23.09.2009 10:03:58SORULAR :
"Taşa tutma, taşa tutarak öldürme " anlamındaki kelime "recm" mi, "recim" mi?
Kelimenin doğrusu "recm"dir.
(Google'da 69.700 site, yanlışa ortak olarak "recm" yazmış.)
Mustafa Reşit Paşa tarafından, 03.11.1839'da okunan fermanın adı, "Tazminat Fermanı" mı, "Tanzimat Fermanı" mı?
Fermanın adı "Tanzimat Fernanı"dır. (Gülhane Hatt-ı Hümayunu)
(Google'da 1.720 site, hataya ortak olmuş : "Tazminat Fermanı"
Başkenti Quito olan, orta Amerika ülkesinin adı, "Ekvator" mu, "Ekvador" mu?
Ülkenin adı, "Ekvator" değil, "Ekvador"dur.
(Google'daki 28.100 site "Ekvator" adını kullanarak; Hıncal Uluç"un (bir zamanlar) iddiasına ortak olmuş.)
"Elektrik trafosu" tamlaması kullanılabilir mi?
"Trafo"nun anlamı, "Yüksek gerilim hattından aldığı elektriği şehrin şebekesinde kullanılabilecek seviyeye düşüren dönüştürücünün bulunduğu yer." olduğuna göre, gereksiz anlamsal yineleme yapılarak, "elektrik trafosu" denilmesi yanlıştır.
(Google'da 9.260 site "elektrik trafosu" tamlamasını kullanmış; yanlış olarak.)
"Eğik Pisa Kulesi" tamlaması kullanılabilir mi?
Kullanılamaz. "Pisa Kulesi" zaten eğiktir.
(Google'da 3.980 site yanlış tamlamayı kullanarak hataya ortak olmuş.)
"Göç ettirme, göç etmesine sebep olma, sürme" anlamındaki kelime "tehcir" mi, "techir mi?
Kelimenin doğrusu "tehcir"dir.
(Google'da 31.400 site "tehcir" yerine "techir"i tercih ederek yanlışa ortak olmuş.)
"Dıştan görünüş" ve "kılık" anlamındaki kelime "eşkâl" mi, "eşgal" mi?
Kelimenin doğrusu "eşkâl"dir.
(Google'daki 53.300 site, "işler, meşguliyetler" anlamındaki "eşgal" kelimesini", "eşkâl" yerine kullanmış.)
"Kolsuz pelerin" tanlaması kullanılabilir mi?
Kullanılamaz. "Pelerin"in anlamı, "Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir çeşit üstlük" olduğuna göre, gereksiz anlamsal yineleme yapılarak "kolsuz pelerin" denilemez.
(Google'da 345 site yanlışa imza atarak "kolsuz pelerin" tamlamasını kullanmış.)
YANLIŞI BULUN :
Kurumumuz derelerde yapmış olduğu temizlik çalışmasını kamu yararı için yapmaktadır. (İSKİ açıklaması, İsmet Berkan, Radikal, 17.09.2009)
Usül, erkan, adab nedir bileceksiniz... (Akif Beki, Radikal, 17.09.2009)
1639 yılındaki Kasr-ı Şirin Anlaşması'ndan beri hiç değişmeyen bir sınırda tehlike var demek ki! (Mehmet Y. Yılmaz, Hürriyet, 14.09.2009)
Doğan Grubu’na ait bir gazetede yazarlık yapmam da, Aydın Doğan’ın eski bir dostu olmam da, bu konudaki kanaatimi etkilemez. (Hasan Celal Güzel, Radikal, 15.9.2009)
Nasıl ki Dink’ten geriye ittirerek bulmaya çalıştığımız vicdan kaldıysa ve bulma yönünde hâlâ ve yine pek bir yol kat edemediysek, (Ersin Tokgöz, Radikal, 17.08.2009)
Amerika’ya İngiltere’ye dayandırmak istiyor ama Allah da biliyor, peygamberde biliyor, mahşeri vicdan da biliyor bu İstiklal mücadelesini gerçekleştiren mahşeri vicdanın işidir.
Bizim gibi arı vızıltısıyla bile birşeyler fısıldansa o mahşeri vicdan harekete geçebiliyor. (Nevval Sevindi, www.nevvalsevindi.com, 30.10.2007)
Şimdi de bir Çanakkale türküsü: Çanakkale içinde aynalı çarşı... (Turgay Başyayla, TRT-TV4, 25.06.2008/11.33)
Çalışır'ın ismi, 1997 yılında Kadıköy'de 'sakallı şerif' olayında adı geçmiş, hakkında dava açılmış, bir yıl sonra da 'delil yetersizliği' nedeniyle davadan kurtulmuştu. (Yalçın Bayer, Hürriyet, 25.07.2006)
Alman denizaltılarının Britanya adası etrafındaki muazzam kuşatmaları yarılabildiyse (İsmet Berkan, Radikal, 13.09.2009)
Gençlik ise tamamen kendi özkültüründen ve tarihinden birhaber. (Nevval Sevindi, www.nevvalsevindi.com, 20.09.2006)
İspanya’dan gelen Nihat Kahveci kesinlikle santrafor değil. Çünki futbol yaşamında Nihat hiç forvet oynamadı. Ve hoca hamle yaptı desinler diye üç santrafor da kulübede! (İsmail Er, Hürriyet, 13.9.2009)
Adidas'tan kendisine ıslak zemin için özel krampon aldıran Fildişi Sahilli futbolcu... (Yaşar Yalçın, Sabah, 13.09.2009)
İş adamı olmuşsa yani hasbel kadar, ya da iş adamıdır diyelim... (10.9.2002, Dünya)
Sizin psikiyatriste gitmeniz lazım! (Hıncal Uluuç, Sabah, 12.09.2009)
İYİKİ DOĞDUN MİLLİ EĞİTİM
İYİKİ DOĞDUN MİLLİ EĞİTİM. FERİDETTİN ATATUĞ. Hatırlanması ve yaşanması istenmeyen sancılı, kavgalı yıllardan bir yıldı 1973.(yıl.yayim.meb.gov.tr/dergiler/medergi/23.htm - Milli Eğitim Dergisi)
CASA İtalia'yı 1984'te Los Angeles'ta tanımıştım.. (Hıncal Uluç, Sabah, 10.09.2009)
Karikatür krizi, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerinde adeta turnesol kağıdı işlevi gördü. (arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=3936435 -mehmet ali birand)
GEÇEN HAFTAKİ "YANLIŞI BULUN"A CEVAPLAR (CEVAPLAR PARANTEZ İÇİNDE):
Eeesi.. Yaşın yanında kuru da yanmasın. ( Hıncal Uluç, Sabah, 17.01.2001) (Atasözünün doğrusu, "Beğenilmeyen tutumlarından dolayı cezalandırılan kişiler yanında suçsuzlar da suçlular gibi hırpalanırlar" anlamında, "Kurunun yanında yaş da yanar"dır.)
Kuran’daki ilahi buyruğa uyup, yer suyunu yuttuğunda...
Ve gökte, geri çektiğinde... (Akif Beki, Radikal, 10.09.2009) ("Dahi" anlamındaki "da" "de" bağlacı "ta", "te" şeklinde kullanılamaz. Bu yetmiyormuş gibi Akif Beki,"de" şeklinde yazmak bir kenara, bağlacı kelimeye ekleyivermiş.)
'İyi sıhhatte olsunlar'ın iyiliği!
Engin Ardıç dün Star'daki köşesinde Fazilet Partisi için uygulanan planın hedefine ulaştığını ve ikiye çatlatıldığını belirttikten sonra, "Tayyip Erdoğan iktidara beklenmedik ölçüde yaklaşırsa da, elbette 'iyi sıhhatte olsunlar'ın düşünecekleri yeni bir 'iyilik' vardır canım!..." diye yazmıştı. Ne ilginç bir rastlantıdır ki, Ardıç'ın bu cümlesinin yayınlandığı gün Sabah ve Doğan Grubu gazetelerinde 'iyi sıhhatte olsunlar'ın düşündüğü iyilik sergilenmişti! (Medya Analiz, Zaman, 22.08.2001) ("Cinler, periler" anlamındaki deyimin doğrusu, "iyi sıhhatte olsunlar" değil, "iyi saatte olsunlar"dır. Google'da 29.200 site deyimi, "iyi sıhhatte olsunlar" şeklinde kullanmış.)
“TRABZON'DA İSTİNAT MAHKEMESİ KURULMALI”
Karaburun, Trabzon'u bölgede hakim bir kent olarak tutacaklarını ve kente istinat mahkemesi kurulması gerektiğini ifade ederek, “Bölgenin en önemli kenti olan Trabzon'a istinat mahkemesi kurulmalı. Trabzon'daki yeni adalet sarayının hizmete geçmesiyle Trabzon'da bina sıkıntısı olmayacak ve yeni binanın yapılmasıyla şu andaki mevcut bina istinat mahkemesi için kullanılabilir” diye konuştu. (Hürriyet, 11.09.2009) ("İstinat mahkemesi" tamlaması yanlıştır. Tamlamanın doğrusu, "Sulh ve asliye mahkemeleri vb. ilk derece mahkemeler ile temyiz mahkemeleri arasında yer alan ikinci derecede yüksek mahkeme" anlamında "istinaf mahkemesi"dir.Google'da 177 site, "istinat mahkemesi" tamlamasını kullanmış; yanlış olarak.)
İspanya’nın ilk halkları İberler, Keltiberler, Finikeliler ve Greklerdir. (Özdemir İnce, Hürriyet, 12.09.2009) (İspanya'nın ilk halkları arasında "Finikeliler" değil "Fenikeliler" vardır.)
Süleymaniye'deki Türk Özel Harekat Timi bürosunu basan 100 kadar Amerikan askeri, 11 askerimizi müsadere edip Kerkük'e götürdü.
Amerikan birliklerinin dün Kuzey Irak'ta Talabani bölgesinin başkenti Süleymaniye'de bulunan Türk Özel Harekat timinin yaşadığı merkezi basarak 3'ü subay, 8'i astsubay 11 Türk askerini müsadere ederek Kerkük'e götürmeleri Ankara ile Washington arasında büyük bir gerginliğe yol açtı.
Türkiye, dün öğleden sonra meydana gelen olay üzerine pek çok kanaldan yaptığı girişimlerle yaklaşık 100 kadar silahlı Amerikan askeri tarafından gerçekleştirilen bu operasyonu sert bir dille protesto etti ve müsadere edilen askerlerin bir an önce serbest bırakılmalarını talep etti. (Sedat Ergin, Hürriyet, 04.07.2003) ("Müsadere" kelimesinin anlamı, ‘‘kanunen ahz ve zaptı lazım gelen mal’’dır. İnsan mal olmadığına göre....)
... otomobiller, kişisel servetler gitti, milyon tane İstanbullu için o günler hayat çekilmez oldu. (İsmet Berkan, Radikal, 12.09.2009) (İnsanlardan, nesneymişçesine taneyle bahsedilemez.)
Diyoruz ki, Türkiye AB yolunda yürümeye devam etmezse, AB Türkiye’ye kapıları kapatırsa, muhafazakârlaşma-İslamlaşma artar. (Funda Özkan, Radikal, 12.09.2009) ("Etmezse" ve "kapatılırsa" kelimeleri kakofoniye sebep oluyor. Cümlenin doğrusu "...devam etmez ve AB Türkiye'ye kapıları kapatırsa..." şeklinde olmalıydı.)
Aydın Doğan dosttur, insan severdir, yardımseverdir ve alabildiğine alçak gönüllüler. (Namık Kemal Zeybek, Radikal, 12.09.2009) (Cümlenin, "sonundaki "gönüllüler" kelimesi, "gönüllüdür" şeklinde olmalıydı.)
... bir çoğu hasbel kadar parti merkezi tarafından lutfedilerek atandıkları için ya hazırlıklı olmadıklarından... (Ahmet Fidan, www.timeturk.com, 04.07.2009) ("Rastlantı sonucu olarak, tesadüfen" anlamındaki zarf "hasbel kadar değil, "hasbelkader"dir.
Fazilet sahipi bir aydınımızdır. (Mehmet Nuri Yardım, www.sanatalemi.net, 05.09.2009) ("Sahip" kelimesine sesli harf ulandığında, "sahibi" ve "sahibe" şeklinde yazılır.)
DİL YÂRESİ'NDEN :
«Sevgili Üstadım, diyor Hüseyin Movit dostum. Önsöz'ün eski adı mukaddime değil mi?» Pazar günkü yazıda ben, mukaddime yerine mukaddeme imlasını tercih etmiştim, onu işaret ediyor; anlam yanlışlığı değil, söz konusu olan. Daha çok mukaddime diye yazıldığını biliyorum, belki de ben de öyle yazmışımdır. Bu sefer, dur Ömer Asım Bey'e bir bakalım, dedim. Ben mümkün mertebe onun imla kılavuzuna uymaya çalışırım. Diğer sözlük ve kılavuzlarda üç tercihe de rastlayabilirsiniz. 1. Mukaddeme yazanlar (Ömer Asım gibi). 2. Mukaddime yazanlar. 3. Birini seçerken diğerine de göndermede bulunanlar. (Hakkı Devrim, Radikal, 09.01.2008)
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
pandispanyagazetesi@gmail.com