15.11.2011 15:51:52Basın İlan Kurumu (Bundan sonra BİK olarak ifade edeceğim) Genel Müdürü Mehmet Atalay, Malatya Rama Otel’de düzenlenen 'Yerel Gazetecilikte Meslek İçi Eğitim adlı seminerde ''Bana göre gazeteciliğin en büyük sorunu, toplam tirajların hala 5 milyonun altında olması'' demiş, gazete okuma alışkanlığımızın olmadığını ve bu durumun 75 milyonluk bir ülkeye yakışmadığını söylemiş. Haşmet Babaoğlu da gazetelerin az okunduğuyla ilgili olarak “Yanlış!” demiş. Önce kısaca gazetelerin tirajlarıyla ilgili fikirlerimi sonra da Haşmet Babaoğlu’nun ve Mehmet Atalay’ın yanılmasının nedenini sizlerle paylaşayım.
Bana göre gazete tirajlarında en önemli etken yine gazetelerin kendisidir. Bu devirde; bilginin her mecradan ve ışık hızıyla aktığı bu internet çağında, kağıda basıldığında artık müzelik olmuş olacak bilgileri kim ne yapsın? Bu devirde; insanlara 24 saat bile yetmiyorken, tüketecek ürün çok ama tüketecek zaman yokken, bu kadar kalın, bu kadar çok sayfalı gazeteleri kim ne yapsın? İnsanlar bırakın gazeteyi, bilgiyi bilgisayardan bile değil mobil olarak tüketiyorlar. Anlaşılmayan ya da anlaşılmak istenmeyen konu şu: Günümüz insanının, katlandığında bir kamyonun tekerleğine takoz olarak kullanılabilecek kalınlıkta olan bir gazeteyi okumaya ayıracak zamanı yok! Gazeteler incelmeli! Bir gazete en fazla 6 yaprak olmalı ve gazetenin içeriği sadece köşe yazılarından oluşmalı. Gazetelerin tirajlarıyla ilgili daha detaylı düşüncelerimi 26 Mayıs 2010 tarihinde Medyaloji’de yazmıştım (2)
Haşmet Babaoğlu’nun yanılma nedenine gelelim. Haşmet Babaoğlu 2 Kasım 2011 tarihli köşe yazısında (1), BİK Genel Müdürü Mehmet Atalay’ın gazete okuma alışkanlığımızın olmadığı düşüncesini yanlış bulmuş. Babaoğlu’na göre Türkiye’de sandığımızdan daha çok gazete okunuyormuş. Babaoğlu bu durumun açıklamasını da ulusal gazetelerin internet sitelerindeki tıklama sayılarına bağlıyormuş. Babaoğlu diyor ki “…Bugün sadece Hürriyet, Sabah, Milliyet ve Habertürk'ün internet sitelerine toplam tekil giriş sayısı bütün ulusal gazetelerin toplam tiraj sayısı kadar...”
Haşmet Babaoğlu yanılıyor çünkü internetteki tıklama, giriş ya da sayfa görüntüleme sayıları sadece o sayfanın/sitenin ziyaret edildiğini gösterir, okunduğunu göstermez. İnternet kullanıcıları ilgili siteye isteyerek girmemiş olabilirler; Google araması sonucunda denk gele, aradığıyla alakasız ama anahtar kelime sayesinde bir kereliğine girmiş olabilirler. Bu, o internet sitesinin okunduğunu göstermez. Ayrıca günümüzde internet gazeteciliği diye bir şey yoktur çünkü gazetelerin internet siteleri okur çekmek için; tıklama sayısı kazanabilmek, daha çok tıklamayla daha çok reklam alabilmek için internet foto galericiliği yapmaktadırlar. Ulusal gazetelerin internet siteleri daha çok foto/video galeriler için ziyaret edilebilir. Zaten çoğu ulusal gazetenin internet sitesi ki Haşmet Babaoğlu’nun söylediği siteler bu çoğunluğun içindedir, haberden çok magazin curcunası, kadın teşhiri, gülmece videolar, kaza görüntüleri, kadınların frikikleri ve benzeri saçmalıklarla doludur. Bu saçmalıklar da okunmaz, sadece izlenir. Kısacası internet sitelerinde tıklama sayıları o sitenin içindeki haberlerin okunduğunu göstermez, sadece tıklandığını gösterir. Konuyla ilgili detaylı olarak kendi blogumda yazdığım “İnternet medyası ve foto galeriler” (3) başlıklı yazımı okuyabilirisiniz.
BİK Genel Müdürü Mehmet Atalay’ın yanılma nedenine gelelim. Gazetelerin 5 milyon ya da altında satış yapması gazetelerin 5 milyon ya da altında sayıda okur tarafından okunduğunu göstermez. Tirajlar gazetelerin ne kadar sattığını gösterir, ne kadar okunduğunu göstermez! Satılan gazeteler - 5 milyon olarak yuvarlıyorum- 5 milyondan daha fazla ya da daha az okunmuş olabilir. Mesela kahvelere, berberlere, kuaförlere diğer özel ve resmi iş yerlerine alınan gazeteleri ve bu iş yerlerindeki insan sirkülâsyonunu düşünürsek gazeteler 10 milyondan daha fazla da okunuyor olabilir. Tabii tersi de mümkün.
Sonuç olarak; internetteki tıklama sayıları internet sitelerindeki haber ve yazıların, gazete tirajları da gazetedeki haberlerin ve yazıların okunduğunu göstermez.