12.07.2010 10:19:37YANLIŞI BULUN:
Teğmen oluyor. İlker Başbuğ, ‘Kardelen Ayşe’nin ricasını kırmadı. Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, eşi şehit olan öğretmen Elif Bölük’ün, askeri bir okulda görev yapma isteğine olumlu yanıt verdi. (Vatan, 06.07.2010)
Kadın mantolarının Çin’den geleni 50 TL, yerlisi 110 TL. (Güngör Uras, Milliyet, 25.11.2009)
Kimin haddine Avrupa'nın dediğini kulak arkası etmek... Her şeyin bedeli vardır, ... (Hasan Pulur, Milliyet, 14.05.2005)
"Tülay’ın öldürülmesine genç kızın Londra’da tanıştığı Sunii mezhebinden olan Halil Ünal adında bir adamla yaşadığı ilişkinin neden olduğunu söyledi.", "Savcı Tülay Gören’in kaçak bir göçmen olduğunu Londra’ya geldikten 7 ay sonra Halil Ünal’la tanıştığını söyledi.", "Savcı Laidlaw cinayetin işlendiği gece Tülay’ın evden kaçmaya çalıştığını belirterek (Tülay'ı yakaladılar eve zorla getirildi, Yülay'a içşinde uyku hapı olan kahve içirildi annesi diğer çocuklarıyla amca Cuma Gören’in evine gönderilmişti”) dedi.", "
Tülay’ın erkek arkadaşının durumu polisi haber ettiği belirtildi." (Nevsel Elevli, Milliyet, 08.10.2009)
"Recm cezası", "İRANLI Sakine Aştiyani 43 yaşında, iki çocuk annesi. Yasa dışı ilişkiden 99 kırbaç veya sopa cezasına; ardından da zina suçundan ‘recm’ (taşlanma) cezasına çarptırılmıştı!: (Taha Akyol, Milliyet, 10.07.2010)
Dana: "İneğin, sütten kesildikten sonra bir yaşına kadar olan yavrusu (Sesli Türkçe Sözlük, www.tdkterim.gov.tr, 17.10.2009)
Ne demek olduğunu aylar önce söyledi, bir takım kafalara dank etsin diye.. (Hıncal Uluç, Sabah, 10.07.2010)
Bobo'nun attığı ikinci golden sonra rakibi sevinirken Mehmet Topuz'un iki elini başının arasına alıp üzülmesinin fotoğrafı Beşiktaşlı taraftarlar arasında ...
www.samanyoluhaber.com/h_330553_besiktasli-taraftar-mehmet-topuzu-unutmadi.html (24.11.2009)
Nato’da görevliyken nükleer silahlar masasına bakan Azer, Butto’yu da yakından tanıyor. (Fadime Özkan, Star, 31.12.2007)
Şimdi bu soruyu soruyoruz, yer yerinden oynamıyor, yaprak bile kımıldamıyor. (Ertuğrul Özkök, Hürriyet, 06.07.2010)
BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği kazaya ilişkin, Mahşeri vicdanda kazayla ilgili şüpheler var. Mahşeri vicdanda bu dosya açık duruyorsa devlette de açık durması gerekiyor dedi.(Miliyet, 20.05.2009)
Bu durum Batı illerine nasıl yansıyacak? (İbrahim Tenekeci, Millî Gazte, 25.06.2010)
...kamunun toplam yatırım talebi, stoğa giden mal için ortaya çıkan talepten oluşur. (Güngör Uras, Milliyet, 05.07.2010)
Hey Allah’ım, demiş, madem ki Giritliyi yarattın, bana ne gerek vardı? (Hasan Pulur, Milliyet, 11.07.2010)
Orhan Baykal dostumun “Donsuz Geceler Sayın Seyirciler” kitabında Ersin İmer‘in talihsiz hayatından küçük bir bukleye rast gelince şimdi rahmetli olan sevgili dostum aklıma geldi...(Reha Muhtar, Vatan, 03.07.2010)
"Yazılarım bir kitap hâlinde yayınlanmıştı.", "1911-1929 yılları arasında yayınlanan eski yazı 205 nüshasının yeni harflerle yayınlanması projesini başlattı ve yönetti.", " İlk kitabınız ne zaman yayınlandı, konusu ne idi? (Mehmet Nuri Yardım, www.sanatalemi.net, 09.07.2010)
Bücür Emre, ikinci yarıda tam bir karambolü ayağıyla ittirdi ve haşırt diye gole çevirdi. (İlker Sarıer, Sabah, 11.06.2002)
