Hüseyin MOVİT
Genç Medyacılara Yol Haritası (24)
2/1/2010 11:18:46 AM
YANLIŞI BULUN:
RİO DE JANERİO-Bu rüya kent hakkında bir çok web sitesi var. (Mehmet Yaşin, Hürriyet, 17.11.1999)
 
 2’şer saatten 24 saat gerekeceğini de düşünüyor musun, bunu söylerken...(Hakkı Devrim, Radikal, 28.01.2010)
 
"Dahili ve harici bedbahtlara karşı Atatürk'ün Gençliğe Hitabı'nın yayınlanmasını istiyor.(Yalçın Bayer, Hürriyet, 10.11.2007)
 
İş tanımları; işadamlarının yatırım yapacakları ülkelerde mallarına ve canlarına 'helâl gelmemesi'... (Şaziye Karlıklı, Radikal, 31.01.2005)
 
Avrupa Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası için İstanbul'un tek doğru dürüst kapalı salonu Abdi İpekçi kazılarak havuza çevriliyor.(Hıncal Uluç, Sabah, 21.10.2009)
 
Belki o gün içmeseydi de aynı şey olacaktı ama ben o kadar etkilendim ki sıtkım sıyrıldı alkolden.(İlknur K. Akman, Sabah, 02.12.2005)
 
Beşiktaş bu guruptan çıkar..(Ercan Saatçi, Hürriyet, 22.10.2009)
 
ELBETTE gelenlere “Gelmeyin!” demeyeceğiz, sınır kapısı orada, belki çoğu, o kapıdan çıkmadılar ama şimdi oradan giriş yapıyorlarsa “Niye geldiniz?” diye de sorulmayacak...(Hasan Pulur, Milliyet, 21.10.2009)
 
"Çırpınırdı karadeniz bakıp Türkün bayrağına" (Taha Akyol, Milliyet, 21.10.2009)
 
Basına hakaret eden Maradona hakkında FİFA soruşturma açtırırken... (Hıncal Uluç, Sabah, 20.10.2009)
 
“Nouma, tahammüden suç işlemiştir. Yani önceden planlayarak yapmıştır. Bana göre tahammüden adam öldürmekle tahammüden suç işlemenin farkı yok.(arsim.ntvmsnbc.com)
 
İç dengelerde bazı radikal adımlar atılması gerekiyor ama şu seçim sathı mahalli giren iktidarlarda ben böyle birden bire bir değişim, unutmayın ki Akp iktidara gelirken (www.ntvmsnbc.com, 04.05.2007)
 
Organ nakli için sıra bekleyen çaresiz hastalar, bayramda kan gölüne dönen yollardan "müjdeli haber" beklermiş meğer. (Yüksel Aytuğ, Sabah/Günaydın, 28.09.2009) 
 
İstanbul’un büyük şehir olmasının özelliği budur; iki gün kar yağar, yer yerinden oynar, oysa Erzurum’da ısı -34 derece, kimsenin sesi bile çıkmaz. (Hasan Pulur, Milliyet, 01.02.2010) 
 
GEÇEN HAFTAKİ "YANLIŞI BULUN"A CEVAPLAR CEVAPLAR PARANTEZ İÇİNDE:
Açık anlatımıyla, bu gibi konutlar “Hiç peşinatsız, sabah tapuyu al, akşam taşın 72 ayda taksitle öde” formulü ile satılıyor (Güngör Uras, Milliyet, 24.01.2010)
("Hiç" zarfının gereksiz yere kullanılmasına son örnek Güngör Uras'tan... "Hiç peşin ödemeden" denilir de...)
 
Her gün bir yenisini, ancak miyadı dolduğu için duyabildiğimiz akıl ve vicdan... (Ayşe Böhürler, Yeni Şafak, 23.01.2010)
("Bir şeyin yapılması için tanınan süre" anlamındaki kelime "miyat" değil, "miat"tır.)
 
'Baharın gülleri açtı, yine mahsundur...'mu gönlünüz? (Ayşegül Aldinç, Sabah, 23.03.2001)
(Ayşegül Aldinç de "mahzun" (üzgün, üzüntülü) kelimesi yerine, "mahsun" (kuvvetlendirilmiş) kelimesini kullanmakta bir sakınca görmüyor!)
 
Yanlışlarını suskun kalarak kabul ediyorlar, ama hatalarından erkekliklerini helal gelmemesi adına dönmüyorlar. (Güntay Şimşek, Sabah, 18.08.2004)
("Güntay Şimşek", "halel gelmek" -zarara uğramak- yerine yanlış olarak hiçbir anlamı olmayan "helal gelmek" ifadesini kullanmış. "Helal"in anlamı, "Dinin kurallarına aykırı olmayan, dince yasaklanmamış olan, haram karşıtı", "halel"in anlamı ise "bozukluk"tur.)
 
