Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
  Yazarlar
Hüseyin MOVİT
Genç Medyacılara Yol Haritası (44)
21.06.2010 10:30:42
YANLIŞI BULUN:
Şu anda burada yazmaya haya ediyorum. (Hadi Özışık, 14.06.2010, www.internethaber.com)
 
Üretim düştü, işsizlik arttı, piyasada yaprak kımıldamıyor... (Güngör Uras, Milliyet, 15.06.2010)
 
Gömdüğü mayınları bulup temizleyemeyen ordu, eleştirilerine bu haftaki toplantı da cevap verilecek mi bilemiyoruz. (Sırrı Er, Hilal'de Sabah, Hilal TV, 27.05.2009)
 
Fikret Hakan'ın oyunculuk kariyeri 1952 tarihli Köprüaltı Çocukları ile başlar. (Nigâr Pösteki, "Türk Sinema Tarihi/Fikret Hakan", http://www.kidap.com.tr/turk-sinema-tarihi-fikret-hakan-k137151.kitap, 20.06.2010)
 
BKM’nin vermek istediği mesajda bu. (Ertan Aca, Hurriyet, 18.06.2010)
 
... İran’ı diplomasi masasında tutmak için canhıraş çalışan... (Eyüp Can, Hürriyet, 18.06.2010)
 
GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) seminerinde yapmış olduğu konuşması ile ilgili olarak, gerçekleri yansıtmayan haberlere ve bilgilere yer verilerek kamuoyu yanıltılmış ve bu şekilde müvekkil Salın Ramazanoğlu küçük düşürülmüştür. (Başbakan Başmüşaviri Dr. Yıldırım Mehmet Ramazanoğlu Vekili Av. Muammer Cemaloğlu'nun tekzip metninden, Milliyet, 18.06.2010)
 
Ocak-mayıs döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre: -  Bütçe harcamaları % 5.3 arttı. -  Bütçe gelirlerindeki artış % 19.0 oldu (Güngör Uras, Milliyet, 16.06.2010)
 
Bunun üzerine pazarlığı yapan polis memuru saat 24.00 sıraları müşteri gibi E.Y.’nin oturduğu siteye gitti. (Ramazan Eğri, Hürriyet, 16.06.2010)
 
Bunun üzerine pazarlığı yapan polis memuru saat 24.00 sıraları müşteri gibi E.Y.’nin oturduğu siteye gitti. (Ramazan Eğri, Hürriyet, 16.06.2010)
 
 Ben bir bizzat Almanya’ya giderek 20’den fazla Türk kulübünde görüşmeler yaptım. (Erman Toroğlu, Hürriyet, 16.06.2010)
 
Sonra envai çeşit ot. Kuşotu, şerbeti bostan, börülce, hindibağ, ısırgan otu... (Balçiçek Pamir, Sabah, 24.04.2005)
 
Rijkard'da mı bütün geçmişine sırtını çevirip, tedbirli, ilk önce savunmayı düşünen bir oyun felsefesine mi döndü? (Alper Tunga
Albayrak, Yeni Şafak, 06.04.2010)
 
Montesquieu’nun birbirini sınırlayan ve kontrol eden kuvvetler ayrımı fikrini savunmaya götürür.(SİNAN ÖZBEK, Taraf, 20.06.2008)
 
Malum, son zamanlarda uğursuz sesler çoğaldı. Çözüm ihtimali kimilerini korkutuyor; ölüseviciler toprağa taze bedenler istiyor. (Berat Özipek, Star, 15.06.2010)
 
BDDK tarafından verilen bilgilere göre, nisan ayı sonları itibariyle Türkiye’de yaşayanların,... (Güngör Uras, Milliyet, 15.06.2010)
 
Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişkilendirilmeye çalışılmakta; temel insan hakları, anayasal teminatlar, "masuniyet karinesi", "adil yargılanma hakkı" gibi en temel hukuk ilkeleri pervasızca ihlal edilmektedir. (Radikal, 01.08.2008)
"Öyle cihan alimleri var ki, bilmedikleri yok!", "Bir de 'Burka' giyip aleme gösterse ya!" (Hasan Pulur, Milliyet, 14.06.2010)
 
Artvinlilerin bir sözü var : Ardı arından, arlı arından korkar, benden korkar. (Sırrı Er, Hilal'de Sabah, Hilal TV, 06.03.2009)
 
GEÇEN HAFTAKİ "YANLIŞI BULUN"A CEVAPLAR (CEVAPLAR PARANTEZ İÇİNDE):
Maradona o tarihten sonra inanılmaz bir hırs yaptı. (Altan Tanrıkulu, Hürriyet, 13.06.2010)
("Yapmak" yardımcı fiiliyle "hırs yapmak" uydurması, sıkça kullanılır oldu. "Çok kızmak, öfkelenmek" anlamında "hırslanmak" fiilini kullanmak varken...)
 
