21.09.2011 14:18:49Bu soru Zaman gazetesinin yeni reklamından (1) yola çıkılarak sorulmuş bir sorudur. Zaman gazetesinin televizyonlarda yayınlanan reklamının sonunda gazete dağıtan çocuk şöyle diyor: “İyi gazete insanların ayağına gelir!”.Doğru mu? Bence değil! Çünkü “İyi gazete insanların ayağına gelir!” cümlesi görecelidir. Ayağa gelen gazete bir hizmettir ve bu hizmetin gazetenin kalitesiyle, iyiliğiyle bir alakası yoktur. Başka bir gazete de reklamında “İyi gazete bayi satışı en çok olandır!” derken, bir başka gazete “İyi gazete hiç reklam almayandır!”, bir başkası “İyi gazete internette en çok tıklanandır!” diyebilir ve bunda haklıdır da. Herkesin iyi gazetesi kendine yani…
Gazeteler reklamlarında ya da gazetelerin köşe yazarları köşelerinde tirajlarını temel alarak rakiplerine meydan okumamalı, gazetelerini ve okurlarını boşu boşuna gazlamamalıdırlar. Çünkü tirajlar gelip geçicidir. Örnek olarak Ali Atıf Bir’i ve Bugün gazetesini vereyim. Ali Atıf Bir’in 1 Mart 2011 tarihinde(2) Bugün gazetesindeki köşe yazsının başlığı “BUGÜN Cumartesi 151 bin 596 adet sattı” idi. Sayın Bir bu tiraj başarısını da şöyle açıklıyordu: “…BUGÜN Gazetesi bu satış rakamına tamamen özel haber gücü, haber işleme biçimi, siyasi olaylara demokrat bakışı, halkın dini alanlardaki duyarlılıklarına saygısı, dünya görüşü farklı ve kalemi kuvvetli köşe yazarlarının gündem yaratan yazıları ile geldi...”.
Peki 12.09.2011 - 18.09.2011 tarihleri arasında gazete satış raporuna göre Bugün gazetesinin tirajı kaç? 64 bin 517. Peki Bugün gazetesi 151 bin tirajdan 64 bine kadar nasıl düştü? Ali Atıf Bir’in yazdıklarından yola çıkarak; “Bugün gazetesi bu tiraja kopya haber, haber işlemedeki becerisizliği, kopya dünya görüşü, siyasi olarak demokrat olmayan bakışı, halkın dini alandaki duyarlılıklarına saygısızlığı, kalemi kuvvetsiz köşe yazarları nedeniyle geldi” mi diyeceğiz? Elbette hayır! Aynı durum Zaman gazetesinin reklamındaki “Bir milyon tiraj” içinde geçerli. Tiraj gelip geçicidir. Üç ay bir milyon olur dördüncü ay 700 bine iner. O zaman reklamdaki “Bir milyon satan gazete iyidir!” imajı yerle bir olur, gazete kendi kendine “kötü”lemiş olur. Elbette bu piyasada rakamlar önemlidir ama bazen rakamlar hiçbir şey ifade etmez. Yani bir şey yanlışsa bu yanlışa bir milyon kişi “Doğru!” dese de o yanlış yine yanlıştır.
Gazetelerin iyi olup olmadığı gazetelerin reklamlarından ve köşe yazarlarının gazından çok okuyucuyla alakalıdır. Sonuçta Türkiye’deki gazetelerin hemen hemen hepsi bir kuruma; holdinge, cemaate ya da siyasi partiye bağlı. Gazetelerin alıcısı yani okuyucusu da bu bağlantılara göre belirleniyor. Herkes kendine uygun olan gazeteyi seçiyor. İyi gazete aslında biraz da iyi berber gibidir. En iyi berber sizin tıraş olduğunuz berberdir. Tabii bir gazetenin iyi olması ve herkes tarafından okunması için belirli standartlar vardır. En basit örneği gazete haber vermelidir ama bizim ülkemizdeki gazeteler ki diğer ülkelerdekiler de aynı olabilir, haber değil yorum verirler. Yorumlar da gazetenin ideolojisine göredir. Kısacası iyi bir gazete için kesin ve mutlak bir tanım yoktur.
Zaman gazetesinin reklamı güzel… Bence gazete bu reklamı kendi okuyucusu için yapmış. Kendi okuyucusuna moral vermiş ve biraz da ki haklı olarak, tirajı için hava atmış.
İyi gazete bana göredir, iyi gazete size göredir, iyi gazete ona göredir yani iyi gazete herkese göre değişir; ister ayağa gelsin, ister bayi bayi aransın…
(1) http://tinyurl.com/6egzs45
(2)http://tinyurl.com/6ebnc9g