18.01.2010 10:11:32YANLIŞI BULUN:
Ultra Arslanlar Grubu'nun üyesi olan Şener, Demir'i birlikte saçlarından tutup otomobilinden çıkarttıktan sonra sevgilisiyle birlikte tekme tokat dövdü.(Radikal, 11.01.2010)
Zinayı becermiş de intiharı başaramamış, diye giriyor Refik Erduran konuya. Kocası da bağışlamış hasbayı. (Hakkı Devrim, Radikal, 12.01.2010)
Birincisi, üç-beş tane askerin tutuklanması, üç-beş tane askerin sorgulanması, soruşturulması... (İsmet Berkan, Radikal, 09.01.2009)
Aksine onun nev-i şahsına münhasır bir tarzı, bir üslûbu, bir ifadesi, bir söyleyişi, bir duruşu vardır. (Mehmet Nuri Yardım, www.mehmetnuriyardim.com, 20.03.2008)
Malumu ilan etmek... (Banu K. Yelkovan, Radikal, 07.01.2005)
Temerrüt kaç? 1929... Ben şimdi 77 yaşında filanım. (Belgin Çoban, Sabah, 01.01.2006)
Örneğin yakın plan programında TCK'ndaki değişiklikleri ne kadar ele aldığımı hatırlamıyorum bile. (arsiv.ntvmsnbc.com, 30.04.2004)
Bizde kol kırılır, yen içinde kalır. (İsmet Berkan, Radikal, 05.01.2009)
Batı'nın 2004'te devirmeye çalıştığı Ekvador Ginesi Başkanı ölüm döşeğinde", "Afrika'nın diktatörlükten yakasını kurtaramayan küçük ülkesi Ekvador Ginesi..." (Radikal, 04.09.2006)
Avrupalıyı dinlersiniz de Oktay Ekşi'yi kulak arkası edersiniz.. (Hasan Pulur, Milliyet, 31.01.2007)
Koru bugünkü yazısında Eğin'e yanıt olarak, Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turgut'un kendisi ile ilgili düşüncelerine göz atmasını sağlık verdi ...(h2.haberturk.com, 26.12.2007)
Ne olacak şimdi?. Sen de haklı olabilirsin, ben de.. (Hıncal Uluç, Sabah, 19.12.2009)
“Unesco”da görev yapmış, Afrika’da bulunmuş. (Hasan Pulur, Milliyet, 31.12.2009)
Cenap Şahabettin'in Elhán-ı Şitá'sı (Kış Güzellikleri) kendini anımsatır işte o zaman... (Doğan Hızlan, Hürriyet, 06.01.2002)
Ama Galatasaray’ın birkaç maçtır yaptığı anlamsız ofsayt taktiklerindeki şaşkın hali sanırım Gençlerbirliğili oyuncuları da şaşırtmış olacak ki... (Rıdvan Dilmen, Milliyet, 20.12.2009)
Hem kahrolsun Amerika, hem yaşasın Dolar... (İbrahim Tenekeci, Millî Gazete, 14.12.2009)
3. Selim bu itirazları kulak arkası etti. (Avni Özgürel, Radikal, 13.12.2009)
Sofralık zeytinden Domat türü yeşil zeytinin 100 bin tonu ihraç ediliyor. Bu ihracattan 100 bin dolar geliyor. (Güngör Uras, Milliyet, 17.01.2010)
O yıllarda kömür sıkıntısı var, sanıyor ki elden ele dolaşan bildiriyi imzalarsa 500 kilo kömür verilecek...(Hasan Pulur, Milliyet, 31.12.2009)
Birincisi, üç-beş tane askerin tutuklanması, üç-beş tane askerin sorgulanması, soruşturulması. (İsmet Berkan, Radikal, 09.01.2009)
Aksine onun nev-i şahsına münhasır bir tarzı, bir üslûbu, bir ifadesi, bir söyleyişi, bir duruşu vardır. (Mehmet Nuri Yardım, www.mehmetnuriyardim.com, 20.03.2008)
GEÇEN HAFTAKİ "YANLIŞI BULUN"A CEVAPLAR (CEVAPLAR PARANTEZ İÇİNDE):
Caddeleri boydan boya kaplayan muhteşem zafer takıları ve insanın dilinden değil yüreğinden gelen marşlarla şarkılarla, kutlanırdı. (www.superpoligon.com, 27.10.2004)
(Caddeleri boydan boya kaplayan "takılar" değil, "taklar"dır.)