ARDA Türkiye liglerinin ilk resmi maçında beni mahçup etti. Hem de fena halde mahçup etti.. (Hıncal Uluç, Sabah, 11.08.2009)
Zehir zembelek açıklamalar (Ayşe Arman, Hürriyet, 16.03.2009)
Üzüldüyseniz sizde başkalarını üzmeyin. (Namık Kemal Zeybek, Radikal, 30.09.2009)
MKE, Eskişehir TCDD Üretim tesisleri, TPAO, Ereğli ve İskenderun Demir Çelik Fabrikaları, Petkim, Tüpraş gibi kuruluşlar kamunun gerçekleştirdiği ekonomik ölçekli sanayi kuruluşları idi. (Güngör Uras, Milliyet, 03.12.2009)
GEÇEN HAFTAKİ "YANLIŞI BULUN"A CEVAPLAR (CEVAPLAR PARANTEZ İÇİNDE):
"Bunlardan bir tanesi Turhan Selçuk'un babası olan Kasım Selçuk.", "... bir defasında talebelerden bir tanesi hoca sınıfa girer girmez sınıf mümessilini beklemeden laubali bir şekilde 'Dikkat' diye bağırdı." (Cevdet Akçalı, Yeni Şafak, 04.07.2010)
(İnsanlardan nesneymişçesine taneyle bahsedileme. Doğru ifadeler: "Bunlardan biri..." ve "... talebelerden biri...")
Unutmayınki İnönü «aynı zamanda bu ülkede çok partili demokrasinin kurucusudur!» (Hakkı Devrim, Radikal, 04.07.2010)
(Sayın Üstadımız, yine bir kalem sürçmesine kurban gitmiş. "Ki" bağlacı kelimeye eklenmez. Doğru yazım: Unutmayın ki...)
İstanbul Emniyet Müdürü çok müjdeli bir haber verdi. (Müge Anlı, Tatlı Sert, atv, 15.04.2010)
("Müjde"nin anlamını bilmeyen M.Anlı, gereksiz anlamsal yineleme yaparak, "sevindiricili haber haber" anlamına gelen "müjdeli haber" tamlamasını kullanıyor, yanlış olarak. "Müjde"nin anlamı "sevindirici haber" olduğuna göre...)
İsmini bilmediğimiz bir erkek aygır, çitleri kırarak bizim çiftliğimize girdi. (Mustafa Akın, CNN Türk, 01.07.2010)
("Aygır"ın anlamı, "Damızlık erkek at" olduğuna göre, gereksiz anlamsal yineleme yapılarak "erkek at" denilmez. Bugün "erkek aygır" diyen, yarın "yumurta omleti" diyebilir!)
O günler demokratların kan içip kızılcık şerbeti içtik dedikleri günlerdi. (http://www.habervaktim.com/haberyazdir.php?id=103876, 10.01.2010)
(Deyimin doğrusu, "Çok eziyet çektiği hâlde durumunu iyi göstermek" anlamında, "Kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek"tir. bk. TDK-Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü.)
Yıl 1970 falan. TRT televizyonu yeni yayına başlamış.. (Hıncal Uluç, Sabah, 03.07.2010)
("Yayın" ile "yayım"ı karıştırma sırası H.Uluç'a gelmiş olacak ki... Yayın: Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Yayım: Herhangi bir eserin radyo ve televizyon aracılığıyla dinleyiciye, seyirciye ulaştırılması, neşir. bk. TDK-Türkçe Sözlük)
Türkiye’yi üç temel konuda barıştıracak ve geleceğe taşıyacak ‘üçlü bir sacayağı...’ (Eyüp Can, Hürriyet, 03.07.2010)
("Sacayağı"nın anlamı "Üzerine tencere, tava vb. koymaya yarayan, ateş üzerine oturtulan, üç ayaklı çember veya üçgen biçiminde demir destek, sacayak" olduğuna göre, gereksiz anlamsal yineleme yapılarak "üçlü sacayağı" denilemez.)
Kuzen Bette, Balzac kendisini Fransa'daki sosyal hayatın teşhisçisi olarak düşündü.
"Kuzen Bette" adlı eserinde, Paris'in sosyal hastalığının aç gözlülük ve suçlu ihtiras güdüsü ile ortaya çıktığını kaydeder. (Ayşe Akdeniz, Radikal, 09.03.2003)
("Kuzen" ile "kuzin" arasındaki farkı bilmeyen haberciler hızla çoğalıyor! Kuzen: Teyze, dayı, hala veya amcanın erkek çocuğu, erkek yeğen, böle. Kuzin: Teyze, dayı, hala veya amcanın kız çocuğu, kız yeğen, böle. bk. TDK-Türkçe Sözlük.)
BDP'li vekilin TRT spikeri ile aşk iddiası. (www.gazeteciler.com, 02.07.2010)
(Haberde adı geçen spiker Gül Selçuk, bir zamanlar TRT'de görev yapmıştır. Sansasyon -Birçok kimseyi ilgilendiren, etkileyen heyecan verici olay- yaratmak için eski TRT spikeri için "TRT spikeri" uydurmasını kullanmak...)
Beyoğlu Olivya Geçidi’nde İstiklal’in keşmekeşine iki adım uzaklıkta saklanan Rejans, İstanbul’da en sevdiğim mekanlardan biridir. (Mehveş Evin, Milliyet/Cadde, 02.07.2010)
(Geçidin adı, içinde bulunduğu "Olivo Han"dan gelmektedir. Google'daki 4.290 site "Olivya Geçidi" uydurmasını kullanmış!)
"Kim Kardashian mumyalandı", "Amerikalı ünlü televizyon yıldızı Kim Kardashian, ünlülerin mumya heykellerinin yer aldığı Madame Tussauds müzesindeki yerini aldı." (http://www.aksam.com.tr/2010/07/03/haber/magazin/4545/kim_kardashian_mumyalandi.html, 03.07.2010)
(1. yanlış: Kim Kardashian mumyalanmadı, balmumundan heykeli yapıldı. 2. yanlış: Sitenin sayfa editörü, "balmumu heykelleri"ni, "mumya heykelleri" yapmakta bir sakınca görmemiş!)
"Otuz yıl önceki hali ne ise bugün de birebir benzerlik içerir. (Asena Özkan, Radikal, 03.07.2010)
("Aynı, tıpkı" anlamındaki kelime "birebir değil, "bire bir"dir; bilindiği gibi "bire bir"in anlamı, "Etkisi kesin olan"dır. bk. TDK-Türkçe Sözlük.)
Haber NTV’de yayınlandı.(Hasan Pulur, Milliyet, 03.07.2010)
("Dinlenilecek, görülecek şeyleri radyo ve televizyonla sunmak, bildirmek, duyurmak" anlamındaki kelime, "yayınlamak" değil, "yayımlamaktır. bk. TDk-Türkçe Sözlük.)
Suçlu O’dur!” (Hasan Pulur, Milliyet, 01.07.2010)
(Özel adlar yerine kullanılan "o" zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve kendisinden sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz. bu bir kuraldır. bk. TDK-Yazım Kılavuzu.)
SÜKUT ALTIN MI? (Nur A. Çintay, Radikal, 30.06.2010)
("Susma, konuşmama, söz söylememe, sessizlik" anlamındaki kelime "sükut" değil, "sükût"tur. bk. Dil Derneği Türkçe Sözlük.)
OHAL’in ilanı yerine TRT Şeş o zaman başlatılsa, ünivesitelerde anadilde eğitim, anadilde siyasî propaganda hakkı tanınsaydı, belki bugünkü sorunların hiçbiri yaşanmayacaktı. (Hakkı Devrim, Radikal, 29.06.2010)
("Ana dili" ile "ana dil"i karıştırma sırası Sayın Hocamıza gelmiş olacak ki... Ana dili: Çocuğun ailesinden ve içinde yaşadığı topluluktan edindiği dil. Ana dil: Kendisinden başka diller veya lehçeler türemiş olan dil. -Latince, bir ana dildir-.)
Mossad'ın 65 yaşındaki Başkanı Meir Dagan, görev süresi uzatılmadığı için görevini bırakıyor. (İbrahim Karagül, Yeni Şafak, 29.06.2010)
(Kuruluş, kitap, dergi ve yön adlarının kısaltmaları genellikle her kelimenin ilk harfinin büyük olarak yazılmasıyla yapılır: Örnek: MİT -Millî İstihbarat Teşkilatı- Doğru yazım: MOSSAD.)
Ne kazandığın parada, ne şöhretinde gözüm yok. (Aykut Işıklar, Bugün, 20.06.2010)
("Ne... ne..." tekrarlamalı bağlaçtan sonra fiili olumlu olur! Yılların gazetecisine yakıştıramadık doğrusu...)
Rıdvan Dilmen, Sabah’ta iki gün süren söyleşinin sonunda Şirin Sever’e demişki, ‘Kurtlar Vadisi Pusu’ ile ‘Ezel’i kaçırmadan izliyorum. (Ali Eyüboığlu, Milliyet, 30.06.2010)
(Bağlaç olan "ki" kelimeye ulanmaz, ayrı yazılır. Bu bir kuraldır. Doğru yazım: ... demiş ki...)
Nagazaki’deki Tiyoşo Tapınağı ile İzmir’de bir kanalizasyonun ağzı arasında bağ kuran Samuray tarikatının gizli mesajı peşinde koşarken, (Kanat Atkaya, Hürriyet, 29.06.2010)
(Adı geçen kentin adı "Nagazaki" değil, "Nagasaki"dir. K.Atkaya, Google'daki 46.700 sitenin hatasına ortak olmuş!)
Üzerinde, gövdesine yapışmış siyah bir tişört vardı. Altında çok dar bir siyah pantolon ve uzun siyah ayakkabılar. Dimdik duruyordu, çok fit görünüyordu. (Ertuğrul Özkök, Hürriyet, 29.06.2010)
(Kelimenin Türkçesi -zinde/sağlıklı- varken İngilizcesini (feet) kullanmak...)
"RUMELİ HİSARI" MI "RUMELİHİSARI" MI?
"Aralarında, Türkleri konu alan Mozart’ın Zaide ve Saraydan Kız Kaçırma operalarının da bulunduğu sekiz eseri Yıldız Sarayı, Topkapı Sarayı, Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi ve Rumelihisarı’nda sahnelenecek.
Fatih Sultan Mehmet operası bugün ve yarın akşam 21.30’da Cemil Topuzlu Sahnesi’nde izlenebilir. Fatih Akın’ın filminden uyarlanan Duvara Karşı 5-7 temmuzda Rumelihisarı'nda, Sevil Berberi 8-9 temmuzda Cemil Topuzlu’da, Haendel’in Imeneo’su 10-11 temmuzda Rumelihisarı’nda, Verdi’nin Aida adlı eseri 13-14 temmuzda Cemil Topuzlu’da, Mozart’ın Zaide’si 16-18 temmuzda Topkapı Sarayı’nda, yine Mozart’ın Saraydan Kız Kaçırma." (Taraf, 02.07.2010)
SORUNUN CEVABI, 8 numaralı Genç Medyacılara Yol Haritası'ndan:
"Rumeli Hisarı" mı, "Rumelihisarı" mı? (Hisardan bahsediyorsanız "Rumeli Hisarı", semtten bahsediyorsanız "Rumelihisarı.")
EKRAN POLİSİ'NDEN:
Hüseyin Movit'in e-postasını özetle de olsa yayınlayacağız:
'Başbakanımız, Mavi Marmara'nın Türk bandıralı olduğunu söyledi. Medyadan öğrendiğimize göre gemi Komor Adaları'na kayıtlı. Eğer Sayın Erdoğan'ın ifadesi doğruysa, savaş açma hakkımız doğar -Jus ad bellum-. Yetkili ve bilgili birinin açıklamasına ihtiyaç var'. (Burhan Ayeri, Akşam, 30.06.2010)
OLAYLAR VE İNSANLAR'DAN:
Haaa bu arada Cüneyt Özdemir’e de bir sözümüz var, bir konuyu iyice araştırmadan, deyimleri bilmeden karşınızdakine soru sormayın, hadi cahilliğiniz demeyelim, bilgisizliğiniz ortaya çıkıyor.
Siz Gediktepe’yi “sığınak” diye isimlendirirken, Pamukoğlu ısrarla hem de bir kere değil “sığınak değil, siper” diye düzeltti. Sığınakla, siperin ne olduğunu bilmeden ahkâm keserseniz, böyle olur...(Hasan Pulur, Milliyet, 30.06.2010)
MÜGE ANLININ KULAKLARI ÇINLASIN:
Dil Yâresi
* Telefon konuşmalarında söyleneni ve telefon bağlantısıyla televizyon programlarına katılanların ne dediklerini anlamakta, giderek daha çok güçlük çekiyorum.
– Birçok kelime değişti, dilimize büyük bir hızla yabancı kelimeler giriyor...
... da ondan, demeyin. Sebep o değil!
İnsanlarımız heceleri net vurgulamıyor, seslilerin uzununu kısasını birbirinden ayıramıyor, ince ve kalın seslileri birbirine karıştırıyor ve nedense hızlı konuşmayı marifet sanıyor da ondan. (Hakkı Devrim, Radikal, 06.07.2010)
Saygılarıma,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen