Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
 
Halkla İlişkiler ajanslarının PR 2.0 karnesi…
26.05.2010 13:03:01
İletişimin en yeni biçimlerinden biri olarak, internet teknolojisiyle birlikte hayatımıza giren ‘sosyal medya’, dünyada ve Türkiye’de gelişimini hızla sürdürüyor. İnternet erişiminin yaygınlaşması, bilgisayar sahipliğinin artması ve kullanıcıların internet üzerindeki etkinliğini arttıran web 2.0 devrimi ile birlikte ‘sosyal medya’ da ‘yeni iletişim platformu’ olarak gündelik yaşamdaki yerini aldı.
 
Başlangıçta, forumlar ve blog yazarlığı ile kendisini gösteren bu yeni platform, micro blogların, FriendFeed, Twitter, Youtube ve Facebook gibi sosyal paylaşım ağlarının hızla artması ve kullanıcıdan da büyük ilgi görmesiyle, ‘iletişim’ dünyasının yükselen ‘değer’i olarak kabul edildi. Kullanıcıların kendisini ifade ettiği, içerik ürettiği ve sadece izleyici değil katılımcı da olduğu yeni medyanın potansiyeli, hızla fark edildi.
 
Kullanıcının, vaktinin önemli bir kısmını geçirdiği bu platformlar, markaların hedef kitlelerine ulaşması için yeni bir mecra olarak da görülmeye başlandı. Global markalar hızla sosyal ağlarda varlık göstermeye, reklam yatırımları yapmaya, sosyal medya hesapları oluşturmaya ve hedef kitleleriyle bu alanda da etkileşim kurmaya başladı.
 
Sadece reklam sektörü değil, Halkla İlişkiler sektörü de bu yeni mecranın önemli aktörleri arasında yer alıyor. Sosyal medyada var olmak isteyen markalara Facebook ve Twitter hesabı oluşturmanın ötesinde, bu mecrayı etkin kullanma konusunda destek veren PR ajansları, iç yapılanmalarını da bu çerçevede yeniden gözden geçiriyor.
 
Yurtdışında yaşanan bu gelişmeler, son yıllarda Türkiye’de de uygulama alanı buluyor. Sosyal paylaşım ağları üzerinden hedef kitlesine ulaşmaya çalışan markaların sayısı günden güne artış gösteriyor.
 
Medyaloji.net ziyaretçileri için, Türkiye’nin önde gelen PR ajanslarına, sosyal medyadaki gelişmeleri nasıl yorumladıklarını, iç yapılanmalarını bu çerçevede nasıl şekillendirdiklerini ve sosyal medya iletişimine bakışlarını sorduk.
 
İşte ajanslara yönelttiğimiz sorular ve yanıtları;
1. Yurtdışında markaların sosyal medyaya yönelimlerinde büyük bir artış var. Türkiye’deki markaların sosyal medyadaki iletişimlerini nasıl yorumluyorsunuz? Sizce, markaların hedef kitlelerine ulaşmasında sosyal medya etkili bir mecra mı ve Türkiye’de bu, ne kadar doğru kullanılıyor?
 
2. Ajansınızda ‘Sosyal Medya Temsilciliği’ pozisyonu var mı? Ya da böyle bir pozisyon oluşturulması sizce ihtiyaç mı? Siz, müşterilerinizin sosyal medya iletişimi ile ilgili ihtiyaçlarına nasıl yanıt veriyorsunuz?
 
3. Yurtdışında sadece ‘sosyal medya iletişimi’ alanında uzmanlaşmış PR ajansları var. Türkiye’de böyle bir oluşum sizce markalar tarafından nasıl karşılanır?
 
