Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
  Yazarlar
Hüseyin MOVİT
Genç Medyacılara Yol Haritası (45)
28.06.2010 11:27:24

YANLIŞI BULUN:

Okan’ın Kanal D’deki «nev’i şahsına münhasır» (bkz. Dil Yâresi) programı Medya Kralı yetmezmiş gibi, son zamanlarda bir programa daha katılıyorum: (Hakkı Devrim, Radikal, 25.06.2010)
 
Anayasa'nın temeli "Kuvvetler ayrımı" değil mi?. (Hıncal Uluç, Sabah, 18.01.2009)
 
Mayın temizleme konusunda İsrail'e muhtaç oluşumuzun altında, aslı işin ikinci planda kalmasının rolü kesinlikle tartışılmalı. (Sırrı Er, Hilal'de Sabah, Hilal TV, 27.05.2009)


"Kırka yakın çocuk beni görünce zaten hat safhaya çıkmış olan heyecanları bir kat daha arttı.", "Kırka yakın çocuk beni görünce zaten hat safhaya çıkmış olan heyecanları bir kat daha arttı." (İlyas Salman, www.turksolu.com 24.06.2010)
 
Bu saldırıyı üslenen olmadı. (Özgür Yılmaz, NTV, 22.06.2010/10.54)
 
"Dinolar'ın çekmecesinden çıkan Nâzım şiirleri.", "Mekân eyledikleri bu çatıda unutulmaz anıları var Dinolar'ın." (Tuna Kargılı, Milliyet Kitap, Haziran 2010)
 
Terör örgütü lideri paralize edilmelidir. (Nejat Eslen, NTV, 22.06.2010/10.29)
 
Celal Güzelses'in rahle-i tedrisatından geçmese de... (Yüreğimde Türküler, kadın iç spiker, TRT Müzik, 23.06.2010/13.46)
 
"Nazlı Ilıcak'ın 'PKK muhattap alınmalı' sözlerinin yankısı sürüyor.", "Terör örgütünün bizi muhattap alın çağrısına cevap verirsek, Halkalı'da, Şemidinli'de bir kurşun da biz sıkmış oluruz." , "Karşılığında kürt sorununu çözmek için meclisten karar çıkartılsın beni muhattap alsınlar." (www.gazeteciler.com, 23.06.2010)
 
"Avrupa'nın güvenliği Şendinli'den başlar.", "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Avrupa'nın, Balkanlar'ın güvenliği Şendinli'den başlar' dedi.(http://yenisafak.com.tr/Politika/?t=23.06.2010&i=264458, 23.06.2010)
 
"Kanada'da 5.7 şiddetinde deprem", "Kanada'nın birçok kentinde hissedilen şiddetli bir deprem meydana geldiği bildirildi." (Yeni Şafak, 23.06.2010)
 
Aklı selim Beşiktaşlı size kanmaz, inanmaz!..(Asena Özkan, Radikal, 21.06.2010)
 
Özge Özsağman'ı göndermezler, onu Yiğit Bulut da Kenan Tektağ'da çok sever. (Hacer Alkan, www.gazeteciler.com, 21.06.2010)
 
"...orada Avusturalya Konsolosluğu’nda çalışan bir adamla tanışmış.", "İçimden “Avusturalya Konsolosluğu’ndan araştırayım şu adamı” diyorum.", "Ben o arada hala Avusturalya Konsolosluğu’nda çalıştığını zannettiğim rakibimle psikolojik savaş halindeyim." (Ayşe Arman, Hürriyet, 27.06.2010)
 
"Elbette her Türk gibi O’na da gerekirse sahip çıkarız ama, şimdiye kadar diğerlerine nasıl sahip çıkmışsak o kadar...", "Sanki çocuk burada doğmuş, arsalarda yarım pabuçla top oynamış, elinden tutan hocaları olmuş, saha, malzeme tamam, O da kalkıp Almanya’ya gitmiş..." (Hasan Pulur, Milliyet, 27.06.2010)
 
Ciğerlerimizin, midemizin, barsaklarımızın, böbreklerimizin, karaciğerimizin,... (Hakkı Devrim, Rafikal, 27.06.2010)

Zanlının cinayeti üslendiği... (Ebru Hekimoğlu, Kahvaltı Haberleri, atv, 24.06.2010)
 
Abdi İpekçi Arena’da, Dünya Yarı Orta Siklet Boks Şampiyonlu’ğu maçı vardı. (Sina Koloğlu, Reyting Canavarı, cadde/Milliywet, 07.06.2010)
 
İsrail'deki Osmanlı Yahudileri bu hayasızca saldırılar karşısında neden duyarsızlar? (Abdullah Muradoğlu, Yeni Şafak, 08.06.2010)
 
"Dile Benden Ne Dilersin, Zeynep Bodur", (www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?TabId=2753&mid=23316&ItemId=8931)
 
"Neye idi o kadar büyük hınç, neye idi o kadar büyük saldırganlık peki?", "Allah inancımın olmadığını hatta müslüman olmadığımı söyleyenler oldu... vs vs." (Asım Yıldırım, http://www.asimyildirim.com/site/content/view/351/66/, 08.06.2010)
 
Birebir anlamı budur. (İhsan Varol, Kelime Oyunu, Bloomberg TV, 13.06.2010)
 
Yani sizin anlayacağınız bir oyun vardı ortada: (Mustafa Armağan, Zaman, 29.09.2003)
 
1 adet koyun ön kol ya da kaburgası (Parçalanmış olması tavsiye edilir.) (Sahrap Soysal, Hürriyet, 05.06.2010)
  

GEÇEN HAFTAKİ "YANLIŞI BULUN"A CEVAPLAR (CEVAPLAR PARANTEZ İÇİNDE:
Şu anda burada yazmaya haya ediyorum. (Hadi Özışık, 14.06.2010, www.internethaber.com)
("Haya"nın anlamı, "er bezi"dir, cümlede kullanılması gereken kelime, "utanma duygusu, utanç, utanma, sıkılma" anlamındaki kelime "hayâ"dır.)
 
Üretim düştü, işsizlik arttı, piyasada yaprak kımıldamıyor... (Güngör Uras, Milliyet, 15.06.2010)
(Deyimin doğrusu "yaprak kımıldamamak" değil, "yaprak oynamamak veya kıpırdamamak"tır.)
Gömdüğü mayınları bulup temizleyemeyen ordu, eleştirilerine bu haftaki toplantı da cevap verilecek mi bilemiyoruz. (Sırrı Er, Hilal'de Sabah, Hilal TV, 27.05.2009)
(Haberin tercümesi: "Gömdüğü mayınları bulup temizleyemeyen ordu, eleştirilere bu haftaki toplantıda cevap verecek mi bilemiyoruz.")
 
Fikret Hakan'ın oyunculuk kariyeri 1952 tarihli Köprüaltı Çocukları ile başlar. (Nigâr Pösteki, "Türk Sinema Tarihi/Fikret Hakan", http://www.kidap.com.tr/turk-sinema-tarihi-fikret-hakan-k137151.kitap, 20.06.2010)
("Gün", "ay" ve "yıl" belirtilmeden "tarihli denilemez!)
 
BKM’nin vermek istediği mesajda bu. (Ertan Aca, Hurriyet, 18.06.2010)
("Dahi" anlamındaki "da" kelimeye eklenmez; bu bir kuraldır. Doğru yazım: ... mesaj da...)
 
... İran’ı diplomasi masasında tutmak için canhıraş çalışan... (Eyüp Can, Hürriyet, 18.06.2010)
("Canhıraş"ın anlamı, "yürek paralayan, iç tırmalayan"dır. Cümlede kullanılması gereken kelime "canhıraş" değil, "Ölümü göze alacak kadar" anlamındaki "ölesiye" zarfıdır...)
 
GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) seminerinde yapmış olduğu konuşması ile ilgili olarak, gerçekleri yansıtmayan haberlere ve bilgilere yer verilerek kamuoyu yanıltılmış ve bu şekilde müvekkil Salın Ramazanoğlu küçük düşürülmüştür. (Başbakan Başmüşaviri Dr. Yıldırım Mehmet Ramazanoğlu Vekili Av. Muammer Cemaloğlu'nun tekzip metninden, Milliyet, 18.06.2010)
(Değiştirilen "İçinde bulunduğu hücre veya organizmaya özel bir etkisi olan, kuşaktan kuşağa ve hücreden hücreye geçen kalıtımsal öge" anlamındaki "gen"dir; "genetik" değil. Bilindiği gibi "genetik"in anlamı, "kalıtım bilimi"dir. -bk. TDK-Türkçe Sözlük-.)
 
Ocak-mayıs döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre: -  Bütçe harcamaları % 5.3 arttı. -  Bütçe gelirlerindeki artış % 19.0 oldu (Güngör Uras, Milliyet, 16.06.2010)
(Sayılarda kesirler virgül ile ayrılır: 15,2; 5,26; 8,15... Bu bir kuraldır. -bk. TDK-Yazım Kılavuzu-.  G.Uras Anglosaksonlara  öykünüyor ve "virgül" yerine "nokta"yı tercih ediyor!!!')
 
Bunun üzerine pazarlığı yapan polis memuru saat 24.00 sıraları müşteri gibi E.Y.’nin oturduğu siteye gitti. (Ramazan Eğri, Hürriyet, 16.06.2010)
(Bir gün 24 saattir ama "saat 24.00" yoktur. Günün son saati "23.59.59"dur. Hiçbir saat 24.00'ü göstermez. "23.59.59"dan sonraki saat "00.00"dır.)
 
Ben bir bizzat Almanya’ya giderek 20’den fazla Türk kulübünde görüşmeler yaptım. (Erman Toroğlu, Hürriyet, 16.06.2010)
(Anlaşılan Erman Hoca, "bizzat" yerine yanlışlıkla "birzat" yazacaktı ki son anda yanlışı farketti ama "bir" sayı sıfatını silemedi!!!)
 
Sonra envai çeşit ot. Kuşotu, şerbeti bostan, börülce, hindibağ, ısırgan otu... (Balçiçek Pamir, Sabah, 24.04.2005)
("Böbrek taşı ve kumları düşürücü özelliği olan bir kök bitki"nin adı "serbeti bostan" değil, "şevketi bostan"dır. Bitkinin İngilizce adı, "Blessed thistle"; Latince adı da "Cnicus benedictus"tur.)
 
Rijkard'da mı bütün geçmişine sırtını çevirip, tedbirli, ilk önce savunmayı düşünen bir oyun felsefesine mi döndü? (Alper Tunga Albayrak, Yeni Şafak, 06.04.2010)
(1. yanlış: "Dahi anlamındaki "da" ayrı yazılır. Doğru yazım: Rijkard da mı... 2. yanlış: Bir cümlede iki kere "soru eki" "mi"!!! İkinci ek fazladan kullanılmış.)
 
Montesquieu’nun birbirini sınırlayan ve kontrol eden kuvvetler ayrımı fikrini savunmaya götürür.(Sinan Özbek, Taraf, 20.06.2008)
(Adı geçen fikir, "kuvvetler ayrımı" değil, "kuvvetler/erkler ayrılığı"dır. Sinan Özbek de, Kürşat Bumin, Mehmet Barlas, Hıncal Uluç, Hasan Bülent Kahraman ve Ertuğrul Özkök'e öykünmüş olacak ki...)
 
Malum, son zamanlarda uğursuz sesler çoğaldı. Çözüm ihtimali kimilerini korkutuyor; ölüseviciler toprağa taze bedenler istiyor. (Berat Özipek, Star, 15.06.2010)
(Berat Özipek de "ölümsever/ölüsever" yerine "nekrofil" anlamındaki "ölüsevici"yi kullanıyor; yanlış olarak.)
 
BDDK tarafından verilen bilgilere göre, nisan ayı sonları itibariyle Türkiye’de yaşayanların,... (Güngör Uras, Milliyet, 15.06.2010)
("İtibari"nin anlamı "Gerçekten öyle olmadığı hâlde öyle sayılan, saymaca, fiktif"tir. G.Uras'ın kullanması gereken "bakımından" anlamındaki "itibarıyla" sıfatıdır.)
 
Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişkilendirilmeye çalışılmakta; temel insan hakları, anayasal teminatlar, "masuniyet karinesi", "adil yargılanma hakkı" gibi en temel hukuk ilkeleri pervasızca ihlal edilmektedir. (Radikal, 01.08.2008)
("Masuniyet karinesi" tamlamaı fahiş bir hatadır. "Kullanılması gereken tamlama, "Kişi, aksi kanıtlanana kadar suçsuzdur" anlamında "masumiyet karinesi"dir)
 
"Öyle cihan alimleri var ki, bilmedikleri yok!", "Bir de 'Burka' giyip aleme gösterse ya!" (Hasan Pulur, Milliyet, 14.06.2010)
(1. yanlış: "Alim"in anlamı, "bilen"; cümlede kullanılması gereken ise "bilgin" anlamında, "âlim"dir. 2. yanlış: "Alem"in anlamı "Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça"dır. Cümlede kullanılması gereken kelime, "Evren, dünya, cihan" anlamında "âlem"dir.)
 
Artvinlilerin bir sözü var: Ardı arından, arlı arından korkar, benden korkar. (Sırrı Er, Hilal'de Sabah, Hilal TV, 06.03.2009)
(Sırrı Er, elindeki haberi okuyamıyor. Haberin tercümesi : "Artvinlilerin bir sözü var: Arlı arından korkar, arsız da sanır ki benden korkar.")
   
                                                                                          * * *
   
Çalışmalarına, "Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu" adına, benim de katıldığım "Paydaş Çalıştayı" sonunda yayımlanan Rapor'un ilk bölümünü sunuyorum:
Paydaş Çalıştayı
 
Rapor Nu. TDK 1 / 6
 
18 Haziran 2010
 
AHMET EMRE ÇOBAN
AYŞEGÜL PAMUKÇU
Giriş
 
Türk Dil Kurumu (TDK) 2012-2016 İzlem Tasarımı çalışmalarının ilk aşaması olan durum çözümlemesi kapsamında, 10 Haziran 2010 tarihinde, kurumun dış paydaşı olarak belirlenen uzman, akademisyen ve yazarlar ile basın yayın kuruluşlarından temsilcilerin yer aldığı bir çalıştay gerçekleştirilmiştir. Paydaşların TDK’ye ilişkin değerlendirme, görüş ve önerilerinin alındığı çalıştayın ilk iki oturumunda, kurullar hâlinde tartışılmış ve tartışma sonuçları, çalışma kurullarının sözcüleri tarafından bütün katılımcılarla paylaşılmıştır. Son olarak da, kurullardan bağımsız olarak görüş belirtmek isteyen katılımcıların söz almaları amacıyla, bir serbest kürsü oluşturulmuştur.
 
Bu rapor, çalıştayın ilk iki oturumunda kurullar hâlinde ortaya konan görüş ve önerileri derlemek amacıyla hazırlanmıştır. İlk oturumda, kurullardan, TDK’nin temel sorun ve eksikliklerini, onar maddeyle sıralamaları istenmiş, ikinci oturumda ise, kurullar, “nasıl bir Türk Dil Kurumu istiyoruz?” sorusunun yanıtını aramışlardır. Raporda, kurulların sunduğu görüş ve önerilere ek olarak söz konusu oturumlarda sıklıkla öne çıkarılan unsurlara ilişkin, kısa birer değerlendirme metni de yer almaktadır. Ayrıca çalıştayda yer alan katılımcıların listesi, görev aldıkları kurullarla birlikte ekte sunulmuştur.
 
 
 Birinci Oturum: “TDK’nin Zayıf Yönleri ve Başlıca Sorunları”
 
1. Çalışma Kurulu
 
1.      Teşkilat Kanununun bulunmaması; Atatürk’ün bu kurumun bir akademi haline getirilmesi yönündeki direktifine karşın (1936 yılı TBMM açılış konuşması) bunun gerçekleştirilememiş olması.
2.      İdari ve mali açıdan tam özerkliğe sahip olmaması.
3.      TDK bünyesinde bütün ülkeye hizmet verebilecek bir fonetik laboratuarının bulunmaması; diksiyon eğitimi ile ilgili olarak TDK’nin yeterince etkin olmaması.
4.      Bilimsel süreli yayınlardan bazılarının zamanında çıkarılamaması; yayınların editörlü olmaması; makalelerin kabulü, değerlendirilmesi ve diğer yayım aşamalarının genel ağda takip edilememesi; indeksle taranma sürecine henüz girilmemiş olması.
5.      Genel ağa konulan eski yayınların, yeni Yazım Kılavuzuna uygun hâle getirilmemiş olması.
6.      Güncel Türkçe Sözlükte ve Sesli Türkçe Sözlükte görülen bazı yanlışlık ve eksikliklerin henüz tamamıyla düzeltilmemiş olması.
7.      Yazım Kılavuzundaki kurallarda bazı tutarsızlıklar bulunması.
8.      Türkiye Türkçesi Tarihsel Sözlüğü için fişlemelerin uzun zaman önce yaptırılmış olmasına karşın sözlüğün henüz yayımlanmamış olması.
9.      Türkiye Türkçesi Ağızları için ayrıntılı ve Derleme Sözlüğünden çok daha kapsamlı bir sözlüğün hazırlanmamış olması, Türkiye Türkçesi Ağız Atlasları çalışmalarına ise başlanamamış olması.
10.  TDK yayınlarında, yer yer, yine TDK tarafından yayımlanan Gramer Terimleri Sözlüğüne uyulmuyor olması.
 
2. Çalışma Kurulu
1.      TDK’nin özerk bir kuruluş olmaması.
2.      Planlı derleme çalışmalarının bırakılmış olması, sürdürülmemesi.
3.      Eğitime yönelik sözlüklerde, çalışmalarda seviye sözcüklerinin belirlenmemiş olması, ilköğretime yönelik yeterli pedagojik yayının olmaması.
4.      TDK’nin, kuruluş felsefesindeki “Dil Devrimi”ne sahip çıkarak hatalı bir yaklaşım sergilemesi.
5.      MEB ve TDK işbirliğiyle bilim ve eğitim dili olarak Türkçenin yerleştirilmesine yönelik bir çalışma yapılmaması.
6.      Terim sözlüklerinin yetersiz olması.
7.      Türk Dili Dergisi’ndeki edebiyat ürünlerinin düzeyinin yetersiz kalması.
8.      Türk Dili Dergisi’nin hakemli, akademik bir yayın organı gibi olması, Yönetim Kurulunda, denetlemelerde edebiyatçı bulunmaması.
9.      Yayınların illere ulaşmasında sorunlar yaşanması.
10.  TDK’nin bilimsel çalışmaları yeterince yayan bir kuruluş olmaması.
 
 
3. Çalışma Kurulu
 
1.      TDK Teşkilat Yasasının çıkarılması konusunda kamuoyu oluşturulamaması.
2.      Yabancı sözcüklerin önlenmesi konusunda, dışalım yoluyla gelen teknolojik buluşlara, yabancı sözcük dile yerleşmeden ve yaygınlaşmadan önce öneride bulunulmaması, bu yöndeki önlemlerde geç kalınması.
3.      Basın-yayın organlarında dil kullanımına ilişkin olarak yaptırım gücüne sahip olmaması; ceza yetkinliği olan oluşumlarda (RTÜK vb.) temsilci bulundurmaması.
4.      Yazım kılavuzlarının sık değişmesi nedeniyle kamuoyunda kuruma duyulan güvenin yitirilmesi.
5.      Kamuoyunda güçlü ve olumlu bir imgeye sahip olunmaması; kurum hakkındaki belirli olumsuz önyargıların giderilmesi yönündeki çabaların yetersiz kalması.
6.      Görsel, işitsel ve yazılı iletişim araçlarında görev yapanların dilin doğru ve güzel kullanımı konusunda eğitilmiyor olması.
7.      Kurum çalışanlarının akademik gelişimlerinin sağlanmasına ve kurum içinde akademik çalışmalar yapılmasına yeterli olanakların tanınmaması; kamuoyunda beklenti oluşturan birtakım projelerin yarım bırakılması.
8.      Tarama - derleme gibi alan çalışmalarında teknolojinin sunduğu olanaklardan yeterli ölçüde yararlanılmaması; üniversitelerin yürüttüğü alan çalışmalarının kurum çalışmalarıyla bütünleştirilememesi.
9.      Kurumun, Türkiye’de yazım birliğini sağlama yönündeki çalışmalarının amacına ulaşamaması.
10.  Özellikle bilgi teknolojileri alanındaki uygulamaların Türkçenin özellikleri ve gereklerine uyarlanması konusunda, Microsoft gibi üreticilerle yeterli işbirliğinin sağlanamamış olması. 
 