Daha önemlisi ne Bağdat ne de Şam’da -Şam’da 40-50 kişilik bir grup dışında- isyan denilebilecek seviyede bir hareket olmamıştır. (Avni Özgürel, Radikal, 13.06.2010)
("Ne... ne..." tekrarlamalı bağlaç kullanıldığında fiili olumlu olur. Bu bir kuraldır. -bk. TDK-Türkçe Sözlük-.)
 
Bir zamanlar Arapların paralı askeri olmuştuk, şimdi de Arapların İsrail’le sürdüremediği savaşı mı üsleneceğiz? (Türker Alkan, Radikal, 13.06.2010)
("Üslenmek" ile "üstlenmek"i karıştırma sırası T.Alkan'a gelmiş olacak ki...)
 
Geçenlerde Hasan Pulur’a sitem ettim, benim cevap verebileceğim bir suali niye bana sormadın, diye. O sırada sen kimbilir hangi televizyon kanalındaydın, diye mâhitaba aldı beni. Eyvallah dedimse de bu kadarı yetmedi. (Hakkı Devrim, Radikal, 13.06.2010)
("Biriyle alay etmek, eğlenmek" anlamındaki deyimin doğrusu "mâhitaba almak" değil, "maytaba almak"tır. -bk. TDK-Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü-.)
 
"Sen de iş yoksa ben ne yapayım kardeşim” karşılığını verdi. (Yaşar ANTER- Cavit AKGÜN, Radikal, 12.06.2010)
("Bulunma durumu eki" "-de" kelimeye eklenir. Bu bir kuraldır. Doğru yazım: Sende iş yoksa...)
 
"Durumun vahametini kavrama çağında olmayan diğer örgenciler gibi bu işi yapan öğrenci de henüz gammazcılığın ne anlama geldiğini çözümleyememektedir.", "Karne dönemi gelince kendince bir mükafat metoduyla bu öğretmen “gammazcı” çocuğa takdirname vererek ödüllendirmek ister bazı öğretmenlerin karşı çıkışıyla ödül teşekkür belgesine dönüşür…" (Mehmet Nuri Parmaksız, www.mehmetnuriparmaksiz.com/haberdetay.asp?hkid=105&hakid=223&hid=, 24.8.2008)
("Gammaz", "ispiyoncu" anlamında bir sıfattır. Sıfata "-cı" eki takılarak yeniden sıfat yapılamaz.)
 
"Arama motorunun ne olduğunu iyi kötü anlamış olduğumu gördüm.", "Google dedikleri de bir tür arama motörü galiba." (Hakkı Devrim, Radikal, 11.06.2010)
(Sayın Hocamız önce doğruyu (motor) sonra da yanlışı (motör) tercih etmiş. "Bir kalem sürçmesi" diyelim mi?)
 
"Seçim sathı mahalline girildi mi?", "...toplantıdaki açıklamaları manifesto niteliği taşıyordu ve dinleyenlerde önümüzdeki dönemin bir seçim sathı mahalli olduğu izlenimini yarattı.", "...toplantıdaki açıklamaları manifesto niteliği taşıyordu ve dinleyenlerde önümüzdeki dönemin bir seçim sathı mahalli olduğu izlenimini yarattı" (Vecdi Tamer, Akşam, 12.05.2002)
("Seçim eğik düzeyi”  anlamındaki tamlama "seçim sathı mahalli" değil, "seçim sathı maili"dir.)
 