“PAZARLAMA VE İLETİŞİM PRENSİPLERİ YENİDEN TANIMLANACAK”
Özkan Özbey - A ve B İletişim - Bilgi Üretim Merkezi Sorumlusu
Türkiye’de sosyal medya daha yeni keşfediliyor. Markalar konu hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığı gibi, onlara yön gösteren bizim gibi kurumlar da bu alanda henüz emekleme çağında. Kurumların çoğu yöneticisinin, henüz sosyal medyayla tam anlamda tanışıklığının olmaması, bu mecraların iletişim aracı olarak kullanılması yerine, geleneksel basını takip eder gibi, sadece izlenmekle yetinilmesine yol açıyor. Sosyal medyanın, özellikle 14-30 yaş arası kitleye ulaşmak için neredeyse öncü mecra konumunda olduğu biliniyor, ancak konumlandırma açısından bir güvensizlik yaşandığı çok açık. Büyük markalara ait ve çok başarılı bir şekilde yürütülen sosyal medya kampanyaları olmasına rağmen, ölçümleme konusunda yeterince bilgi sahibi olunmaması, konunun yaygınlaşmasını önlüyor. Bunda, bugün hâlâ web siteleri ile blogların, mobil sistemler ile birinci nesil wap ortamlarının, sosyal ağlar ile portalların birbirine karıştırılması büyük ölçüde etkili oluyor.
 
Firmamızda var olan “Bilgi Üretim Merkezi” departmanımızda konuyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Sosyal medya ortamlarında faaliyet gösterilmesine duyulan ihtiyacın da farkındayız. Bu alanda uzmanlaşmakta olan ekibimiz, müşterilerimizin hangi ortamlarda daha doğru şekilde temsil edilebileceği, talep ve ihtiyaçlarına cevap verebilmek için neler yapılabileceği konusundaki çalışmalarını sürdürüyor. Çok kısa bir zaman sonra müşterilerimizin bu alanlardaki temsil gereksinimlerini de karşılamaya başlayacağız.
 
Sosyal medya iletişimi, tıpkı geleneksel medya iletişiminde olduğu gibi, halkla ilişkiler alanında uzmanlaşmış kişiler tarafından ve profesyonel olarak sürdürülmesi gereken bir faaliyet. Bu bağlamda yurtdışındaki PR ajanslarının faaliyetlerini ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Markalar da bu konudaki taleplerini her geçen gün daha fazla dile getiriyor, hatta bazı markalar kendi sosyal medya ekiplerini kurarak faaliyetlerini kendi bünyelerinde sürdürüyor.
 
İletişim alanında yeni bir döneme girildi. Çok kısa bir süre sonra, Türkiye’deki tüm markalar için bu tip oluşumlar kaçınılmaz hale gelecek. Geleneksel reklam ve PR, artık yerini yeni bir anlayışa ve zihin yapısına bırakacak. Bu dönemde, tüm düşünce şekilleri, pazarlama ve iletişim prensipleri yeniden tanımlanacak. Bu anlamda ihtiyaçları öngören PR ajansları öncü olacak, bu işin profesyonelleri tarafından gerçekleştirilen faaliyetler ise iletişim alanında yeni bir çığır açacak. 
 
“İLETİŞİMİN YENİ BOYUTU”
Aylin Taşkıner - Bersay İletişim Danışmanlığı - Genel Müdür
Son yıllarda yurtdışında iletişim sektörünün gündemini belirleyen sosyal medya, daha geniş kapsamıyla online iletişim meselesi, yaklaşık bir yıldır Türkiye’deki iletişim profesyonellerinin de sıkça tartıştığı bir konu haline geldi.
 
Konvansiyonel halkla ilişkiler araçlarının giderek birbirine benzer uygulamalara dönüştüğü sektörümüz için, sosyal medya platformu yepyeni ve heyecanlı açılımlar sunmaya başladı.  
 
Ancak online iletişimin kuralları ve sunduğu imkanlarla ilgili olarak hem sektörümüzde hem markalar ve kurumlar nezdinde ciddi kafa karışıklığı varken, özellikle bu alanın ölçülebilirliği ve kontrol edilebilirliği yönünde de ciddi kaygılar olduğu ortada. Konvansiyonel alandan farklı dinamiklere, farklı kurallara sahip bu yeni dünyanın keşfinin henüz başlarındayız.
 
Şu anda sosyal medyada hedef kitleye ulaşmak amacıyla sadece pazarlama odaklı ve ithal projeler hayata geçirilse de sosyal medya ve online uygulamaların, aslında ana iletişim stratejisi ile entegre olarak kurgulanması gerektiği bilincinin yaratılması gerekiyor. Çünkü ancak bu sayede, sosyal medya çözümlerinin uzun vadeli ve etkili sonuçlara ulaşıldığı görülüyor.
 