4. Çalışma Kurulu
 
1.      Türk Dil Kurumu’nun kurumsal kimliğini ve imajını tanıtıcı faaliyetlerin yetersiz kalması; kamuoyu tarafından kurumun yeterince tanınmaması.
2.      Yazım kurallarının belirlenmesinde tutarsızlıkların söz konusu olması; bu durumun kamuoyunda kuruma duyulan güveni azaltması.
3.      Yabancı sözcüklere bulunan Türkçe karşılıkların belirli oranda yapay kalması.
4.      Kurum genel ağ sayfasında, gerek bilgi açısından gerekse teknik açıdan kimi hatalar bulunması.
5.      Kurumun, özellikle çocuk yayınları konusunda yetersiz kalması, çocuklara Türkçeyi sevdirme yönündeki çalışmaların çok sınırlı olması.
6.      TDK, Telif Hakları Yönetmeliği’nin günün koşullarına yanıt vermemesi.
7.      Kurumun bilimsel yayınlarının nitelik olarak kimi zaman zayıf kalması; yapılan birçok iyi çalışmanın yanında bilimsel açıdan yetersiz çalışmaların da yayımlanıyor olması nedeniyle kurum kimliği ve imajının önemli ölçüde sarsılması.
8.      Bilimsel yayınlarda TDK yazım kılavuzunun etkin kullanılması yönünde eksiklikler olması; hatta kimi zaman kurumun kendi yayınlarında, kendi kılavuzunun esas alınmadığının gözlemlenmesi.
9.      Söyleyiş, vurgu, tonlama ile ilgili, Türkçeyi güzel konuşmaya yönelik çalışmaların yetersiz kalması.
10.  Türk dilinin doğru kullanımıyla ilgili olarak dış paydaşlarla kurulan kurumsal ilişkilerin yeterli ölçüde etkin olmaması; söz konusu kurumlardaki hizmet içi eğitimlerin bu eksikliği gidermede yetersiz kalması.
Değerlendirme
 
Türk Dil Kurumu’nun yetersizlikleri, eksikleri ve sorunlarının irdelenmesine ve en önemli bulunan 10 sorunun belirlenmesine yönelik birinci oturumdaki tartışmalarda, bütün kurullar öncelikle TDK’nin bir teşkilat yasasının bulunmaması, mevcut yasadaki boşluklar nedeniyle bilim kurullarının çalışamaz durumda olması üzerinde durmuşlardır. Görevlerin yerine getirilmesi bağlamında yaşanan bu sıkıntının pek çok başka sorunun da zemini olduğu, yasanın çıkmasının daha da gecikmesi halinde Kurumun işlevini yerine getiremez olacağı da vurgulanmıştır. Öte yandan temel sorunlardan biri olarak TDK’nin mali ve idari açıdan tam özerk yapısından uzaklaşmış olması gösterilmiştir. Bunun bürokratik süreçlerin uzaması, nitelikli personel istihdamında zorluklarla karşılaşılması, hizmetlerde bazı aksamalar yaşanması gibi sonuçlar doğurduğu ifade edilmiştir.
 
Yazım kurallarının belirlenmesinde tutarsızlıklar olması, yazılı kaynaklar ve genel ağdaki bilgilerin çelişmesi, yazım kılavuzlarının sık değişmesi vb. durumların TDK’nin güvenilirliğini zedeleyici etkisi olduğunun altı çizilmiş, Kurumun dilin doğru ve güzel kullanımını yönlendirici, teşvik edici etkinliklerinin ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliğinin yetersizliğine işaret edilmiştir. Bütün bunların, Kurumun ülkede yazım birliğini sağlama yönündeki çalışmalarda istenen başarıya ulaşmasını engellediği vurgulanmıştır.
 
Tarama ve terim sözlüklerinin hazırlanmasına yönelik çalışmaların yetersiz kalması, öğretim düzeylerine uygun seviye sözlüklerinin bulunmaması, fişlemesi tamamlanmış bazı önemli çalışmaların yayına dönüştürülememesi de değinilen sorunlardandır. Hizmet ve etkinliklerin tanıtılmasında ve duyurulmasında, yayınların taşraya ulaştırılmasında aksamalar olduğu konusunda, kurullarda benzer düşünceler üretildiği görülmektedir.
 
Çalışma kurullarının belirlediği sorunlar arasında dikkat çeken bir başka nokta, bazı değerlendirmelerin farklı düşünceleri de yansıtmasıdır. Örneğin bir yandan Kurumun süreli yayınlarından Türk Dili Dergisinin akademik bir yayın organı gibi olması, öte yandan dergideki edebiyat ürünlerinin istenen nitelikte olmaması eleştirilmiştir. Ayrıca, TDK’nin ilk kuruluş zamanındaki amaçlarından uzaklaşılmış olmasından yakınılırken, bir başka kurulda, günümüzde hâlâ 1932’nin kuruluş felsefesine sahip çıkılmaya çalışılmasının hatalı bir tutum olduğu dile getirilmiştir. (DEVAM EDECEK)
 
 
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
 
    
Bu haberi toplam 24 kişi beğendi.
Genç Medyacılara Yol Haritası (116) - 08.02.2012 14:08:40 Genç Medyacılara Yol Haritası (115) - 30.01.2012 09:06:04 Genç Medyacılara Yol Haritası (114) - 23.01.2012 09:05:42 Genç Medyacılara Yol Haritası (113) - 16.01.2012 09:22:19 Genç Medyacılara Yol Haritası (112) - 09.01.2012 09:08:55 Genç Medyacılara Yol Haritası (111) - 02.01.2012 08:55:24 Genç Medyacılara Yol Haritası (110) - 26.12.2011 12:31:48 Genç Medyacılara Yol Haritası (109) - 19.12.2011 11:41:00 Genç Medyacılara Yol Haritası (108) - 09.12.2011 11:58:58 Genç Medyacılara Yol Haritası (107) - 28.11.2011 09:38:50 Genç Medyacılara Yol Haritası (106) - 21.11.2011 14:30:25 Genç Medyacılara Yol Haritası (105) - 31.10.2011 13:03:34 Genç Medyacılara Yol Haritası (104) - 24.10.2011 11:27:36 Genç Medyacılara Yol Haritası (103) - 17.10.2011 12:38:43 Genç Medyacılara Yol Haritası (102) - 11.10.2011 10:15:47 Genç Medyacılara Yol Haritası (101) - 03.10.2011 14:15:13 Genç Medyacılara Yol Haritası (100) - 26.09.2011 11:30:31 Genç Medyacılara Yol Haritası (99) - 19.09.2011 12:50:02 Genç Medyacılara Yol Haritası (98) - 12.09.2011 15:04:06 Genç Medyacılara Yol Haritası (97) - 05.09.2011 17:37:28 Genç Medyacılara Yol Haritası (96) - 28.08.2011 08:43:48 Genç Medyacılara Yol Haritası (95) - 22.08.2011 16:38:54 Genç Medyacılara Yol Haritası (94) - 15.08.2011 09:55:08 Genç Medyacılara Yol Haritası (93) - 08.08.2011 10:11:48 Genç Medyacılara Yol Haritası (92) - 01.08.2011 10:58:04