınız ve kontrolünüzün dışında yayınlanan bir haber, hedef kitlenizin algılarını etkileyip, kurumunuzu büyük zararlara sokabilir. Gelişmeleri hemen görmek ve önlemlerinizi zamanında alabilmek için medyayı çok iyi takip ediyor olmanız gerekiyor.
Diğer taraftan, medya takip sektörü gerçekten çok gelişti ve şirketler çok iyi çözümler sunmaya başladılar. Tüm bu gelişmeler, kurumların medyadaki yansımalarını takip etme işini, profesyonel medya takip şirketlerine emanet etmelerini daha kolay hale getirdi. Medya Takip Merkezi de kurulduğu ilk günden beri, müşterilerinin medyadaki gözü-kulağı olmayı ve onlara en iyi hizmeti sunmayı hedef olarak belirlemiştir. Bu hedef çerçevesinde de pek çok yeni ürün geliştirdik ve yenileri için de çalışmalarımız devam ediyor.
Meral Gemici: Medyayı takip etmek gerçekten çok zor bir iş olsa gerek. Yani çalışanlarınız tüm müşterilerinizin ihtiyaçlarını ezberliyor, gözlerini kırpmadan tüm haberleri takip ediyorlar. Bu noktada hatasız iş üretimi sağlamak mümkün mü?
Meltem Aşci: Tespitiniz çok doğru, medya takibi gerçekten zor bir iş. Sektörde en iyi olmak için, en fazla yayını takip ediyor olmanız, takibi en doğru ve eksiksiz yapan olmanız, çok hızlı hareket ediyor ve tüm verileri en iyi biçimde sunuyor olmanız gerekiyor. Bu da kesinlikle çok iyi ve istikrarlı bir kadronuz olması, çok güçlü bir altyapıya ve teknolojiye sahip olmanız anlamına geliyor.
Kadromuz, bizim en büyük gücümüz. Arkadaşlarımızın birçoğu (ben de dahil), MTM’nin kuruluşundan veya ilk yıllarından beri çalışan insanlar. Hepimiz zaman içerisinde çok büyük tecrübeler kazandık. Diğer yandan, sektörün bir okulunun olmaması, kendi okulumuzu kendi içimizde yaratmamıza neden oldu. Biz düzenli olarak hem mevcut arkadaşlarımıza hem aramıza yeni katılanlara, teknik ve sektörel olmak üzere çeşitli eğitimler veriyoruz. Bu da hem bilinci artırıyor hem de hatayı minimuma indiriyor.
Diğer yandan da, biz teknolojiyi çok yoğun kullanan bir şirketiz. BT ekibimiz ile tüm yazılım ihtiyaçlarımızı kendi bünyemizde karşılıyoruz. Bu da tüm bölümler arasında sinerji yaratılmasına ve daha yüksek verim alınmasına neden olduğu gibi, butik hizmet verebilmemize de imkan sağlıyor, yani esneklik kazandırıyor. Otomasyon sistemimiz, tamamen kendi özel yazılımımız ve bu yazılımın bize sağladığı çok büyük kolaylıklar var. Bu da en az hatayla üretimin önemli nedenlerinden biri…
Medya takibi, teknoloji ve insan gücünün çok iyi harmanlanması gereken bir iş. Bu nedenle, işimizi yaparken hem teknolojinin nimetlerinden maksimum düzeyde faydalanıyoruz hem de insan kaynağımızdan. Bunun sonucu olarak da bugün biz, sektörün en iyi hizmet veren ve en istikrarlı büyüyen şirketlerinden biriyiz.
Meral Gemici: Peki, medya takip şirketleri, bu hizmeti alan müşterilere ne gibi faydalar sağlar? Firmalar, takip sonucunda ne elde etmiş olur?
Meltem Aşci: Medya takip şirketleri, profesyonel anlamda medya takip hizmeti alan kurumlar için öncelikle, zaman ve iş gücü kaybını ortadan kaldırır. Bununla birlikte bir kişi veya kurumun ulaşabileceğinden çok daha fazla sayıda yayına ulaşma imkanı tanır. Takibi yapılan mecra sayısının geniş olması, kontrollü haberler kadar kontrolsüz haberlere de ulaşılmasını sağlar. Takibin, uzman bir ekip ve güçlü bir teknoloji desteği ile yapılması, sonuçların eksiksiz ve zamanında hazır olmasını da beraberinde getirir. Ayrıca, verilerin elektronik ortamda kolayca ulaşılabilir şekilde sunulması nedeniyle, takip sonuçlarına en hızlı şekilde ulaşılmasına fırsat tanır.
Meral Gemici: Peki, MTM, sektörde nerede duruyor? Kurumun, rakiplerinden farklılaştığı en önemli alanlar hangileri? Mesela müşterilerinizden ne gibi yorumlar alıyorsunuz?
Meltem Aşci: MTM sektörde hep “yenilikçi bir şirket” olarak tarif ediliyor. “Dinamik, yenilikçi, hızlı” gibi tanımlamaları sıkça duyuyoruz. Bu algının oluşmasında sektörde ilk olan ve istikrarlı olarak sürdürdüğümüz bazı servislerin etkili olduğunu düşünüyoruz.
Diğer yandan, MTM’nin sektöre kazandırdığı bazı kavramlar var. Mesela “Butik servis”, medya takip sektörüne bizimle beraber girmiş bir terimdir. Öncesinde sunulan standart bir hizmet vardı ve müşterinin seçim yapma veya ihtiyacına özel hizmet alma ihtimali yoktu…
“Ayrıştırılmış bilgi” de bizim sektöre kazandırdığımız kavramlardan biri. Özellikle teknolojinin kullanımının artmasıyla beraber, bazı şirketler insan gücü kullanımını azaltmaya çalıştı. Bu da insan aklı ile sağlanabilecek bazı ayrıştırmaları yapamamalarına neden oldu. Biz, zamanla yarışan iletişimcilerin işini kolaylaştırmak için çalışan bir sektörün böyle bir yöntemi kullanmasının kesinlikle doğru olmadığına inandığımız için, “ayrıştırılmış bilgi” sunmayı ilk günden ana ilkelerimizden biri olarak belirledik ve sürdürüyoruz.
Temel hareket noktamız da “müşteri ihtiyacı ve memnuniyeti”dir. Yaptığımız her yatırımı ve çalışmayı bu başlık altında planlıyoruz. Aldığımız geri bildirimlere baktığımızda, sunum yöntemlerimizin “kullanıcı dostu” olarak tanımlandığını görüyoruz. Bir de çok önemsediğimiz noktalardan biri, müşterilerimiz ile ilişkilerimiz. Sorun ne olursa olsun, kurduğumuz “çözüme odaklı iletişim” müşterimizin bize duyduğu güvenin önemli nedenlerinden biri. Müşterimize hızlı ve doğru yanıt vermek, çok önemsediğimiz ilkelerimizden biri. İş kalitemiz ve iletişimimiz, müşteri bağlılığında çok önemli bir rol oynuyor. Bu doğrultuda şirketimizin kurulduğu yıldan bugüne çalışmaya devam ettiği pek çok müşterisi var.
Meral Gemici: Medya takibine en çok kimler ihtiyaç duyuyor?
Meltem Aşci: Medya takibi, medyada haber olma ihtimali olan veya sektöründeki gelişmeleri ve rakiplerini görmek isteyen her şirket için ‘olmazsa olmaz’ bir hizmettir. Bu grubun içine Türkiye’nin en büyük holdinglerinden, kobilerine kadar tüm şirketler giriyor. Ayrıca, bakanlıklar, belediyeler, valilikler, ticaret odaları, siyasetçiler, sanatçılar, yani medyada haberine veya reklamına rastladığınız her kurum ve şahıs, medya takibine ihtiyaç duyar.
Meral Gemici: Peki, takip sonuçlarını abonelerinize nasıl sunuyorsunuz?
Meltem Aşci: Gazete, dergi, TV kanalları, haber siteleri, radyo kanallarında yayınlanan haberler ve haber ajansları tarafından servis edilen haberler, abonemizin ihtiyacına uygun olarak ayıklanır, sınıflandırılır ve istediği başlıklar altında gruplandırılarak çeşitli sunum yolları kullanılarak, ilgisine sunulur.
Günümüzde medya takip sonuçlarının sunumunda en çok tercih edilen yöntem ise dijital ortamda yapılan sunum. Dijital sunumda her abonemiz, web sayfamız üzerinden, özel şifresiyle sisteme giriş yapıp, takip sonuçlarını, günün her saatinde kolayca takip edebiliyor. Dijital ortamın pek çok avantajları var. Örneğin abonemiz arşiv haberlerine sistem üzerinden arama motorunu kullanarak istediği zaman hızlıca ulaşabiliyor. Bizim sistemimizde, kupür gösteriminde herhangi bir sınırlama yok. Yani müşterimiz, örneğin beş yıl önceki kupürüne de sistem üzerinden hemen ulaşabiliyor. Bu da çok büyük kolaylıklar sağlıyor tabi. Aynı şekilde abonemiz, televizyonda ve radyo kanallarında yayınlanan haberlerini de sistem üzerinden kolayca izleyebiliyor. Web sayfamız, kullanıcı dostu; içerisinde müşterimizin işini kolaylaştıran ve zaman kazandıran pek çok özellik var. Sistemde, ilgilendiği haberleri ayrıca kategorilendirebilir, çıktısını alabilir, kaydedebilir, mail olarak gönderebilir; kısacası sistem abonenin ihtiyaç duyabileceği her türlü işleme imkan tanıyor.
Medya takibinin en klasik sunumlarından biri ‘hard copy’ sunumudur. Yani, müşterilerimiz ile ilgili haberleri, kupür bilgileriyle beraber basılı raporlar halinde, günlük veya abonemizin ihtiyacına uygun periyotlarda adresine teslim ederiz. Bu, geleneksel medya takip hizmeti sunum biçimidir. ‘Hard copy’li sunum günümüzde, azalarak da olsa talep görmeye devam ediyor.
Medya takip sonuçlarını aynı zamanda mail olarak veya SMS olarak da gönderebiliyoruz. TV ve radyo kayıtlarını hem dijital ortamda sunuyoruz hem de arşiv amacıyla DVD olarak müşterilerimizin adresine teslim ediyoruz. Yazılı ve e-basın haberlerinin arşiv CD’lerini de aylık periyotlarda müşterilerimize ulaştırıyoruz.
Meral Gemici: Medya takibinin yanı sıra medya analizleri de yapıyorsunuz. Bize biraz medya analizlerinden bahseder misiniz? Medya ölçümlemeleri nasıl yapılıyor, hangi kriterler değerlendiriliyor?
Meltem Aşci: Medya takip şirketlerinin ana faaliyet alanı ikiye ayrılıyor: medya takibi ve medya analizi… İkisi birbirinden farklı ama birbirini bütünleyen hizmetler… Medya takibi, kurumların haklarında çıkan tüm haberleri anında ve tek tek görmesini sağlayan bir servis iken, medya analizi ise bütünü görmeyi sağlayan istatistiksel raporlardır.
Medya analizi, kurumların medyada ne kadar haber olduğunu, bu haberlere ne kadar alan ayrıldığını, basında yayınlanan haberleriyle ne kadar erişim sağladıklarını, markanın medyada hangi nitelikteki haberlerle yer bulduğunu; yani toplamda nasıl bir medya yansıması sağladığını ortaya koyar. Medya analizinde marka sadece kendini ölçümleyebildiği gibi, ihtiyacına bağlı olarak rakiplerini de görebilir.
Medya analizleri, nicel ve nitel ölçüm ve değerlendirmelerden oluşur. Haber adedi, stxcm toplamı, tiraj ve erişim değerleri gibi sayısal verilerin yanı sıra, haberin nasıl yorumlandığı, görsel malzeme kullanımı, bahis ağırlığı dağılımı, algı derecesi, vb. pek çok kriter analize dahil edilir.
Medya analizleri, özellikle kurumların iletişim departmanlarına ve halkla ilişkiler ajanslarına çok önemli veriler sağlar, medya stratejileri belirleme noktasında onlara kılavuzluk eder. Medya analizi, çok önemli etkileri olan ve büyük sorumluluk gerektiren bir iş. Bu nedenle, analiz raporlarını hazırlayan medya analistlerimizin eğitimi ve gelişimi, kurumumuzun en çok önemsediği konulardan biridir. Medya analistlerimiz, işinde uzman ve genellikle iletişim fakültesi mezunlarından oluşan eğitimli bir kadrodan oluşuyor.
Meral Gemici: Medya takibi ve analizi dışında, ne tür hizmetler sunuyorsunuz?
Meltem Aşci: Biz kuruluşumuzdan beri, sektörde yenilikçi ve öncü kimliğimiz ile öne çıkan bir şirketiz. Medya takibi ve analizi hizmetlerini sunarken de, müşterimizin ihtiyacına uygun olarak şekillenebilme yani butik hizmet verebilme özelliğine sahibiz. Bu, temel özelliğimiz…
“Müşterimizin işini kolaylaştırma” ilkesi çerçevesinde, medya takibi ve analizinin yanı sıra sunduğumuz çeşitli servisler var. Bunların en başında Medya Bilgi Rehberi (MBR) geliyor. MBR, yaklaşık beş yıldır her hafta müşterilerimize sunduğumuz Medya Bilgi Servisi e-bülteninden doğan bir ürünümüz. Medya Bilgi Servisi’ne abonelerimizin yüksek ilgisi, bu alandaki önemli bir eksikliği gösterdi bize. Biz, Medya Bilgi Rehberi’ni bir projeye dönüştürdük. Kurduğumuz özel bir ekip ve özel yazılım ile uzun bir hazırlık sürecinin ardından, ürünü piyasaya sunduk. MBR’de medya mecraları ve medya mensupları ile ilgili en güncel iletişim bilgileri yer alıyor. Bu ürün, kurumların ve PR ajanslarının basın listesi güncelleme sıkıntısına çözüm olmak üzere üretildi ve çok büyük beğeni topladı. Şimdi, yeni versiyonunu çıkarmaya hazırlanıyoruz.
Basın Odası da yine bizim öncülüğünü yaptığımız bir hizmet. Basın Odası servisi, kurumsal sitelerinde kendileriyle ilgili medyada yer almış haberleri ziyaretçileriyle paylaşmak isteyen kurumlara yönelik bir çözüm. Abonemiz, sitesinde yayınlatmak istediği haberi tek bir tıklama ile seçip, anında paylaşabiliyor.
Ayrıca; Online TV Arşivi, Medya Arama Motoru, Online Analiz (Habermetre), Haber Özetleri servisi, medya gündemi, özet ve çeviri, deşifre gibi pek çok destekleyici servislerimiz var.
Meral Gemici: Türkiye’de şu anda, medya takip sektöründe faaliyet gösteren kaç şirket var? Sektördeki rekabet koşulları, rekabette öne çıkan konular neler? Sektör, ekonomik krizden nasıl etkilendi?
Meltem Aşci: Türkiye’de medya takip sektöründe faaliyet gösteren ortalama 10 şirket var. Bunların içerisinde dört tanesi daha geniş kapsamlı hizmetler verirken, diğerleri çeşitli alanlarda (örneğin sadece TV takibinde, sadece basın takibi, vb.) hizmet veren küçük ölçekli şirketler.
Medya takip sektöründe pazar payı büyüklüğü ile cirosal büyüklük arasındaki dengeler ne yazık ki farklılık gösteriyor. Pazar özellikle son iki yılda büyümüş olmasına rağmen, sektörün toplam cirosunda ise düşüşler var. Bunun en önemli nedeni ise, kıyasıya yapılan fiyat rekabeti. Fiyat rekabeti, bir taraftan müşteri için avantaj gibi dururken, diğer taraftan ise sektörün gelişmesine engel teşkil ediyor.
Biz, sektörümüzü korumak adına, fiyat ile rekabet etmekten özellikle kaçınıyoruz. Medya takibi yüksek teknoloji yatırımı ve nitelikli insan gücü gerektiren bir sektör. Yatırımlarımızı devam ettirmek ve müşterilerimize daha iyi sevisler verebilmek için, tüm imkanlarımızı en iyi şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Hem sektörümüzün bu özel durumunu hem de 2009’da yaşanan ekonomik krizi düşündüğümüzde; tüm bu olumsuz şartlara rağmen, kurumumuzun hem müşteri sayısında hem cirosunda artış yaşamasını, servis alan firmaların kaliteli hizmetten vazgeçmemesi olarak yorumluyoruz.
Ekonomik krizin, her sektörü etkilediği gibi iletişim sektörünü de etkilemesi nedeniyle, elbette sektörümüze yansımaları oldu. Firmaların, PR çalışmalarına ve reklama ayırdığı bütçelerini daraltması, bir süre bizi de etkiledi. Ancak, süreç çabuk toparlandı. Ve kriz nedeniyle hizmet alımını durduran pek çok müşterimiz, yeniden servis almaya başladı.
Medya takibi ve analizi, milyonlarca dolar değerindeki markaların itibarını yöneten kişilere rehberlik eden bir hizmet, özellikle kriz dönemlerinde daha da önemli hale geliyor. Birçok marka da artık medya takibinin öneminin çok daha fazla farkında, dolayısıyla aslında sektörümüz krizden, pek çok sektöre oranla daha az etkilendi.
Meral Gemici: Peki, sektörün gelişim hızı konusunda ne düşünüyorsunuz? Önümüzdeki dönemde medya takip sektörüne ilişkin beklentilerinizi, öngörülerinizi bizimle paylaşır mısınız?
Meltem Aşci: Eskiden kütüphaneler aracılığı ile ulaşılan bilgilere şimdi internet aracılığı ile rahatlıkla ulaşır durumdayız. Medya takibi de gelişen teknolojiler ve internet yapıları ile farklı bir yöne doğru ilerliyor. Firma yöneticileri daha fazla mecradan, en hızlı şekilde haberdar olabilmek istiyor. Arındırılmış, net ve ölçümlenen bilgi artık daha değerli. Biz bu anlamda, değişen trendleri ve müşteri beklentilerini yakından takip ederek, ihtiyaca uygun servisleri en hızlı şekilde adapte etmeye çalışıyoruz.
Medya takibinin, ucuz ve basit bir iş gibi yansıtılması, sektörün gelişimi önünde önemli bir engel oluşturuyor. Diğer yandan, Türkiye’de halen profesyonel medya takibine ihtiyacı olup, bunun farkında olmayan şirketler var. Bu şirketlere medya takibinin sadece arşiv amaçlı kullanılan bir hizmet olmadığını, pazarlama, kurumsal iletişim, strateji oluşturma, marka konumlandırma, inovasyon ve rakip araştırması faaliyetlerinin de vazgeçilmez bir parçası olduğunu anlatabilmek gerekiyor. Aslında, medya takip sektörünün gelişimi, tamamen halkla ilişkiler sektörünün gelişimiyle ilintili. Son yıllarda, iletişim sektöründeki hareketlilik, doğal olarak bize de yansıyor ama hala çok büyük bir pazar, iletişim çalışmalarının öneminin farkında değil.
Ancak genel olarak baktığımızda, sektör son beş yılda çok büyük değişimler gösterdi. Teknolojiden daha çok yararlanma fırsatı yakaladık. Müşterinin ihtiyacını daha iyi duyar ve daha iyi çözümler sunar olduk. Daha akıllı hizmetler ve daha değer katan servisler ürettik. Medya takip sektörü artık sadece raporlama yapan bir sektör değil. Aynı zamanda, iletişimcilerin medya çalışmalarında yönlerini doğru belirleyebilmeleri için çok iyi veriler sunan, kılavuzluk eden bir sektör. Biz bu katma değerin, önümüzdeki yıllarda daha da artacağını düşünüyoruz.
Ayrıca, önümüzdeki dönemde internet medyası daha da önemli hale gelecek. Haber siteleri, bloglar, sosyal paylaşım ağları markalar için çok daha önemli bir platforma dönüşecek. Bu bağlamda, takip ve ölçümleme de çok değer kazanacak.
Bununla birlikte daha detaylı ve sonuç odaklı medya analiz raporlarına ihtiyaç artacak. Çünkü, ölçümlemeye verilen önem artacak ve analiz raporları daha iyi yorumlanabilir hale gelecek. Markalar sadece kendilerini değil, rakiplerini de daha çok analiz edecek ve stratejilerini bunun üzerinden belirleyecek.