Hem iletişim ajanslarının hem de kurumların iletişim departmanlarında online alanda yetkinlik kazanmış isimleri istihdam etmesi gerekiyor.
 
Bu bağlamda biz Bersay İletişim Danışmanlığı olarak konuyu “Sosyal Medya İletişimi”’nden öte “Online İletişim” olarak daha geniş bir perspektifte değerlendiriyoruz. Konu ile ilgili 2009 yılından bu yana sürdürdüğümüz faaliyetler sonucu Türkiye’de bir ilk olan “Online İletişim Danışmanlığı” departmanımızı faaliyete geçirdik.
 
“Online İletişim Danışmanlığı” departmanımız ile tüm müşterilerimize online mecralardaki algılarını yönetebilecekleri danışmanlık hizmetini sunmaya başladık. Bu hizmet kapsamında müşterilerimizin online iletişim stratejilerinin oluşturulmasını ve bu stratejiye dayalı olarak algılarını yönetmeyi vaad ediyoruz.
 
Bersay İletişim Danışmanlığı olarak müşterilerimizin iş hedeflerine etki eden sonuçlar üretmek için ölçümleme temelli entegre iletişim hizmeti sunuyoruz. Bu nedenle online alanda ayrı bir şirket kurmak yerine departmanımızı kendi bünyemizde oluşturduk. Çünkü biz sosyal medya ve online uygulamaların, aslında ana iletişim stratejisi ile entegre olarak kurgulanması gerektiğini savunuyoruz ki, hizmet verdiğimiz markalar da bu durumdan çok memnun. Ancak zaman içinde taşlar yerine oturacak ve beklentilere göre sektör şekillenecektir.
 
Diğer taraftan sosyal medya ve dolayısıyla online iletişimin gelir geçer bir şey olmadığını anlatmak, iletişimin yeni boyutu olduğunu göstermek, bu doğrultuda marka ve kurumları yönlendirerek, bu alana yatırım yapmalarını sağlayarak sektörün gelişmesine destek olmamız kaçınılmaz.
 
Sektörümüzün sosyal medyanın etkisiyle online iletişimin önlenemez yükselişini ve kendine has dinamiklerini fark etmesi ve bu doğrultuda da altyapısını hazırlaması büyük önem taşıyor.
 
“KONKURLARDA ‘SOSYAL MEDYA UZMANI’ SORULUYOR”
Tanyel Yılmaz - MESE İletişim
Günümüzde internet, hayatımıza girdiği döneme göre bilginin yayılma hızını 64 kat daha artırmış durumda. Geçmişte bilgiye erişmek için kütüphaneye gidiyor, televiyon izliyor, radyo dinliyor ya da ertesi gün gazeteden, haftalık ya da aylık dergilerden yararlanıyorduk. Oysa günümüzde genişbant hızlı internetle erişilen hızlı bilgi akışı, bireyi 24 saat her an her şeyle ilgili bilgi sahibi olma noktasına getirdi. Elimizdeki cep telefonları bile artık birer bilgisayar ve tüm bilgileri içeren sonsuz büyüklükte bir depo. Bu internet sayesinde oldu ve özellikle pazarlama ve halkla ilişkilerde, dijital pazarlama ve dijital PR olarak yeni alanlar yarattı.
 
İnternet üzerinden bilgi geometrik olarak yayılıyor. Yani 1, 2, 3, 4 diye değil, 2, 4, 8, 16, 32 gibi, kendi çarpanıyla yayılıyor. Dolayısıyla bir bilginin yüz milyon insana ulaşabilmesi için 2 saat yeterli hale geliyor. Bu da interneti yepyeni bir mecra olarak; pazarlama, e-satış ve halkla ilişkiler için önemli bir mecra hale getiriyor. Bu yüzden yurtdışındaki şirketler djital PR’a önemli yatırımlar yapıyor.
 