O zaman da büyük suikastları kışkırtarak, örgütleyerek bir zemin yaratmışlardı, bugün de aynısını yapmaya çalışıyorlar. (Oral Çalışlar, Radikal, 09.06.2010)
(Doğru yazım "aynısını" değil, "aynını"dır. -bk. Örnekleriyle Türkçe Sözlük-MEB)
 
Gazze'ye insani yardım götüren gemileri uluslar arası karasularında durduran, insanların üzerine kurşun yağdıran, (Nedim Odabaş, Millî Gazete, 09.06.2010)
("Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal" anlamındaki kelime "uluslar arası" değil, "uluslararası"dır.)

Holokost ve Anti-Semitizm Rantiyecisi İsrail’e Artık Dur Denmeli (Mustafa Acar, www.tyb.org.tr/mustafa-acar/holokost-ve-anti-semitizm-rantiyecisi-israil-e-artik-dur-denmeli, 09.06.2010)
("Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu değerli evrakın (hisse senedi vb.) geliriyle yaşayan kimse, getirimci" anlamındaki "kelime "rantiyeci" değil, "rantiye"dir. -bk. TDK-Türkçe Sözlük-.)
 
Ateş olsalar cürümleri kadar yer yakarlar. Bana ne?.. (Hıncal Uluç, Sabah, 09.06.2010)
("Cirim" -hacim- ile "cürüm"ü -suç- karıştırma sırası H.Uluç'a gelmiş olacak ki...)
 
"Dokuz Türkün canının hesabını kim verecek?", "Ölen Türkün hükmünü çok önceden vermişiz." (Hasan Pulur, Milliyet, 09.06.2010)
(Millet, boy, oymak adları kesme işareti ile ayrılır. Bu bir kuraldır -bk. TDK-Yazım Kılavuzu-. Doğru yazım: Türk'ün...)
 
"Merkez Bankası tarafından yayınlanan 2010 Mayıs ayı Finansal İstikrar  Raporu’na göre...", "Yurtiçinden kullanılan 222 milyar TL’nin, 142 milyar TL’si Türk Parası, 80 milyar TL’si ise döviz cinsi kredi.", "2008 yılı sonuna göre, 2010 Mart ayı itibariyle  firmaların toplam borçlarında 13 milyar TL’lik artış var.", "2009 sonu itibariyle 15 milyar dolar ithalat borçları var." (Güngör Uras, Milliyet, 07.06.2010)
(1. yanlış: Dilimizde "neşretmek" anlamındaki fiil "yayınlamak" değil, "yayımlamak"tır. 2. yanlış: "Yurtiçinden" imlası yanlış, doğrusu: Yurt içinde... 3. Yanlış: "Bakımından" anlamındaki zarf "itibariyle" değil, "itibarıyla"dır.)
 
"Ortalarına oturmuş olan, kirli mavi flütü boğazına kadar sokmuş bir kendinden geçmişlik içinde, nefesinden name yaratıyor.", "Flütün dilinden kemençe ney karışımı ses çıkaran delikanlı, çaldığı nameler içinde gençliğini bırakıp gitmiş Furkan'ı getiriyor." (Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, Yeni Şafak, 07.06.2010)
(1. yanlış: Flüt, zurna ya da klarnet gibi ağza alınmaz, dudağa değdirilmeden çalınır. 2. yanlış: Yaratılan "name" değil "nağme"dir. Bilindiği gibi "name"nin anlamı "mektup", nağme"nin anlamı, "Güzel, uyumlu ses, ezgi, melodi"dir.)
 
Bakın Çanakkale Türküsü’ne: Çanakkale Türküsü: Çanakkale içinde vurdular beni /Ölmeden mezara koydular beni/Of gençliğim eyvah.
(Kerem Doksat,www.keremdoksat.com/2007/04/09/bir-turkumuz-ve-turk%E2%80%99umuz-daha-yok-mu/ için, 04.09.2007)
(Adı geçen türkü Çanakkale'ye değil, Kastamonu'ya aittir. -bk www.kastamonu.gov.tr)
 
İstiklal Marşı'nda halay çekenlere 2'şer yıl hapis istemi (Radikal, 08.06.2010)
(Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla belirtilir: 2'şer değil ikişer, 9'ar değil dokuzar, 100'er değil yüzer. bk. TDK Yazım Kılavuzu-.)
 
"Londra'ya gidişimde guruba rastgelmem mi?", "2003'te Moskova Bolşoy'a gelen ve o günden bu yana, dünyanın dört bir yanında en büyük bale guruplarına konuk olan olağanüstü dansçı", "Michael Flatley, kendi gurubunu kurmuş, Lord of the Dance'ı yaratmıştı." (Hıncal Uluç, Sabah, 09.06.2010)
("Küme" anlamındaki kelime "gurup" değil, "grup"tur. Bilindiği gibi, "gurup"un anlamı, "Bir gökcisminin -Ay, Güneş, yıldız- gözerimi altına inmesi"dir. -bk. Dil Derneği-Türkçe Sözlük) 
 
YAKINDAN KUMANDA'DAN
Bir "dil yaresi" daha
Bu köşenin okurları, Hüseyin Movit'i yakından tanıyorlar. Türk Dili Gönüllüleri'nin bayrağını taşıyor. Medyadaki tüm dil yanlışlarının üzerine çarpı atmasıyla ünlü. Zaman zaman beni de "düzelttiğinden", yazımı bitirdikten sonra bir kez kendim için, bir kez okurlarım için, bir kez de Movit için okuyup, kontrol ediyorum. Hüseyin Movit bu kez de Şafak Sezer ile Orhan Gencebay'ın birlikte rol aldığı televizyon reklamına takılmış.
Şöyle diyor: "Reklamasyon ne demek? Ekranda Sezer, reklamda oynaması konusunda Gencebay'ı ikna etmeye çalışıyor: 'Size bir reklamasyon teklifimiz olacak' diyor. Ne reklam filmini çekenlerin ne de Şafak Sezer'in "reklamasyon" kelimesinin anlamından haberi var! 'Hizmette/üründe kusur şikayeti' anlamındaki kelimenin anlamını bilmeden, ekrana çıkma cesareti gösterdikleri (!) için kendilerini kutluyorum."
Reklam metnini yazanlar, "Ama orada Şafak Sezer'in canlandırdığı tip, dünyadan habersiz bir lumpen... Biz bu karakteri resmetmek için o hatalı kelimeyi özellikle söylettik" diyebilirler. Yine de Hüseyin Movit haklı. Bu ülkede insanların yarısı Türkçeyi okuldan değil, televizyondan öğreniyor. Hassasiyet göstermekte fayda var.(Yüksel Aytuğ, Sabah/Günaydın, Yakından Kumanda, 12.06.2010)  
 
DİL YARESİ'NDEN
* Ekranlarda bir reklam filmi. Şafak Sezer, Orhan Gencebay’a bir reklamasyon teklifi götürüyor. Kır yerinde çekilecek filmin kısaca konusunu da hatırlatıyor, «Baba!» diye hitap ettiği Gencebay’a: «Sen şöyle yapacaksın da böyle yapacaksın» diye.
Ne var ki Gencebay teklifi kabul etmiyor. İlgisiz de bir sebep gösteriyor, geçen yıl altyapılarını üç katına çıkardılar, diye.
Şafak bozuluyor. «Şekeri düştü galiba» diye homurdanırken, Baba’yı saygıyla selamlamaktan ve onun bir sözüyle veda etmekten de geri duramıyor:
– Berhudar ol!
Evet, Orhan söyler bunu, ama durup dururken değil; tartışmasız benimsenmiş «babalık» sıfatına dayanarak. Çünkü bu sözün «Hayırlı günler gör, muradına er!» temennisi dışında bir de protokol şartı vardır:
– Büyüklerin kendilerinden küçüklere söylediği bir hayır dileği ve duasıdır.
Baba diye hitap ettiğiniz sizden büyük birine söylerseniz haddinizi aşmış ve saygısızlık etmiş olursunuz. (Hakkı Devrim, Radikal, 15.06.2010)
  
