03.03.2010 14:52:50Ekranlarda en çok gördüğümüz reklam çeşitlerinden birisi de bankaların kredi reklamlarıdır. Hemen hemen her bankanın da kredi reklamı var. Eskiden bankaların kredi reklamları pek çıkmazdı ekranlara. Çünkü eskiden standart bir geliri olan sıradan tüketicilerin krediye ihtiyaçları yoktu ki zaten krediyle alacak bir şey yoktu. Kredi daha çok büyük iş adamlarının ve büyük holdinglerin ihtiyacıydı. Zamanla, tüketim malzemelerin çoğalması, çeşitlerinin artması ve ekonomik krizlerin sıklaşması hem tüketicileri hem de bankaları zora sokmaya başladı. Eskiden büyük holdingler için bir kurtarıcı olan banka kredileri artık en küçük esnaftan, cep telefonu almak isteyen bir bireye kadar herkesin ihtiyacı oldu. Bankalar müşteri yelpazelerine holdingler ve kobilerden sonra bireysel tüketicileri de katmaya başladılar. Yine eskiden bir elin parmaklarını geçmeyen banka sayısı şimdi oldukça arttı. Sonuç olarak devasa bir kredi pazarı oluştu. Tüketiciler için seçenek çok belki ama ya bankalar? Ekonomik kriz, holdinglerden kobilere, kobilerden bireysel tüketicilere kadar büyük bir müşteri kütlesi ve artan rakip sayısı… Kılıçlar çekildi, büyük bir mücadele başladı!
Bankaların tüketiciye ulaşmasının en kolay yolu elbette ki reklamlar. Hedef kitle belli; paraya ihtiyacı olan herkes… Bankalar paraya ihtiyacı olan herkesi etkilemek, hedef kitleyi kendilerine çekebilmek ve rakiplerini ekarte etmek için en etkili stratejiyi uygulamaya çalışıyorlar. Her banka kendi stratejisine göre bir reklamla ekranlarda boy gösteriyor. Açıkçası bir tüketici olarak banka reklamlarına baktığımda reklamlar arasında pek fark göremiyorum. Hemen hemen tüm banka reklamları “Hadi gel! Bize gel!” diyor. Reklamlar bu kadar basit ve etkisizken tüketicilerin de bankalara bakışı pek iç açıcı değil. Sanırım tüketicilerde bir güven problemleri ve bir korku var. Hele ki son zamanlarda kredi kartı borçlarıyla ilgili yaşanan olaylar, bu olayların haber kanallarında yer alması, yaşanan üzücü olayların tüketicilere “Bak gördün mü? Sakın ha!” mesajını vermesi, tüketicilerin gözünü oldukça korkutmuş durumda. Tüketiciler hem bankalara hem de kendilerine ve Türkiye’deki ekonomik duruma güvenmiyorlar. Bu güvensizlik de bankaların işini bir hayli zorlaştırıyor. Aynı zamanda tüketiciler bankaları köşeye pusup avını bekleyen bir yırtıcı gibi görüyorlar. Bankaların reklam stratejilerini iyi belirlemeleri, tüketici gözündeki görüntülerini ve tüketicilerin aklındaki korkularını biraz hafifletmeleri gerekiyor. Anlayacağınız işler oldukça zor. Ama galiba bir banka zoru başardı!
Bankaların birbirine benzeyen “Hadi gel! Bize gel!” mesajlı reklamları ekranlarda dönüp dururken, bir banka olaya farklı bir açıdan tüketici tarafından baktı. Fortis’in “Gerçek Kredi!” sloganıyla ekranlara çıkan reklamı tüketiciye “Ben de senin gibi düşünüyorum, bankalar işte böyledirler, onları boş ver” mesajı veriyor. Bankaların tüketici gözündeki hallerini sahneleyen reklam oldukça başarılı… Fortis’in bu reklamı tüketicinin ekrandan kaçmasına değil, ekranın karşısında kalıp reklama gülümsemesine neden oluyor. Çünkü bu reklam bankalara tüketici gözüyle bakıyor. Bu reklam tüketicilerin bankaların haline gülmelerini sağlarken, tüketicinin de Fortis için “Güvenilmez” demesini önlüyor. Ayrıca tüketicinin bankalarla ilgili aklında oluşan “Pusucu” düşüncesi de bu reklamla silinip atılmış oluyor. Bir banka için hele ki kredi reklamı veren bir banka için gayet olumlu pozitif düşünceler. Reklam bu yönleriyle gayet güzel…
Fortis çok akıllıca bir stratejiyle hem tüketiciyle aynı tarafta yer aldı hem de zorlu bir pazarda rakiplerini “çığırtkan pazarcılar”a benzeterek meydan okudu. Bakalım reklamın ve rakiplerin geri dönüşleri nasıl olacak…