Konvansiyonel dediğimiz tematik web sitelerinin varlığı ya da yeni sosyal ağlar yaratan web 2.0 uygulaması olarak Dijital PR’ı da ikiye ayırmak gerekir. Web 2.0 uygulaması facebook, twitter gibi yeni sosyal ağlar yarattı. Youtube gibi video blog paylaşım siteleri çok popüler. Şu anda aktif olarak tüm dünyada sadece 1 milyarın üzerinde youtube ve yine 1 milyarın üzerinde facebook kullanıcısı var. Yani, bu alan çok değerli. Burada yapılacak olan; çok iyi, seyredilebilir içerikli video bültenler video tanıtım klipleri yapmak. Bu mecra şimdilik genç bir kitle üzerinde de olsa çok etkili hale geldi. Tüm TV’lere aynı anda verdiğiniz reklamlar 24 saatte birkaç milyona ulaşırken; eğer çok etkili, insanların sevebileceği türden bir video yaptıysanız, birkaç saat içerisinde tüm dünyada yüz milyon insana ulaşabilirsiniz. Bu da bize bu alana yatırım yapmamız, pazarlama ve iletişim açısından bu alanları doğru biçimde kullanmamız gerektiğini gösteriyor.
 
MESE, Sosyal Medya Temsilcisi istihdam eden Türkiye’nin ilk, belki de hala tek iletişim ajansı. MESE’de hem yerel medya hem de dijital medya uzmanı var ve gerekli hallerde dışardan da destek alıyoruz. Müşterilerimizin tüm basın bültenlerini ulusal medya dışında dijital medyaya servis ederek anında duyulmasını sağlıyoruz. İlgili bölgelerdeki yerel medyaya da servis ederek bilgiyi yaygınlaştırıyoruz. Hizmet verdiğimiz firmaların “müşteri memnuniyeti” noktasında yaşadığı sorunlar ise sosyal medya sayesinde hızla bize ulaşıyor ve biz de sorunu en etkili şekilde ve en kısa sürede çözmeye çalışıyoruz.
 
Türkiye’de yakın zamana kadar “sosyal medya” alanında uzmanlaşmış kişiler bile yadırganıyordu. Ancak son dönemlerde PR ajanslarına konkurlarda bu sorulmaya ya da sorulmasa bile bizim gibi ajanslar sayesinde farkındalık oluşmaya başladı. Sosyal medya iletişimi alanında uzmanlaşmak bir süre sonra daha da yaygınlaşacak.
 
Burada video kliplerin önemine de değinmek istiyorum. Seeding dediğimiz forumlara girerek markalar adına yorum yapmak, advergame dediğimiz sanal oyunlar yaratmak çok önemli. Sanal alemde markaların mağazalarını yapıyorsun, değişik oyunlar yaratıyorsun, kullanıcılar oyuna girip tasarım yaparak kendi ürünlerini satabiliyor. Facebook gibi sitelerde duvarlara yazı yazıp markanı tanıtabiliyorsun. Fotoğrafını gönderebiliyorsun. Sanal karakterler yaratıyorsun. Bu sanal karakterler takım tutuyor, belli bir karakteri var, politikası var. Burada sonsuz bir tanıtım imkanı var, üstelik son derece efektif bütçelerle. Mesela Almanya’da T-Mobile bir video yaptı. Bir tren istasyonunda üç kişi şarkı söyleyip dans ediyor. Birkaç dakika sonra daha çok kişi katılıyor bu kurgusal dansa. Bir süre sonra bakıyorsunuz istasyondaki herkes dansediyor ve çevredekiler telefonlarıyla bunu çekiyor. Telefonlar, T-Mobile. Reklam sloganı ise “Hayata değer katar”. Üstelik de bu reklamlar çok ekonomik. 100 bin dolara mal ettiğiniz reklamı 5 bin dolara yayıyorsunuz. Ama burada şart olan seyredilebilecek kalitede bir video üretebilmek.
 
