22.03.2010 12:23:20YANLIŞI BULUN:
Sonunda ne oldu? O asistan hakem bu sefer gözünün önünde olan pozisyonu göremeyip Galatasaray’ın Avrupa Ligi’nden elenmesini sağladı. (Erman Toroğlu, Hürriyet, 15.03.2010)
Saynur Tezel, prodüktörü ve asistanı ayrıldı. Akşam'da maaşsız çalışılan gün sayısı 27'ye ulaştı, yöneticiler grubun haber kanalı Skytürk'te de tensikat düğmesine bastı.
www.gunaydinweb.com/haber/Saynur-Tezel-Sky.../14989 - Önbellek - Benzer, 08.03.2010)
Tüm Türkiye’nin seyrettiği ve de insanların evlenmek niyetiyle katıldığı bir programın ortamı nasıl olurda pavyon ortamına benzer? Bu kadar zamandır pavyon dışında da bir dünya tanıdığın halde nasıl olurda hala her ortamı pavyon ortamı sanırsın akıl ermez doğrusu… (Madam Lily, www.sacitaslan.com, 15.03.2010)
Kaale almadığı için mi? (Mehmet Tezkan, Milliyet, 16.03.2010)
Doğumhanedeki odanın kapısından yorgun halde çıkan doktor, dışarıda büyük heyecan içinde bekleşenlere müjdeli haberi veriyor: (Mehmet Şeker, Yeni Şafak, 16.03.2010)
Fatih Altaylı'nın bugün patronu olan Turgay Ciner hakkında 16 Mart 2003 yılında Hürriyet Gazetesi'nde yazdığı yazısını sordu. (www.gazeteciler.com, 17.03.2010)
Yeterki gel.. Sanmaki birdaha bakmam yüzüne,akde vefa var /Giderken öyle mağrur durduğun yerdeyim gel... (Namık Atasoy,http://www.antoloji.com/siir/multimedya/redir.asp?multi=119132, 17.03.2010)
Artı, kamuoyu tepkisinden dolayı hükümet “kan kusup kızılcık şerbeti içeriz de milim gerilemeyiz” beyanatları patlatırdı.(Hadi Uluengin, Hürriyet, 18.03.2010)
Heyecan yaptı şansını yitirdi (Sabah, 07.09.2005)
1989 tarihli 'İnsanlar' albümünden. (Emre Aköz, Sabah, 13.01.2008)
Kürdü, lazı, çerkezi.. Alevisi, Yezidisi, Yahudisi, Hıristiyanı.. (Hıncal Uluç, Sabah, 09.02.2010)
"Küba'da 5,6 şiddetinde deprem", "Küba'nın güneydoğusundaki Guantanamo yakınlarında 5,6 şiddetinde deprem meydana geldi." (Yeni Şafak,20.03.2010)
Ama vücudunun ısısıyla, altındaki buz yavaş yavaş erimiş ve sonunda çatlayıp kırılmış. (Hasan Pulur, Milliyet, 20.03.2010)
Ben hoş görmüşüm, 100 bin Ermeni, bilmem kaç bin Filipinli, Moldovalı, Bulgar, Romen çalışıyor ülkemde.. İzinsiz, kaçak..(Hıncal Uluç, Sabah, 20.03.2010)
Bize gelen ilk bilgi aba altına giden ismin Sevilay Yükselir olduğu yönündeydi...(Hacer Alkan, www.gazeteciler.com, 20.03.2010)
Hani merakıma mucip oldu da...(Reha Muhtar, Vatan, 20.03.2010)
Hani benim özgür TRT'em var ya, dizilerinde İsraillileri kanlı çocuk katilleri gösterip, ilişkilerimizi bozan.. (Hıncal Uluç, Sabah, 19.03.2010)
Onur Öymen aynı beş aşağı beş yukarı aynı sözleri söylemiş, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu karşı çıkmıştı. (Cengiz Çandar, Radikal, 19.03.2010)
GEÇEN HAFTAKİ "YANLIŞI BULUN"A CEVAPLAR (CEVAPLAR PARANTEZ İÇİNDE):
Fellini'nin "Roma Citta Aperta"sı gibi... (Mehmet Y.Yılmaz, Milliyet, 16.06.2002)
("Roma Citta Aperta" -Roma Açık Şehir- Federico Fellini'nin değil, Roberto Rosselini'nindir.)