 
DİL YARESİ'NDEN
* Şafak Sezer’in, Vodafone’un televizyondaki reklamında, bir yandan «Baba!» diye hitap ettiği Orhan Gencebay’a, reklamlarda rol alma teklifi reddedilince, öfkesini belli etmemeye çalışarak, «Berhudar ol!» diye hitabını yadırgadığımı yazdım. Bu duanın, yaşça muhatabından büyük olanların ağzında bir anlamı vardır; genç bir insanın babası yaşındaki birine «Berhudar ol!» temennisinde bulunması densizlik sayılır, dedim.
Okurum Nalan Teker’in şu itirazı oldu: «Şafak Bey Berhudar ol! değil, benim anladığım ayrılırken Gencebay’a Berhudar oldum! diyor. Soruyor:
– Böyle olunca ifade yerli yerine oturuyor, değil mi?
Bakın, Berhudar ol! «Hayırlı günler gör» anlamında büyüklerin küçüklere söylediği bir dua sözüdür» diyor sözlük. Berhudar olmak fiilini de «Mutlu olmak, muradına ermek» diye tarif ediyor. (Ayverdi Sözlüğü). Şafak’ın Orhan’a burulmuş halde ayrılırken, reklamda rol almayı reddettiğin için mutluyum, muradıma erdim, demiş olması da aklın alacağı bir tepki olmazdı.
*
Bir diğer hanım okurum Işıl Oğan Atalay, aynı konuda şunu soruyor:
– Reklamasyon teklifi götürmek, diye bir şey var mı? Ben de bu cümleyi hiçbir yere oturtamadım. Benim bildiğim reklamasyon satın alınan malın gereken kalitede olmayışından ileri gelen bir itiraz ve taleptir. (Sözlüğe göre, «1. huk. Hak iddiası; adalete başvurma; şikâyet. 2. Yapılması istenen şey, istek, dilek» demek.
Bence Şafak «reklam» yerine, daha tumturaklı bir laf etmek için «reklamasyon» demiş olabilir. Kendinden pek emin olmayan, Orhan’dan çekinen bir hali var. O öyleyse «Berhudar»ın tam nerede  ve nasıl kullanılacağını bilememesi de anlaşılabilir. (Hakkı Devrim, Radikal, 18.06.2010)
 
GEÇEN HAFTAKİ "GENÇ MEDYACILARA YOL HARİTASI'NDAN
"Size bir reklamasyon teklifimiz olacak", "At reklamı izi kalsın" (Şafak Sezer, Vodafon reklamı, Kanal D, 06.06.2010/20.08)
 ("Reklamasyon" kelimesinin "reklam" ile uzaktan yakından bir ilgisi yok. Kelimenin anlamı "hizmette ya da üründe kusur şikâyeti"dir.)(H.M.)
 
 
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
 
 
    
Bu haberi toplam 29 kişi beğendi.
Genç Medyacılara Yol Haritası (116) - 08.02.2012 14:08:40 Genç Medyacılara Yol Haritası (115) - 30.01.2012 09:06:04 Genç Medyacılara Yol Haritası (114) - 23.01.2012 09:05:42 Genç Medyacılara Yol Haritası (113) - 16.01.2012 09:22:19 Genç Medyacılara Yol Haritası (112) - 09.01.2012 09:08:55 Genç Medyacılara Yol Haritası (111) - 02.01.2012 08:55:24 Genç Medyacılara Yol Haritası (110) - 26.12.2011 12:31:48 Genç Medyacılara Yol Haritası (109) - 19.12.2011 11:41:00 Genç Medyacılara Yol Haritası (108) - 09.12.2011 11:58:58 Genç Medyacılara Yol Haritası (107) - 28.11.2011 09:38:50 Genç Medyacılara Yol Haritası (106) - 21.11.2011 14:30:25 Genç Medyacılara Yol Haritası (105) - 31.10.2011 13:03:34 Genç Medyacılara Yol Haritası (104) - 24.10.2011 11:27:36 Genç Medyacılara Yol Haritası (103) - 17.10.2011 12:38:43 Genç Medyacılara Yol Haritası (102) - 11.10.2011 10:15:47 Genç Medyacılara Yol Haritası (101) - 03.10.2011 14:15:13 Genç Medyacılara Yol Haritası (100) - 26.09.2011 11:30:31 Genç Medyacılara Yol Haritası (99) - 19.09.2011 12:50:02 Genç Medyacılara Yol Haritası (98) - 12.09.2011 15:04:06 Genç Medyacılara Yol Haritası (97) - 05.09.2011 17:37:28 Genç Medyacılara Yol Haritası (96) - 28.08.2011 08:43:48 Genç Medyacılara Yol Haritası (95) - 22.08.2011 16:38:54 Genç Medyacılara Yol Haritası (94) - 15.08.2011 09:55:08 Genç Medyacılara Yol Haritası (93) - 08.08.2011 10:11:48 Genç Medyacılara Yol Haritası (92) - 01.08.2011 10:58:04