Bu deyimi bilmeyen yoktur herhalde: «Arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim.» derler. Ben Kabataş Lisesi öğrenciliğimden yola çıkarak deyimi kendimce değiştirmiştim: (Hakkı Devrim, Radikal, 03.01.2010)
(Sayın Ustamız, "Kişi kendisine uygun kimselerle arkadaşlık kuracağı için arkadaşını tanıdığımızda o kişinin de kimliğini öğrenmiş oluruz" anlamındaki "Bana arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim" atasözünü deyim yapmakta bir sakınca görmemiş...)
Eriyen kar suları köylüyü esir aldı. (Akşam, 07.04.2003)
(Eriyen "kar suları" değil, "kar"dır!)
Başkan Bush'a bir tek kitap okumasını sağlık vermek isteseydim, öğüdüm bu kitabı okuması olurdu... (Taha Kıvanç, Yeni Şafak, 01.09.2002)
(Deyimin doğrusu "tavsiye etmek" anlamında "sağlık vermek" değil, "salık vermek"tir.)
Her siyasetçi, her bürokrat Türkiye’ye Orhan Hoca gibi hizmet etse, Türkiye G8 ülkeleri arasına girer, bir de üstüne tüy dikerdi. (Ali Atıf Bir, Hürriyet, 27.08.2004)
(Ali Atıf Bir, "üzerine tüy dikmek" deyiminin anlamını bilmiyor! Hatırlatalım, deyimin anlamı, "yaşanan durumu veya olayı daha da kötüleştirmek"tir.)
Saldırganların eşgali belli oldu (www.samanyoluhaber.com, 08.10.2008)
("Eşgal"in anlamı "meşguliyetler"dir. Site editörünün maksadı "kılık" anlamında "eşkal" demektir amma...)
İran lideri yatak döşek. (Radikal, 01.02.2004)
("Ağır hasta olmak" anlamındaki deyimin doğrusu "yorgan döşek yatmak"tır.)
Yalova Şehir Mezarlığı'nda, kabristanlık girişinde 'Yaşar Okuyan' adını taşıyan kabristanı görenler... (Zaman, 09.04.2003)
("Mezarlık" anlamındaki kelime "kabristanlık" değil, "kabristan"dır.)
170 C ısı derecesi ayarı kırmızı bir nokta ile işaretlenmiştir. ... Tablodaki ısı derecelerine uyulduğu takdirde koruyucu bir kızartma işlemi ...
(Site editörüne "ısı"nın anlamının, "Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına, bir iş yapmasına neden olan enerji", birminin de "kalori" olduğunu; burada belirtilmesi gereken terimin "Sıcak olan şeyin durumu, etkisi ya da sıcak olan şeyin niteliği" anlamında, "sıcaklık" olması gerektiğini anlatmanın, "Bir yararı olur mu?" dersiniz...)
Bu kitabı okuduğunuzda ona hak vermemeniz, onun gibi düşünmemeniz içten bile değil. (Yalvaç Ural, Milliyet, 16.09.2005)
(Yalvaç Ural da birçok meslektaşı gibi, "çok kolay" anlamındaki "işten bile değil" deyimini "içten bile değil" yapıveriyor!)
Teybinde Napoliden şarkılar çalıyordu. (Çetin Altan, Sabah, 04.09.2000)
(Teypte çalınan "Napoliden şarkılar" değil, "Napoliten şarkılar"dır.)
Siz ne derseniz deyin, dediklerinizle mutlu olun, ama bırakın da biz de “Ne mutlu Türküz!” diyelim. (Hasan Pulur, Milliyet, 10.10.2009)
(Sayın Pulur, kesme işareti kullanmaya özen göstermiyor. Doğru yazım: Türk'üz...)
Atatürk'ün, gammazcı vekil hakkında, 'Bu adam namaz kılmayı kendi aklınca suç görüyor.' dediğini söylüyor. (Yeni Şafak, 07.05.2008)
("Söz götürüp getiren" anlamındaki "gammaz" sıfatına, sıfat yapma eki takılarak, "gammazcı" denilemez...)
Fransız mutfağında ise daha çok düve (dişi dana) uykuluğunu seviyorlar. (Arman Kırım, Hürriyet, 08.07.2007)
("Dana"nın erkek olduğunu fark edemeyen yazarımız, "dişi damat" der gibi "dişi dana" demekte bir sakınca görmemiş!)
Casus programın fiyatı 500 ila 2.750 TL arasında değişiyor. (haber.mynet.com, 08.10.2009)
("İla"nın anlamı "...ye kadar" olduğuna göre, "arasında" kelimesi fazladan kullanılmış. Bu cümlede "ile" bağlacı kullanılmalıydı.)
Sarhoş santranç şampiyonu oyun sırasında uyudu. (www.haber7.com, 04.09.2009)
(Kelimenin doğrusu "santranç" değil, "satranç"tır.)
Berlin'de plastik dans kurslarına devam eden bir Türk kızından bir mektup almıştım; parasız kaldığından kurslarına devam edemeyeceğini yazıyor, benden yardım istiyordu.(www.turkishajan.com/mustafa-kermal-mebus-yaptık, 07.10.2009)
(Berlin'de "plastik dans kursları" değil, "klasik dans kursları" vardır!!!)
Afrika'nın diktatörlükten yakasını kurtaramayan küçük ülkesi Ekvador Ginesi, 1996'da büyük petrol rezervlerine sahip olduğunun keşfinden beri Batı'nın yakın takibi altında. (Radikal, 04.09.2006)
("Ekvator" ile "Ekvador"u karıştırma sırası, Hıncal Uluç'tan sonra Radikal'e gelmiş olacak ki... Doğru tamlama: "Ekvator Ginesi"
Al Capone, namlı bir gangaster ama, Başbakan bu kısmıyla ilgili görünmüyor. (Akif Beki, Radikal, 07.10.2009)
("Yasadışı işler yapan çete üyesi" anlamındaki kelime "gangaster" değil, "gangster"dir.)
Siyah göz sürmeleri, koyu renk saçlarındaki platin meçler, avizeyi andıran küpeler, beyaz mink bir paltonun altından görünen siyah külotlu çoraplı, çırpı gibi bacaklarla Edie bir moda ikonuydu. (Berrin Karakaş, Tempo, 19.07.2007)
("Edie" bir "kadın" olduğuna göre "palto" giymez "manto" giyer, "manto"...)
Camla ayrılan bölmenin arka tarafında jüri heyeti oturmaktadır. (Ertuğrul Özkök, Hürriyet, 16.06.2002)
("Jüri"nin anlamı, "seçiciler heyeti" olduğuna göre, gereksiz anlamsal yineleme yapılarak "yumurta omleti" der gibi, "jüri heyeti" denilemz!!!)
Milletin kürsüsünde malumu ilan etmekten neden vazgeçeyim? (Nazlı Ilıcak'ın Tufan Türenç'e yazdığı mektuptan, Hürriyet, 28.07.1999)
("Bilinen ve açık olan bir şeyi söylemeye, açıklamaya kalkmak" anlamındaki deyimin doğrusu, "malumu ilan etmek" değil, "malumu ilam etmek"tir.)
DİL YÂRESİ'NDEN;
Türkçe dostlarından Metin Tufan (Hüseyin Movit)
Zeki Sözen'in Çözüme Doğru programında Prof. Toktamış Ateş «kapalı spor salonu» diyordu. Açık spor salonu olur mu?
Olmaz! Biz bunu birçok kere yazdık sanırım. (Hakkı Devrim, Radikal, 21.10.2001)
MEHMET AKİF'İN KEMİKLERİ SIZLIYOR
Sabah gazetesinin Yazı İşleri Müdürü Balçiçek Pamir’in o vahim hatasını, aziz dostum Ahmet Özdemir’in Şiirlerle Yaşamak/Yarenlik adlı kitabındaki Mehmet Akif ve İlericilik başlıklı yazısını okuduktan sonra gördüm.
Özdemir’in kitabını bitirdim, Pamir’in Çetin Altan’la yaptığı röportajı okudum. Pamir’in vahim hatası 10 Mayıs’ta yayınlanan o röportajda.
Balçiçek Pamir, Altan’a sorduğu bir soruya şu yanıtı almış:
“Eh değil tabii. Çünkü herkes vatanı düşünüyorum derken bir de emekli maaşını düşünüyor. Yakında emekli olacaklar, ne ele geçirecekler, yani o evdeki konuşma, dışarıdaki konuşma hep aynı plak, bir de şudur aslında… Meselâ Mehmet Akif’in bir dörtlüğü vardır:
Geçmişten adam hisse alırmış, ne masal şey.
Kaç yüz senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?
Tarihi tekerrür diye tarih biliyorlar.
Hiç iffet alınsaydı tekerrür mü ederdi?”
İşte hata Akif’in Kıssadan Hisse başlıklı o dörtlüğünde.
Çetin Altan’ın dörtlüğü yanlış söylediğini sanmıyorum. Öyle olsa bile Balçiçek Hanım’ın iffet alınmayla tarihin nasıl tekerrür edeceğinden kuşkulanması ve dörtlüğün doğrusunu yazması gerekirdi.
Akif’in o dörtlüğünün doğrusu şöyle:
Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?
Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar.
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?
Bu hata Sabah’a ve Balçiçek Pamir’e hiç yakışmadı.
(İskender Özsoy, Bizim Gazete, 13.05.2005)
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
pandispanyagazetesi@gmail.com