Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
  Yazarlar
Halef R. VAYIS
Kitap ağır değil, siz hafifsiniz...
22.10.2009 12:14:59

 

 

Kitle iletişim teorileri, popüler kültür ve iletişim sosyolojisi konularında çok sayıda çalışmaya imza atan Ünsal Oskay, Türkiye'de iletişim biliminin kurucularındandır.

Ahmet Hakan onu, “Kafa dengi hocalar nesli”nin son temsilcisiydi” diye tanımlıyor.
 
İsyankar ruhunu “Yıkanmak istemeyen çocuklar olalım” kitabının adında gizleyen Ünsal Oskay, eskilerin “nevi şahsına münhasır” (kendinden başka kimseye benzemeyen) deyimine en uygun kişiliklerdendi.
 
Kitle iletişimi üzerine görüşlerini, kendine özgü yaratıcılığı ve renkliliği ile ortaya koyan Ünsal Hoca, mizahi bir üslupla ders aralarına sıkıştırdığı hayat dersleriyle de ünlüydü.
 
Yaşama vedasından sonra, öğrencileri tarafından bakın nasıl anılıyor…
 
Erkan:
- Meşhur 401 no’lu derslikteyiz, birinci sınıfız. Güneşli bir bahar gününde dersi dinlemeyip yanındaki arkadaşıyla bıdır bıdır konuşan bir kız öğrenciye şöyle seslendi:
“Kızım neden geldin sen buraya, bak hava güzel, çık Nişantaşı'na vitrinlere bak,  kendine don, sütyen al, bi de zengin adam bul...” 
 
Senem:
- Ebat olarak oldukça kalın olan ve okumadığımız için içeriğinin pek farkında olmadığımız sosyal psikoloji kitabı hakkında “hocam bu kitap çok ağır” deyince, “kitap ağır değil, siz hafifsiniz” demesini hiçbir zaman unutmadım, hayatım boyunca da unutmayacağım. Yaklaşık 12 senedir kimseye hiçbir kitap için ağır diye yorumda bulunamıyorum.
 
Ayça:
- Sene 1996, Ünsal Hoca okunacak kitaplar listesine George Thomson'un Tarih Öncesi Ege I ve II ile Lewis Henry Morgan'ın Eski Toplum'unu yazdırıyor. Koridordayız, 2-3 öğrenci.
Ben tabii klasik bir lapsus haliyle 'Lewis' yerine 'Levi's' yazıyorum. Hocanın tek kaşı kalkık bakışı ile "evladım kıçınıza giyeceğiniz kottan başka bir şey düşünemez misiniz siz?" deyişini unutamam...
 
Gökçe:
- Güneşli bir bahar gününde sınıfa gelip, sadece birkaç tane öğrencinin derse girdiğini görünce beni çok şaşırtan şu sözleri söylemişti; “Siz niye çıkıp, temiz hava almıyorsunuz, siz genç değil misiniz? Gidin aşık olun, çimenlerde yuvarlanın, film izleyin burada böyle oturmayın. Hala ne duruyorsunuz?!!”
 
Uluç:
- Bir keresinde 401'de Ünsal Hoca'nın dersi vardı. O zaman 1. sınıftayız. Daha hocalarla yeni tanışmışız falan. Ünsal Hoca durup durup şöyle dedi: “Birçoğunuz geri zekalısınız. Üniversiteyi aklınızla, zekanızla değil inekleyerek kazandınız.”
 
Aysun:
- Bir cümle, hocanın söylediği şekliyle bugün bile kulağımda: “İnsan, noksan yaşıyorrr...” (her kelimenin üstüne basa basa ve ikinci kelimeye vurgu yaparak)
Kısa ve çarpıcı...
 
Erkan:
- Yine 401'de Ünsal Hoca'ya siyasi görüşünü soran bir öğrenciye;  “Ben başlı başına bir Cumhuriyetim.”
             
Uluç:
- 1999 ya da 2000 yılıydı galiba. Siyaset Meydanı'nda magazin gazeteciliği masaya yatırılmıştı. Ünsal Hoca da konuklar arasındaydı. O sıralarda da Nadide Sultan esip gürlüyordu radyolarda, televizyonlarda...
Ve magazin gazetecileri de Nadide Sultan'ın göğüsleriyle ilgileniyorlardı. Laf döndü dolaştı ve konuklardan birisi Nadide'nin alt yapısının sağlam olup olmadığını tartışmaya başladı ve akabinde Ünsal Hoca'dan cevap geldi: “Alt yapısını bilmem ama üst yapısı çok sağlam.”
 
İlkay:
- 1998 yılında, gençlere yönelik bir program hazırlayan birkaç Özbek televizyoncu, bizim okula gelip Ünsal Hoca'yla röportaj yaptılar. Programın sunucusunu gören Ünsal Hoca, "Yahu Türkiye'de sunucuları hep güzel kadınlardan seçerler. Sizin oralarda öyle değil herhalde" demişti.
 