“MARKALAR, SOSYAL MEDYAYI ANLAMAK ZORUNDA”
Aras Zarakol - ZARAKOL - Zarakol 2.0 Genel Koordinatörü
 Sosyal ağlar, blogunuz ve bir çok online servis sayesinde paylaşmak istediğiniz fikrinizi ya da içeriğinizi zaman, mekan, ortama bağlı kalmaksızın, internetin olduğu her an paylaşabiliyorsunuz. Yirminci yüzyılın son yıllarında gelişen internet teknolojisi ise; ilk başlarda geleneksel iletişim yöntemlerinin kullanılacağı tek yönlü bir iletişim şeklindeydi. Fakat, kullanıcının diğer kullanıcılarla ve içinde bulunduğu ağ ile etkileşim kurmasına imkan tanıyan gelişim süreci, hem internet mecrasını değiştirdi, hem de bu mecranın kullanım alanlarını hiç tahmin edilmeyen bir şekilde çeşitlendirdi.  

Bu noktada Sosyal Medya’nın en büyük gücü, son kullanıcıya dayalı, özgün ve kayıt altına alınmış bir içeriğe sahip olmasıdır! Bu noktada konu odaklı veya kişisel yazılan bloglar bu gücün en önemli kanallarından biridir. TV, gazete ve dergide yayınlanan geleneksel bir medya içeriğinin tozlu arşiv raflarından indirilmesi, son kullanıcı için erişilmesi pek kolay değilken; Sosyal Medya’da şahsınız veya kurumunuz hakkında üretilen pozitif ya da negatif bir içeriğe başta “google” olmak üzere arama motorları üzerinden ulaşmak yalnızca birkaç saniye alıyor. Markalar, ajanslarının yönlendirmesi ya da kendi öngörüleri ile sosyal medyayı dinlemek, anlamak ve planlarını bu yöne doğru kaydırmak zorunda kaldı ve kalmaya da devam edecek. Çünkü birçok markanın hedef kitlesinin, dijital dünyada varlığını sürdürmesi, sosyal ağlara kayıt olup içerik üretmesi, en azından üretilen içeriği tüketmesi nedeniyle; sosyal medya tercih edilir bir mecra olma yolunda hızla ilerliyor. Sosyal medya markaların yeniden keşfedilmesini sağladı diyebiliriz.Türkiye’de sosyal medya yönetiminin doğru yapılıp yapılmadığını söylemek yerine; bu mecranın henüz doğrular ve yanlışlar diye ayrılmış kesin ilkeleri bulunmadığını söylemek daha samimi olur. Ancak kurguların ve yönetimlerin doğru yapılandırılması noktasında tüketiciye karşı dozunda samimiyet ve sınırsız güven bence esas olmalıdır. Ve Sosyal medya, bir iletişim platformu olduğu için, yıllardır bilinen ve kabul gören iletişim prensipleri, bu işin doğruluğu açısından temel kural olarak alınmalı ve sektördeki işler de buna göre değerlendirilmeli diye düşünüyorum. 

Zarakol İletişim Hizmetleri olarak Ocak 2010 itibariyle sadece sosyal medya alanında faaliyet gösteren Zarakol 2.0 departmanını hayata geçirdik. Var olan müşterilerimizin sosyal medya ihtiyaçlarını karşıladığımız bu bölümümüz, markalar için geleneksel medyadaki gibi internet ortamında günlük takipten dönemsel projelere kadar bir çok farklı alanda hizmet veriyor. Günümüzde geldiğimiz noktada tüm PR ajanslarının böyle bir departmana ihtiyaç duyduğu net bir şekilde ortada. Bu bağlamda PR ve sosyal medyayı iki farklı ajans üzerinden yürütmeye çalışan markalarda kopukluk, iki ajansın verdiği mesajların farklı olması, internet ajanslarının PR alanında tecrübeye sahip olmaması gibi sorunlar yaşandığını görüyoruz. Biz, müşterilerimizin sosyal medya iletişimi ile ilgili ihtiyaçlarına yanıt vermeden önce var olan durumu detaylı bir şekilde analiz ediyoruz. Bu analiz sonucunda ortaya çıkan ihtiyaçlara göre öneriler sunuyoruz. Örneğin internet sitesinde değişiklikler önermekten, o dönemki reklam kampanyasıyla paralel bir internet çalışması, etki yapacağını düşündüğümüz viral bir videodan, twitter hesabı oluşturmaya kadar geniş bir yelpazede çözümler olabiliyor.
 
Şu anda da Türkiye’de bu iddiada olan bazı şirketler var. Konuya sadece sosyal mecrada var olmak açısından bakmadıkları sürece ve markanın iletişim etkinliklerini hangi strateji çerçevesinde nasıl yönettiğini anlayabildikleri ölçüde başarılı olacaklarına inanıyoruz. Ama şu andaki örnekler bu geniş bakış açısını doğrulamıyor. Önceki sorunuzda da belirttiğim gibi, zaman zaman markanın iletişim stratejisine uymayan, onu değişik grupların algısında farklı noktalara taşıyabilecek, hatta sorun yaratabilecek projeler veya yaklaşımlarla karşılaşabiliyoruz. Öte yandan bu bir öğrenme süreci ve markalar sosyal mecradaki ihtiyaçlarını doğru tanımladıkları zaman doğru hizmeti alabilecekleri ajansları bulabileceklerdir.
 
“SOSYAL MEDYA ARTIK ‘OLAĞAN BİR KANAL’ OLARAK GÖRÜLMELİ”
Şeyda Uzun - Global Tanıtım - Genel Müdür
Marka algısının geliştirilmesinde sosyal medya üzerinden iletişim konusunda Türkiye’deki markalar da giderek daha aktif bir tutum sergiliyor. Ülkemizde sosyal medya kullanımını öncelikli olarak hayata geçiren uluslararası markalar, bu alana ağırlık verme konusunda öncülüğü sürdürürken, yerel markalar da özellikle son iki yıldır bu konuda öncekine göre son derece aktifler. Sosyal medyanın, doğru kullanıldığında doğru hedef kitleye ulaşma açısından son derece etkili olduğu söylenebilir. Geçmiş dönemlerden farklı olarak günümüz kişi ve tüketicileri, arkadaşların ve ‘sokaktaki’ insanın fikrini daha muteber sayıyor. Bu açıdan bakıldığında da markaların e-itibarlarının da planlı biçimde yönetilmesi giderek daha büyük önem kazanıyor.
 
İletişim sektöründe 21 yıldır faaliyet gösteren Global Tanıtım, ülkemizde sosyal medya kullanımı bir yana henüz blogger sözcüğünün dahi sınırlı bir kitle tarafından telaffuz edildiği bir dönemde bu konuda sektöre öncülük edecek etkinlikler düzenlemiş bir kurum. Dolayısıyla bu alanda hizmet veren bir birimimiz bulunuyor. Bununla birlikte Global Tanıtım olarak artık sosyal medyanın olağan bir kanal haline geldiğini düşünüyor, bu doğrultuda her müşteri ilişkileri sorumlusunun sosyal medyayı hayatının bir parçası olarak görmesi gerektiğine inanıyoruz. Yapılanmamız da bu doğrultuda.
 
Ülkemizdeki dijital ajanslar hâlihazırda bu konuda çeşitli hizmetler veriyor. Öte yandan öylesine geniş bir alandan söz ediyoruz ki iletişim ile ilgili hizmet veren her türlü yapının bu konuda sunabileceği çözümler olduğunu düşünüyoruz. Ülkemizde de sektör büyüklüğü belli bir olgunluğa ulaştığında benzer örneklerin olacağını düşünüyoruz. Bu alanda aynı dili konuşabilmek ve farklı disiplinlerle birlikte çalışmayı becerebilmek her iletişim danışmanı kurum için eskisinden daha da önemli hale gelmiş durumda.
 
“HENÜZ OLGUN BİR MECRA DEĞİL”
Cem Ulutaş - MPR – İçerik Direktörü
Türkiye’de markaların sosyal medya kullanımı çok hızlı bir şekilde artıyor. Bunu müşterilerimizden gelen taleplerde net olarak görebiliyoruz. Her geçen gün daha fazla müşterimiz sosyal medyada da etkin olmak istediğini iletiyor. Sosyal medya çalışmalarının hedef kitlesi ağırlıklı olarak gençler. Sosyal medya, marka iletişimi açısından yeni ve yeni olduğu için de net çözümlerin henüz oluşmadığı bir alan. Geleneksel iletişim kanallarında uygulanan yöntemler kısmen geçerli olmakla birlikte, ortamın hızlı ve interaktif iletişim talebinin nasıl karşılanacağına dair belirgin bir prosedür yok. Markaların ajanslarına daha fazla sorumluluk ve inisiyatif vermesi gerekebilir. Ajansların da bu alandaki hizmet içi eğitimlerini ve insan kaynakları yatırımlarını artırması gerekiyor. Diğer taraftan sosyal medyanın geniş kitlelere ulaşmak, ‘tıklanmak’ bakımından olumlu sonuçları olsa da yapılan çalışmaların iş sonuçlarına yansıması bakımından çok olgunlaşmış bir ortam olduğu söylenemez.
 
İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte konvansiyonel medya araçlarının yanında elektronik medyayı da yakından izlemeye başladık. Müşterilerimizden de gelen talepler ışığında 2010 yılında sosyal medya için ayrı bir pozisyon açtık. Sosyal medya sorumlumuz müşterilerimiz için üretilen projelerin bu alana uyarlanması için çözümler geliştiriyor. Aynı zamanda tamamen bu ortama özgü yeni projelerle ilgili çalışmaları yönlendiriyor.
 
Buna ek olarak MPR’nin tüm çalışanlarının Sosyal Medya’yı etkin kullanabilmesi için uzmanlar eşliğinde eğitim çalışmaları düzenliyoruz. Bu eğitim çalışmalarının ve bu konudaki bilinçlenmenin neticesinde artık MPR çalışanları kendi projelerini sosyal medya aracılığı ile duyurmak için çalışmalar yürütüyor. Özellikle kültür-sanat faaliyetlerinin yoğun olduğu müşteriler için sosyal medya projeleri geliştiriyoruz.
 
Bunun en güzel örneklerinden birisini Efes Pilsen için yürütülen çalışmalar içeriyor. Efes Pilsen’in “aslında hayatı dolduruyoruz” felsefesi çerçevesinde gerçekleştirilen kültür-sanat faaliyetleri ve festivaller sosyal medyada yerini almaya başladı. Bu amaçla ilk olarak Efes Pilsen'in Türkiye genelini kapsayan müzik festivallerinde "Yol Hikayecisi" oluşturarak, turne süresinde başta yol öyküleri olmak üzere etkinliklerin farklı yönleri bizzat turneye eşlik eden yazar tarafından kaleme alınarak internete taşındı. MPR; Efes Pilsen ile başlayan sosyal medya çalışmalarını hizmet verdiği diğer müşterilerine uyarlayarak; günümüzün etkili iletişim araçlarını kullanmada da farkını gösteriyor. Bu örneklerden birisi de Anadolu Hayat Emeklilik’in düzenlediği Kadın Gözüyle Hayattan Kareler fotoğraf yarışmasıydı. Amatör/profesyonel tüm kadınlara açık olan yarışmaya Türkiye’nin dört bir tarafından bin 506 kadın 7 binin üzerinde fotoğrafla katıldı. Katılımın bu kadar çok olmasında bu yıl yarışmanın sosyal medyada da tanıtılması etkin oldu. Bu yıl facebook sosyal paylaşım sitesinde yarışma için bir sayfa açıldı. Önceki yılların kazanan fotoğraflarının ve yarışma videosunun paylaşıldığı sayfa kadınlarla paylaşıldı ve yarışmaya davet gönderildi.
 
Daha önce söylediğim gibi sosyal medya iş sonuçları bakımından henüz olgun bir mecra değil. Yakın gelecekte iş sonuçlarına da yansıyacak ölçüde oldukça etkili bir ortam olacağını düşünüyorum. Günümüzde daha çok markaların bilinirlikleri bakımından bir yarar sağladığını söylemek mümkün. Bu nedenlerle Türkiye’de markaların tamamen sosyal medya iletişiminde uzmanlaşmış PR ajanslarını şimdilik tercih etmeyeceklerini düşünüyorum. Markalar daha çok konvansiyonel PR ajanslarından sosyal medya iletişimi için de hizmet alma beklentisi içindeler. PR ajansları da bu beklentiye karşılık vermek üzere kendilerini yenileme çalışmalarını yürütüyorlar.
 
Bu haberi toplam 185 kişi beğendi.
 
Reytingli 54 ekran tecavüz! - 29.08.2011 14:21:53