Asım Bezirci, Atillâ İlhan gibi arkadaşlarıyla yine cezaevine tıkıldı.(Soner Yalçın, Hürriyet, 17.01.2010)
(Soner Yalçın, "Attilâ İlhan"ın adını yanlış yazıyor!!!)
 
 "Seni yoksulken gördüm, daha güzeldin/gel ey mahcubiyet, saklan arkama" diyor sözgelimi ve hep bu mihvalde sanki geçerken söyleyip bırakıyor.(Haydar Ergülen Radikal, 12.11.2004)
("Biçim, yol, tarz" anlamındaki kelime "mihval" değil, "minval"dir...)
 
"Beynelminel'i sakın kaçırmayın diyecektim", "Dertler beynelminel yani!" (Balçiçek Pamir, Sabah, 27.01.2007)
(Balçiçek Pamir, "uluslararası/milletlerarası" anlamındaki "beynelmilel" kelimesini "beynelminel" şeklinde yazıyor, her nedense!)
 
Daha henüz dün gibi (Sevin Okyay, Radikal, 13.02..2007)
("Daha" ve "henüz" eş anlamlı iki kelimedir; peş peşe kullanılmaması gerekir.)
 
Batı karşısında imaj yarışı, Hidiv Mehmet Ali Paşa ile II. Mahmut'a kadar dayanıyor.(Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, Yeni LŞafak, 15.01.2010)
("Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kavalalı Mehmet Ali Paşadan sonra Mısır valilerine verilen unvan", "hidiv" değil, "hıdiv"dir.)
 
Abdullah Öcalan'a yönelik ölüm cezası kararının ağırlatılmış müebbet hapse çevrilmesi Türkiye'nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi'nde memnuniyetle karşılandı (arsiv.ntvmsnbc. com. 04.10.2002)
("Cezanın" adı "ağırlatılmış müebbet" değil, "ağırlaştırılmış müebbet"tir.)
 
Banka zararlarıyla birlikte mali portresi de ortaya çıkmış ve dip dalgalar 2001 yılında yüzeye vurmuştu.(Mustafa Özcan, Millî Gazete, 20.12.2008)
("Porte" -bir iş için gereken para tutarı- ile "portre"yi -bir kimsenin yağlıboya, fotoğraf vb. bir yolla yapılmış betimi- karıştırma sırası Mustafa Özcan'a gelmiş olacak ki...)
 
Bu kararlılığımızı ve azmimizi sınama gafletindeki dahili ve harici bedbahtlar bir kez daha kahredici yumruğumuzun altında yok olacaktır.(Tarık Işık, Radikal, 19.03.2008)
(Böylelikle Tarık Işık da "bedhah" -kötülük isteyen, kötü yürekli- ile "bedbaht"ı -mutsuz, bahtsız, talihsiz- karıştıranlar kervanına katılıyor.)
 
Marlborough sigaralarını yapan Philip Morris şirketinin merkezi de eyalet başkenti Richmond şehrinde.. (Hıncal Uluç, Sabah, 13.01.2009)
(1. yanlış: Sigaranın markası "Marlborough" değil, "Marlboro"dur. 2. yanlış: Eyaletlerin "başkenti" değil "merkezi" olur.)
 
"Fakat siz ikinciyi es geçiyorsunuz” diyerek önce kendilerine sütten çıkmış ak kaşık payesi biçiyorlar. (Hadi Uluengin, Hürriyet, 13.01.2010)
(Deyimin doğrusu, "sütten çıkmış ak kaşık" değil, "sütten çıkmış kaşık"tır.)
 
MÜGE ANLI'NIN TÜRKÇESİ:
"Erkek kardeşinden şüphelenmesi ya kardeş hani sonuçta, Cemalettin Bey'in oğlu erkek kardeşinin de bir nevi oğlu sayılır di mi? Bunun ayırdı yapılmaz, yarın bir gün Allah korusun, ona birşey olsa emanet edeceği kişi amcasıdır. Nasıl amca eğer doğruysa çocuğu alıp bir başkasına verebilir ki."
 
"Ama annenin de şu anda tabii olaya zanlı olarak tutuklandı ve şu anda yani dava devam ediyor, bilmiyoruz anne mi diye yani."
 
"Ev hanımı falan konuşulur da eee yani bir tek köy için söylemiyorum ama şehirde de insan da şimdi gidip birine hani genç kocası olmak nasıl diye de soora ayıp değil mi yani hani, hani yüz kızartıcı bu soruyu sormak da şimdi hani demek ayıp bir şey yani."
 