Mahzar'ın 'Biricik' keyfi (Akşam/Magazin, başlık, 29.01.2009)
("Bir şeyin ortaya çıktığı, göründüğü yer ya da kimse" anlamındaki kelime "mahzar" değil, "mazhar"dır.)
Şubat'ta sevgili, Martta kadın, Mayıs'ta anne Haziran'da baba, Temmuz Ağustos, Eylül en tatilci kimlikler, hem bize hem muhatabımıza "armağan" olarak sunuluyor. (Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, Yeni Şafak, 12.03.2010)
("Şubat", "mart", "mayıs", "haziran", "temmuz", "ağustos" ve "eylül" "özel ad" değil "cins adı"dır; bu nedenle büyük harfle başlamaz ve kesme işareti ile ayrılmaz!)
Bursa polisi 6 bin aracı incelemeye aldı. 7 yaşındaki çocuğa bu minübüslerden biri çarptı. (www.radikal.com.tr, 10.03.2010)
(Birçok haberci gibi, Radikal editörü de "minibüs" yerine "minübüs"ü tercih etmiş; Google araştırma motorundaki 156.000 site gibi!)
Çalımbay'ın laakaabı Atom Karınca'ydı... (Melih Şendil, Lig TV, 08.03.2010)
("Bir kimseye ya da bir aileye kendi adından ayrı olarak sonradan takılan,o kimsenin ya da o ailenin bir özelliğinden kaynaklanan ad" anlamındaki "lakap" kelimesinin iki hecesi de kısa olarak seslendirilir.)
Elazığ'da rakım (..) çok yüksek. (Şafak Toprak, atv, 08.03.2010/18.50)
("Yükselti" anlamındaki kelime "raakım" şeklinde seslendirilir. Şafak Toprak, "Rakım soğuk mu?" der gibi "rakım" diyor!)
"Bu tayin, merkezlerin işlerinin azalmasına ve daha mühim ve emniyet ve asayişe müteallik işlere hasr-ı dikkat ve vakit etmesine mucip olmaktadır.", "178. maddesi, (20 günden fazla hastalığa mucip cerh ve darp) ve...", "...tarafın ve şahudin hemen celp ü ceminde sürat ve suhulete mucip olduğu gibi balada..." (Emniyet Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, http://www.egm.gov.tr/egitim/dergi/eskisayi/28/yeni/web/Eyup_SAHIN1.htm, 09.03.2010)
("Mucip"in anlamı, "gerektiren, gerektirici" olduğuna göre "yönelme durumu" ekiyle değil, "belirtme durumu" ekiyle kullanılmalıdır. Doğru imla: etmesini mucip...)
Kamuran en çok Hüzzam makamındaki ‘Beklerim her gün bu sahillerde mahsun böyle ben’ şarkısını ve viskiyi severdi. (Muharrem Aydın, Hürriyetr, 31.01.2005)
("Mahsun"un anlamı "sağlam, kullandırılmış"dır. Bu cümlede kullanılması gereken kelime "üzgün, üzüntülü" anlamında "mahzun"dur.)
Zengin ailelerdeki durumu pek bilmem. Yakından, içinden bildiğim mütevazi bir memur ailesidir. (Hakkı Devrim, Radikal, 09.03.2010)
(Sevgili Hocam, bir kalem sürçmesine kurban gitmiş ve "paralel" anlamındaki "mütevazi"yi, "alçak gönüllü" anlamındaki "mütevazı" yerine kullanmış.)
Mevlana Kalkınma Ajansı 35 elaman alacak. (http://www.haber7.com/haber/20090617/Mevlana-Kalkinma-Ajansi-35-elaman-alacak.php, 28.02.2010)
("Haber 7" editörü, Emre Aköz'e öykünerek "eleman" -bir toplulukta çalışan insanların her biri- demek varken "elaman"ı -bezginlik ve sızlanma anlatır- kullanıyor!!!)
Yarın unutulur gider.. Aptal bir senaryo yüzünden.. (Hıncal Uluç, Sabah, 09.03.2010)
("Senaryo"lar aptal olmaz, "aptalca" olur!)
Bırakın kontrol etmeyi kontrol edilemez bir güç olarak parladı, patladı ve koca lideri ikiye katladı.
Aferin O’na! (Atilla Gökçe, Milliyet, 09.03.2010)
(Özel adlar yerine kullanılan "o" zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve kesme işaretiyle ayrılmaz.)
Sözgelimi, aklıselim insanların söylediği her şey, hızlı bir şekilde bulandırılmaya çalışılıyor. (İbrahim Tenekeci, Millî Gazete, 22.02.2010)
(İnsanlar aklıselim -sağduyu- olmaz; aklıselim sahibi olur!)
35 tane Amerikan ajanı... (Ruhat Mengi, Star TV, 07.03.2010/15.12)
(Ruhar Mengi de birçok meslektaşı gibi, insanlardan nesneymişçesine taneyle bahsediyor.)
Mahmut Esat Bozkurt, savcıların “cumhuriyet”in en büyük savunucusu olduklarını belirtmek için “savcı”nın başına cumhuriyet kelimesini koymuştur, hiçbir meslek “cumhuriyet savcısı” diye yazılmaz, söylenmez. (Hasan Pulur, Milliyet, 07.03.2010)
(Meslekler savcı olamaz. Cümlenin doğrusu: "Hiçbir meslek sahibinin unvanına 'cumhuriyet' adı eklenemez.")
DİL YÂRESİ'NDEN:
Böyle okur dostlar başına!
Yazısının başlığında soruyor Aydın Engin, 'Böyle okuyucu kimin başına?' (Cumhuriyet, 16 ağustos). Faks kopyasından okurken çok keyiflendim.
Engin'in cuma yazısında 'Hukuksal olarak mahkeme olarak nitelenmesi artık mümkün olmayan...' diye başlayan bir cümle varmış. Yazının çıktığı sabah, kahvesinden daha bir yudum almadan telefonu çalmış. Bildiği bir okur, K. Şekerkıran, hatayı görmüş nezaketle hesap soruyor. Kapatmış, bir telefon daha; arayan Hüseyin Movit (o bu işin misyoneridir). Derken adı Alp olan bir üçüncü okur, sonra bir dördüncü, ardından beşinci telefonlar.
Söz konusu -benim 'arızî' saydığım- gözden kaçmış bir hata olduğu için, gazete dili olarak da Türkçeye hükmetmekte bir sorunu olmayan Aydın Engin (bunu belirtiyorum çünkü sorunlular var), okurlarına sinirlenmeden mazeretini söylemiş; bu arada, başına gelen kazayı, komplekse kapılmadan bize de anlatıyor.
Okurlarının ilgisinden ve dikkatinden aslında memnun olduğu da belli. İzin verirse, yazısının başlığındaki 'Kimin başına?' sualini cevaba çevireceğim: 'Dostlar başına!' (Hakkı Devrim, Radikal, 19.08.1998)
ŞÜKRÜ SARACOĞLU'NUN YAŞAM ÖYKÜSÜ'NDEN:
Ve koyu Fenerbahçeli olmasına karşın kızını ezeli rakip Galatasaray’ın yüzme takımına yazdırmaktan geri durmayan bir sporsever…· (Gürkan Hacır, Efe Başvekil, Remzi Kitabevi-2006)
İşte gerçek bir sporsever.
NE DEMİŞLER:
Türkçe ağzımda anamın ak sütüdür.
(Yahya Kemal Beyatlı)
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen