23.11.2011 12:15:48İnternetteki haber sitelerini (haber siteleri?) dolaşırken bir şeyin beni rahatsız ettiğini fark ettim. Aslında bu fark etme çok önceden de vardı ama şimdiki başka türlü bir fark edişti. Beni rahatsız eden şey haber sitelerinin tıklama tutkusu yüzünden okuyucuya çektirdikleri eziyet. Bize göre eziyetin, haber sitelerine göre tıklama patlamasının mantığı şudur: Haberi ki haber beş para etmese bile, gizemle süsle, ilgi çekici başlık yaz ve okuyucuyu haberin detayını okumak için tıklamaya mecbur bırak. Bu mantığa birkaç örnek vererek meramımı açıklamaya çalışayım. Haber sitelerinde görülmesi muhtemel süslü manşetlerden bazıları (Detaylar bir alt paragrafta; tıklayın!):
1) “Canlı yayında skandal!”... Haberin detayında ise skandalın kelime anlamını ağlatan, yayıncılığın kendisini skandal yapan birkaç ıvır zıvır…
2) “X kişi öyle bir laf dedi ki!”... Haberin detayını okuyunca okuyucunun içinden sorduğu soru şu oluyor çoğu zaman “E, bu mu yani!”. Aslında okuyucu manşete kanıp haberin detayına bakınca içinden - hatta dışından da- başka şeyler söylüyor ama bunları burada yazamayacağım.
3) “Kürsüye çıktı ve…”… Evet ve? Hadi ne olur, ne olur söyleyin, ne oldu! Bu manşet türü böyledir işte. Sonu “Ve” ile biter: “Adam odaya girdi ve..”, “Bakan kapıyı açtı ve…”, “Kadın soyundu ve…” Sonunu öğrenmek istiyorsanız mutlaka tıklamalısınızdır.
4) Bu madde biraz ilginç! Manşette ilgi çekecek bir fotoğraf vardır, mesela Türk askerleri. Fotoğrafın üzerinde de “Ordu silah bıraktı!” yazar, biz de “Aha! Ne oluyor yahu!” diyerek haberin detayını öğrenmek isteriz. Ama haberin detayında silah bırakan ordunun aslında Papua Yeni Gine’deki ordu olduğunu görürüz. Haberin manşetindeki Türk askerleri sadece okuyucuyu yemlemek için kullanılır.
Evet, haber sitelerinin okuyucuyu etkileyip tıklama sayılarını arttırmak için yaptıkları bazı cambazlıklardan örnekler verdim. Sizler bu örneklerdekine benzer haberlere her gün rastlıyor olabilirsiniz. Bu kadar örneği neden verdim? İnternetin gazeteleri bitirip bitirmeyeceği son zamanların en çok tartışılan konularından birisi. Bana göre, internet haberciliği gazetelerin sonunu getirecek ama sanmayın ki gazeteler bitince gazetelerin internet siteleri kalacak! Bir süre sonra; internetle doğmamış kuşak yok olup gidince, internetle ve sonrasında doğmuş kuşak dünyayı kaplayınca, kendini reklamlara teslim etmiş, ıvır zıvırla dolu, foto galericiliğe dayalı, okuyucuya tuzak kuran, okuyucuyu yemleyerek, kandırarak yapılan internet haberciliğinin de gazeteler gibi sonu gelecek. Bu, kaçınılmaz bir son!
İleride gazeteciliğin ilkeleri de değişecek. Dürüst, tarafsız, doğru gibi ifadeleri müzeye kaldıralı çok oldu ama yine de belirteyim, bu ifadelerin yerini kısa, öz, hızlı ve tuzaksız alacak. Yüz kırk karakterle derdini anlatabilen/anlayabilen, hızlı tüketen ve çabuk sıkılan bir nesil için yapılabilecek internet haberciliği böyle olacak. İnternet gazeteleri, Twitter da internet gazeteciliğini (biz ona internet foto galericiliği ya da internet tuzaklama haberciliği de diyebiliriz) bitirecek!