Volkan:
- Konuk konuşmacı olarak geldiği bir ders/sohbet toplantısında, sorulan "hocam, x şehrinin emniyet müdürü rüşvet alırken yakalanıyor, bir süre merkeze alınıyor ve ceza verileceğine, ilerleyen günlerde bir de bakmışız aynı adam daha büyük bir ile emniyet müdürü olmuş. Nasıl olur bu, nasıl açıklanır" sorusuna;
“Arkadaşlar hayatında çobanlık yapmış olanınız var mıdır bilmiyorum ama çobanlıkta bir kaide vardır. İneği otlatırken hep tarlanın aynı yerine götürürseniz bir süre sonra inek oradaki otları yemez olur. Bu yüzden işi bilen çobanın, ineği gezdirmesi gerekir.”
 
Yine bir öğrencisinden, Can Dündar’ın kaleminden dinleyelim Ünsal Hoca’yı bir de:
 

“Geceyarısı ekranın altında ‘Ünsal Oskay vefat etti’ yazısını okuduğum an bir kezzap aktı yüreğime...

Gözlüğüm düştü gözümden; net göremez oldum.

İlk dersine girişim 30 yıl önceydi. Masasından hiç kalkmadan, fasılasız konuşan bu harikulade adamdan alamamıştım gözümü...

Sadece ben mi? Bütün sınıf...
Üç ders üst üste, teneffüssüz dinlerdik onu; sözü nefesti çünkü...

Popüler kültürden mi bahsediyor; “Bizans’la Roma niye ayrıldı?” sorusuyla girerdi lafa...

Sonra konu darmadağın olmuşken birden Türkan Şoray’a bağlardı.

Kültürel hegemonya mı anlatıyor, Frankestein’dan, Drakula’dan, Yıldız Savaşları’ndan dem vurur, popüler kültürün reel hayatın yarattığı “büyük acı”ya karşı insana boyun eğdiren, narkotik etkisini kurcalardı.

Piyasaya yenik düşmeyen, yabancılaşmamış bir müzik (ve hayat) hayalinden söz ederken, birden Moby Dick’ten sayfalar okur, okurken dökülen gözyaşlarını sağ elinin tersiyle siler, çenesinin titremesine aldırmadan ‘İnsanoğlunun soylu direniş öyküsüdür bu... Yenilen, sadece öncülerdir. Acı çekerler, ama yolu onlar açarlar’ derdi.

Sonra, okulun önüne park ettiği köhne motosikletine atlar giderdi.”
 
    
Bu haberi toplam 408 kişi beğendi.
İki kişiyi döndürür bir kişiye… - 08.02.2012 11:43:02 Sular kesik, annenizde kalabilirsiniz… - 01.02.2012 10:51:22 Bir zamanlar Wikileaks vardı… - 25.01.2012 11:32:52 Kadın, kendi canavarını yaratmaya mecbur mu bırakılıyor? - 18.01.2012 12:15:04 Çoban Yarışı… - 11.01.2012 12:06:54 Akıllı insan olmanın, başka başka yollarını aramalıyız... - 04.01.2012 11:43:40 Hoş geldin 2013* - 28.12.2011 11:20:58 Zordur kaybettiğinize yeniden sahip olabilmek… - 21.12.2011 12:24:50 Bir büyük ideal, nasıl tarihe gömüldü? - 14.12.2011 11:23:10 Türkiye bu kez başarabilecek mi? - 07.12.2011 11:25:30 Az şey öğrenen, çok şey mi hatırlar? - 30.11.2011 11:54:10 Kral bile olsanız, öğreneceğiniz şeyler vardır… - 23.11.2011 11:00:32 Yeri sürekli değişen ağaç, kök salamaz… - 16.11.2011 11:29:40 Reklamcılara iyi karlarla satılıyoruz… - 09.11.2011 12:24:55 Deprem yardımlarının yağmalanması sadece tesadüf mü? - 02.11.2011 11:44:27 Medya takibine ilgi ne zaman başladı? - 26.10.2011 11:08:20 Kadına şiddette algı sorunu… - 19.10.2011 12:20:32 Türk basın tarihine kısa bir yolculuk… - 12.10.2011 12:10:25 Genç Fotoğrafsızlar ne düşünüyorlar? - 05.10.2011 12:44:17 Bir kız çocuğunun anıları… - 28.09.2011 13:00:13 Tek uygarlığa doğru yol alıyoruz… - 21.09.2011 11:33:49 Aşka direniş mi başlıyor? - 14.09.2011 11:28:53 1600 sayfalık gazete… - 07.09.2011 11:41:53 Dış haberciliğimiz “çeviri habercilik” yapmaktan kurtulamıyor… - 02.09.2011 12:37:49 Facebook ve Twitter’ı daha da büyütmek bizlere kalıyor… - 24.08.2011 11:24:12