25.05.2011 11:40:29Turkcell’in iş dünyasına yönelik reklamlarından en vurucusunun, “Her 10 Başarılı şirketten 9’u Turkcell’le çalışıyor” mesajını verdiği reklam olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu reklamdaki mesaj Turkcell’in iki rakibini de tüketici gözünde “başarısız” kategorisine koymuş oldu. Reklamdaki mesaj, iş dünyasındaki başarının Turkcell kullanmaktan geçtiği algısını yaratıyor. İş dünyası için başarı=Turkcell’miş gibi bir durum ortaya çıkıyor. 10 başarılıdan 9’unu Turkcell kapınca, geriye kalan 1 başarılı şirketi de Avea ve Vodafone paylaşıyorlar. Turkcell’in rakipleri için zor bir durum. Reklam oldukça vurucu…
Her 10 başarılı şirketten 9’u gerçekten de Turkcell’le mi çalışıyor? Bu bir Türkiye geneli mi? Reklamdaki mesajın dipnotunda şöyle bir bilgi var “Bu oran Capital dergisinin ‘Türkiye’nin en büyük 500 özel şirketi’ araştırmasındaki şirketlerden Turkcell’le çalışanlar baz alınarak hesaplanmıştır.” Vodafone ve Avea için durum biraz normalleşti şimdi. Tüm Türkiye’de değil sadece belirli bir grupta yapılan araştırmadaki “Her 10 başarılı şirketten 9’u ” Turkcell’le çalışıyormuş. Evet, klasik bir reklam şaşırtmacası... Yaratılmak istenen algı büyük harf ve seslerle gözümüze sokulurken, detaylar ve gerçekler küçük harf ve seslerle bizden kaçırılır. Mesela Posta gazetesi de benzer bir taktiği kullanır; tiraj raporlarına göre en çok satan gazete Zaman olmasına rağmen, Posta gazetesi büyük harflerle “Türkiye’nin en çok satan gazetesi” der ve dip notta “Dağıtım kuruluşu bayi satış adeti verileri esas alınmıştır” diye ekler. Bunlar reklam dünyasının cilveleri. Olan rakiplere olur, zaten önemli olan reklamın tüketicide yarattığı algıdır. Turkcell’in reklamı oldukça etkili… Bakalım Vodafone ve Avea Turkcell’e karşılık verecekler mi?
Son bir şey daha, dipnotlu reklamları hiç sevmem! Bu tür reklamları kullanan markalar bana güvenilmez geliyorlar. TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN 7 YAZARINDAN BİRİSİ* olarak bunu da belirtmiş olayım.
Tat beğenmenin daha yaratıcı yolu olmalı!
Fanta’nın Manga’lı reklamı(1) çok kötü, ruhsuz, itici, garip, ehh… Bu ne yahu:
-Fanta mandalinanı versene bana!
-Sen de penanı ver! Hehh şöyle… Bir de kulaklıklar lütfen. Ufaktan gitarı da gönder abicim…
Konseri durdur, şişeyi iste, karşılığında konseri bitirecek hareketleri yap; gitarı, kulaklığı ver, diğer seyircileri ez geç… Bu mu eğlence, bu mu coşku, bu mu?
Daha inandırıcı, daha etkili, daha ilginç bir reklam beklerdim Fanta’dan. Bu kadar basit ve itici bir reklam olmadı. Ayrıca Fanta eğlence bitirmemeli, eğlenceyi başlatmalı. Hem Fanta Manga’yı ezdi bu reklamda. İçinde ruh olmayınca, sanki Manga’yı aşağılama reklamı gibi olmuş. Reklam Fanta’nın değerini de gösteremedi, Manga’nın değerini de. Yok yok, ruh yok bu reklamda…
Kontratak reklam
Okay Karacan hızlı bir şekilde maçı sunuyor: “Cevdet Bey! Bu pozisyona böyle yatarak müdahale edemezsin. Isınırken kendi kalene gol atıyorsun, tasarruf yapacağım derken ofsayta düşüyorsun. Kazanmak için önce kombini değiştir, ECA Confeo Premix ile organize atak yap, defansa ECA termostatik vana ve radyatörler al ve doğru sayacı seç. Bir de 7 gün 24 saat servis desteği alırsan bu iş tamam. Haydi bakalım ECA ile ısınmaya başla”
ECA’nın reklamı (2) kontratak gidince izleyici de koltuklarına çakılıp kalıyor, ne hızlı ve heyecanlı bir reklam(!) Tamam da Cevdet Bey’in hanımı neden hiç üşümüyor? Tüm maç Okay Karacan ile Cevdet Bey arasında geçiyor, o da rüyada. Evin hanımı hiç yok reklamda. Görünüyor ama söze hiç girmiyor. Zaten hiç üşümüyor da, evdeki kalorifer takımından memnun gibi duruyor. Reklamda biraz eksiklik olabilir mi? Evin hanımı hayatından memnun olduğuna; üşümediğine, evin ısısıyla ilgili herhangi bir sorunu varmış gibi durmadığına göre, ECA’ya ve evdeki kalorifer tesisatını yenilemeye gerek yoktur. Belki de tüm sorun Cevdet Bey’dedir, kansız olabilir, bir doktora görünmelidir.
Şimdi Cevdet Bey ertesi gün hanımına evin kalorifer tesisatını değiştirmek istediğini söylese, hatta rüyasındaki olayı anlatsa hanımı O’na “Saçmalama! Ev gayet iyi ısınıyor. Senin bir tarafın açıkta kalmış” ya da “Daha sıkı giyinmelisin!” demez mi? Ya reklam bir şeyleri yanlış anlatıyor ya da ben yanlış anlıyorum…
V For sansürta
Geçen akşam Kanaltürk’te V For Vendetta (3) isimli harika bir film sansürlendi, ah pardon yayınlandı! V For Vendetta gibi bir filmin televizyonda özelikle de Kanaltürk’te yayınlanması ironikti. Çünkü film bizzat sansüre karşıyken filmin “Türk aile yapısını” zedeleyecek birçok yerleri sansürlendi. Kanallar mecburen ya da isteyerek filmlere sansür uyguluyorlar! Filmler de zebil oluyor!
Seni gözüm bir yerden ısırıyor ama?
Türkiye Finans’ın “Aile” temalı reklamını(4) izlerken nedense aklıma Garanti Bankası’nın o meşhur “Suçu Çocuk” reklamı(5) geldi. Sanki Türkiye Finans Garanti Bankası’nın reklamından esinlenmiş… İlla ki öyle değildir ama ben çok benzettim.
Bu arada neden reklamlardaki çocuklar sürekli para peşindeler? Garanti Bankası’ndaki çocuk da, Türkiye Finans reklamındaki çocuk da, OMO reklamındaki Osman’ da hep para peşindeler. Daha en başından, daha ağaç yaşken, daha çocukluklarına doyamadan onlara vahşi kapitalizmin “Her şey paradır” felsefesini mi dikte ediyoruz nedir? Bu çocukları paranın o kirli elinden kurtarın lütfen!
*Sadece Medyaloji.net’te yazan yazarlar baz alınmıştır
(1) http://www.youtube.com/watch?v=1RNg5lBiATI
(5) http://www.youtube.com/watch?v=9dGalaK66GE&feature=related