Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
  Yazarlar
Onur ALMIŞLAR
Kendilerini kaybeden tavşanlar!
20.07.2011 15:15:00
Artık büyüdüğümüze göre bazı gerçekleri konuşmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Konuşmaya geçmeden önce “Ama ben hala çocuğum!” diyenler varsa lütfen onlar, o güzel dünyalarında kalmaya devam etsin ve yazının geri kalanını okumasınlar. Evet, çocuklar ve çocuk kalanlar gittiyse biz büyükler kelimeleri yazmaya ve okumaya devam edelim.
Hepimizin çocukluğundan bildiği birkaç masal ve sevdiği birkaç çizgi film karakteri vardır. Yazıyı ben yazdığım için kendi karakterlerimi ve masallarımı anlatacağım. Mesela Tom isimli kedi ve Jerry isimli fare, birbiriyle hiç geçinemeyen iki sevimli hayvancık. Çizgi filmi bir kenara bırakırsak kedi ile fare gerçek hayatta da hiç geçinemezler, elbette istisnalar var ama onlar kaideyi bozmuyorlar. Belki de bozmaları gerekli, en azından çocuklara sunulan eğlenceli karakterlerde kaide bozulmalı!
Çocukken hayatımızda en etkili olan ve hayal gücümüzü besleyen en renkli karakterlerin sürekli birbirleriyle rekabet içerisinde olması, sürekli birbirlerine şiddet uygulamaları normal mi sizce? Tavayı farenin kafasına geçiren bir kedi, kediye elektrik veren bir fare ve tüm bu şiddete gülen, bu şiddetten hoşlanan biz çocuklar. Çocuklar ve şiddet! O çizgi filmleri izleyen çocuklar filmdeki karakterlerden birisini seçerler, kimisi kedinin tarafında olur kimisi de farenin. Sonra büyüyünce, daha çocukken zihnimize yerleşen bu eğlenceli şiddet bizlere gerçek hayatta da kedi ve fare aratıp durur. Bazen sınıf arkadaşımızdır fare, bazen okul müdürü, bazen komşumuz o yaşlı teyzedir kedi ve biz onların kafasına bir tavayla vurmak, onlara elektrik vermek isteriz. Çocukken bize eğlenceyi şiddetle sunduklarından, büyünce de şiddetle eğlenir oluruz. Siyasette, sporda, trafikte, iş hayatında, evde…
Çocukken bize hem şiddeti sevdirdiler hem de yalan söylediler. Uslu bir çocuk olursan “Şirinler”i görebilirisin dediler mesela, uslu bir çocuk olup da Şirinleri gören var mı? Tamam, çocuk dünyasına seslenirken gerçekte olmayan notalar kullanılıyor ama bu ses ileride kulaklarımızda öyle çınlıyor ki, gerçekte çalmamamız gereken müzikler çalıyoruz büyünce. Bazen büyüklere de gerçek olmayan notalarla sesleniyorlar, aslında birbirinin zıttı olan iki öğeyi aynı karede gösterip çocukken bulanan zihinleri iyice sersemletiyorlar. Mesela Total’in son reklamı(1) ve tavşanlar.
Total son reklamında sevimli ve tulum giyen tavşanlar kulanmış. Doğanın birer temsilcisi olan tavşanlar doğayı en çok kirleten maddelerden birisi olan akaryakıt reklamında en sevimli halleriyle zihin bulandırıyorlar. Hem çocukları hem de büyükleri etkiliyorlar. Reklamı izleyince masum ve sevimli tavşanları görüyoruz ve bu görüntü bilinçaltımıza yerleşerek ileride sevimli ve masum Total olarak çıkarıyor karşımıza.
Total reklamında diyor ki “Yeni nesil yakıt Total Excellium farkını hissedin. Total Excellium motorunuza bakar, temizler, ömrünü uzatır. Böylece daha az yakıtla daha fazla yol alırsınız!” Büyümüş bir çocuk olarak sormak istiyorum: Motoru temizledi peki ya çevreyi, ya tavşanları? Eğer bilinçaltımıza gizlenmek istenilmiyorsa o tavşanlarla akaryakıtın ne alakası var? O petrolün, benzinin, mazotun, gazın içinde egzoz dumanlarından boğulan tavşanların o otoyol kenarında ne işi var? Eğer Total yeni yakıtının çevre dostu olduğunu anlatmak istemişse bunda başarılı olamamış! Ben bu reklamda kendi özünden kopmuş birkaç aptal tavşan görüyorum. Eğer o otoyol kenarında kalmaya devam ederlerse ya egzoz gazından zehirlenerek ya da araba tekerinin altında ezilerek ölecekler. Zaten anladığım kadarıyla egzoz gazından kafayı bulmuş tavşanlar çünkü yoldan geçen arabaların subayıyla, egzozuyla, yakıt pompasıyla ilgileniyorlar. Hâlbuki bu şehirleşme ve sermayeleşmenin sonunda bize ne kadar yaşam alanı kalacak ya da kalacak mı? diye sormaları lazım! Belki de benzin istasyonunun önünde protesto gösterisi yapmaları, yaşam alanları için otoyolu trafiğe kapatmaları gerekli. 
 
(1)http://www.medyaloji.net/haber/total_in_yeni_reklam_yuzu_tavsanlar_.htm  
    
Bu haberi toplam 25 kişi beğendi.
Satırlarıma son verirken… - 08.03.2012 09:33:59 Yüzümüze tükürenler! - 01.03.2012 09:38:08 Kimin “Kafası rahat”, kimin kafası güzel? - 23.02.2012 09:24:13 Belgesel izleyin - 16.02.2012 09:23:26 Reklamlar ve Gerçekler 3 - 09.02.2012 08:55:55 Reklamlar ve gerçekler 2 - 02.02.2012 13:33:18 Reklamlar ve gerçekler - 26.01.2012 09:44:24 Reklamları anlatan süpürge - 19.01.2012 09:11:31 Kurutuluşumuz ateizmde! - 12.01.2012 09:43:50 Omo ile şiddete devam! - 05.01.2012 09:18:37 Sinekler ve markalar - 29.12.2011 10:11:54 Size mal diyebilir miyim? - 21.12.2011 11:24:06 Koltuktaki Harry Potter’lar ve sabır taşı! - 14.12.2011 10:10:11 Vodafone blöf mü yapmıştı? - 07.12.2011 10:23:21 Evet, sosyal medya kesinlikle PÖH’tür! - 02.12.2011 12:29:01 İnternet gazeteleri, Twitter'da internet gazeteciliğini bitirecek! - 23.11.2011 12:15:48 Haşmet Babaoğlu da Mehmet Atalay da yanılıyor! - 15.11.2011 15:51:52 İzlemeye devam edin! - 03.11.2011 12:30:13 Rakiplerimiz sağlığa zararlıdır! - 27.10.2011 14:49:06 Akılsız olanlar kim peki? - 20.10.2011 17:31:49 Markayla saadet olmaz! - 12.10.2011 10:29:20 X-Man Emirhan ve Ayşe Özgün’ün maceraları - 28.09.2011 12:01:37 Kime göre iyi gazete? - 21.09.2011 14:18:49 Sizin bir öneminiz yok! - 15.09.2011 14:09:19 Kokan reklamlar - 08.09.2011 11:19:29