"Seni gübre çukuruna gömerim diye iddia edildiği, emekli edilen, seni gübre çukuruna gömerim dediği iddia edilen polis memuru, emekli polis memuru Necmi Bey'le kavga ettiği iddia edilen lokantacı eee, üstelik Nihal Hanım'ın işte görüşmüyorum dediği, daha sonra gördüm dediği yine bu konuda çelişkili ifadeler verdiği, hatta eee beni dinlediği için söylüyorum daha sonra işte bana gördü, beni dokundu, bana dokundu dediği eee idd, yine bu şekilde iddialarda bulunduğu emekli polis memuru hattımızda."
(Müge Anlı, Tatlı Sert, atv, 12.01.2010)  
 
EKRAN POLİSi'NDEN:

Truva Yayınları’nın da iki yeni eseri kaçırmadıklarımız arasında. “Küresel Isıtılan Dünya ve Su” başlığına tekrar tekrar dikkat edin. Doç. Dr. Doğan Yaşar ile Dursun Yıldız’ın ortak tespitleri suyun stratejik önemini vurgulamakta. Kyoto Protokolü’nü imzalayan Türkiye’nin kısa vadede fosil yakıtlardan vazgeçmesinin mümkün olmadığı kafalara çakılıyor.
 
Hüseyin Movit’in son araştırması “Atatürk’ün Gizli Aşkı Fikriye”. En çarpıcı yanı yazarın ‘Eleştiri’ dışındaki ilk kitabı olması. Fikriye “Uğruna ölünesi adam için canına kıyarken” henüz 37 yaşındaydı. Dramatik yönü, olası evliliği engelleyen isim Zübeyde Hanım. Tam senaryolaştırılacak bir emek.(Burhan Ayeri, Akşam, 25.01.2010) 
 
"DİL YÂRESİ"NDEN
Türkçe dostlarından
(Hüseyin Movit)

Çetin Altan "Kosovalı göçmenler..." diye yazdı (15 nisan). Siz de yazmıştınız, bu göçmen (muhacir) ve sığınan (mülteci) kelimeleri arasındaki önemli anlam farkını. Bir yardımcısına not bıraktım. Ertesi gün gene "Kosovalı göçmenler" diye yazmaz mı!.. (Sabah, 16 nisan).

A sevgili Movit, Çetin Altan da Türkçe'yi senden benden öğrenecek değil ya! Öyle yazdığına göre mutlaka bir bildiği vardır. (Hakkı Devrim, Radikal, 22.04.1999)
 
ÖRNEK İMLA (!):
Haftanın Şiiri
Melankoli
O şehirde yine şarkılar söyleniyordur
Karşılık görmemiş sevgiler üstüne
Işıkları sörmüş odamda
Yarım kalmış şarkımı duyuyormusun
Beni sorarsan yine yapayalnızım
Sen sıcak döşeğinde rahat uyuyormusun
 
Boş kalan yastığımı başkasımı doldurmuş
Ellerini okşayan o yabancı kim
Öyle uzak bakma yüzüme
Seni artık yolundan döndürecek değilim
Ne o gözlerin dolmuş yoksa ağlıyormusun
Kırk yılda bir olsun beni anlıyormusun
 
Özlediğin hayatı buldunmu bilmem
Gözlerinde hâlâ hüzün var gibi
Işık yüzün gülmüyor anlat nedendir
Gene aşksız gene bomboşmu için
Niye ellerin soğuk yoksa üşüyormusun
Mutluluğun peşinden hâlâ koşuyormusun
 
Karmı yağdı güvendiğin dağlara
Seni de bir türlü ondurmadımı kader
Üzme kendini herşeye rağmen
Dünya yaşamaya değer
Bu yerler bu alem her şeyden yoksun
Sana sesleniyorum duyuyormusun
İlhan Geçer
(Ayşe Egesoy, Gözcü Gazetesi, 03.12.2001)  
 
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen 
 
 
  
Bu Habere Oy Ver :
Toplam 1 ziyaretçiden 5 puan
 
 
 
PR ajansları sosyal medya iletişimi için nasıl bir yapılanmaya gitmeli?
Ajansların bünyesinde, sosyal medya uzmanları çalıştırılmalı.
%41
Ajanslarda çalışan tüm medya direktörleri, sosyal medya konusunda da uzmanlaşmalı.
%25
Tamamen farklı bir mecra; en doğrusu sadece sosyal medya odaklı çalışan ajanslar kurulması.
%22
Fikrim yok.
%11