Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
  Yazarlar
Hüseyin MOVİT
Genç Medyacılara Yol Haritası (13)
16.11.2009 09:44:12
YANLIŞI BULUN :
Domuzu sadece yerleşik toplumlar (Çin gibi) besliyorlardı, yiyorlardı! (Soner Yalçın, Hürriyet, 01.11.2009)  
"Paşa kamelyanın altına neden gelmedi?" (Nur Batur, Hürriyet, 01.09.2005)
 
Bir gün mahkeme önüne çıkarsanız (Dilerim öyle olur!), sizdevletlilerimizin sayenizde deneyim kazanmış eski bir suçlu olarak, tam doğruyusöylemenizi sağlık veririm!  (Vedat Türkali, bianet.org. 16.01.2008)
 
"Ya istiareye yattı ya ulemaya soruyor" , "Başbakan açıklamak için anlaşılıyor ki istiareye yattı ya da ulemaya soruyor, remil atıyor, en hayırlı günü arıyor'' (Güneş, 05.02.2006)
 
Eğer Ergenekon ülkeyi istikrarsızlaştırıp darbe ortamını oluşturmaya çabalayacak örgütün adıydıysa... (İsmet Berkan, Radikal, 02.05.2008)
 
 “Türkçe öğrensinler, Kürtçeye ne ihtiyaçları olacak ki” demek kolay. Anadili konuşamamanın nasıl bir hastalık olduğunu yaşamadan bilmek zor.", "Ana dili kullanma hakkı, herhangi bir koşula, kurala, sebebe, sonuca bağlanması mümkün olamayacak bir hayatiyettedir." (Oral Çalışlar, Radikal, 01.11.2009)
 
1982'de kısa bir süre özgür kalınca yurt dışına çıkan Ekinci, 1985 tarihine kadar Paris'te yaşamak zorunda kaldı.  (Jale Özgentürk, Referans, 06.08.2007)
 
Birikim Dergisi’nin Eylül sayısında, Dilek Zaptçıoğlu’nun makalesi, bir iyilik  (Akif Beki, Radikal, 01.11.2009)
 
Kadın eczacının yanına doğru yaklaşmış, çantasını açmış ve kocasıyla eczacının karısını yatakta gösteren adama uzatmış. (Hıncal Uluç, Sabah, 01.11.2009)
 
Onlarla yazışıyor. Onlardan emir ve telkin alıyor. Buraya da telkin ediyor. (Yalçın Bayer, Hürriyet, 24.12.2008)
 
Yatakta karısı da başka bir kadınla yine anadan üryan alt alta üste üste oragami moragami durumlarında... (Ali Atıf Bir, www.gazeteciler.com, 31.10.2009)
 
Normal gribin domuz gribinden daha ölümcül olduğunu söyleyenler var... (Eyüp Can, Hürriyet, 31.10.2009)
 
Üstelik belge basına sızdığında soğukkanlılığı da taktire şayan. (Cüneyt Özdemir, www.dipnot.tv, 30.10.2009)
 
Doğan Grubu'nda çalışan Bayülgen : "Yöneticiler kaskafalı" (www.superpoligon, 30.10.2009)
 
 
Buhar makinesinin keşfi ve sanayide kullanılması fabrika sisteminde gelişmelere, üretim artışına ve sermaye ihtiyaçlarının yükselmesine neden olmuştur. ..(library.cu.edu.tr/tezler/5754.pdf - Benzer-Çukurova Üniversitesi-İlgili makaleler)
 
Yan cebime ko’lu bu piyesin adı "Şair Evlenmesi". Peki, yazarı kimdir acep? a. Muhasipzade b. Kavuklu Hamdi c. Şinasi d. Hiçbiri (Ahmet Turan Alkan, Milliyet/Yaşam, 09.03.2002)
 
Menüde şimdiye kadar hiçbir restoranda yer almamış 45 yeni yemek var. Sıcak dana carpaccio, kerevetli linguini, rezene ricottalı risotto mesela. (Ece Vahapoğlu, Takvim,08.11.2006)    
 
GEÇEN HAFTAKİ "YANLIŞI BULUN"A CEVAPLAR (CEVAPLAR PARANTEZ İÇİNDE) :
Farah Fawcett'i hatırlarım.. Charlie'nin Melekleri dizisi başlayıp, Farah ortaya atılınca bir yıl içinde tam 356 kez kapak olmuştu Amerikan dergilerine.. Dergiler Farah'ı yarattılar.. Farah onlara dergi sattırdı.. (Hıncal Uluç, Sabah, 25.10.2009) (Müteveffa Amerikalı yıldızın adı "Farah" değil "Farrah"tı. Sayın Uluç'un aklında, eski İran Şahı'nın eşi "Farah" gelmiş olacak ki...)
 
Bu çıkışlar Türkiye’nin iç demokratik dengelerini sarstıkları gibi, dış ilişkileri de zehirleyici etkiler yaptılar. (Oral Çalışlar, Radikal, 25.10.2009) (Özne, cansız olunca fiil tekil olur.)
 
Nouma, tahammüden suç işlemiştir. Yani önceden planlayarak yapmıştır. Bana göre tahammüden adam öldürmekle tahammüden suç işlemenin farkı yok...(arsiv.ntvmsnbc.com/news) ("Önceden tasarlayarak, bile bile, bilerek, kasten" anlamındaki kelime "tahammüden" değil, "taammüden"dir.)
 
Vay, o bana kaşının üstünde gözün var dediydi 116 gün önce. (Nur Çintay A., Radikal, 11.06.2004) ("Kaşının üstünde göz", nasıl oluyorsa!!!)
 
Hafta sonu tatili içinde, ne başsavcılıktan, ne de Silivri Davası savcılarından bir açıklama gelmedi. (Hıncal Uluç, Sabah, 27.10.2009) ("Ne... ne..." tekrarlamalı bağlaç kullanıldıktan sonra fiil olumlu olur. Bu bir kuraldır. bk. TDK-Türkçe Sözlük)
 
Başbakan Erdoğan, "Kıbrıs'ta müzakereler ilanihayi devam edemez"... (www.trtitalian.com/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu...) ("Sonsuza kadar" anlamındaki zarf, "ilanihayi" değil, "ilanihaye"dir.)
 
Aynalı körük olmazsa ben gelin gitmem/Ud kemanî (doğrusu "kemane" H.M.) çalmazsa aynalı körüğe de binmem. (Hasan Celal Güzel, Radikal, 25.10.2009) (Halk müziği sazları arasında “ut kemane” yoktur; “dut kemane” vardır.  En iyi kemaneler dut ağacından oyularak elde edilir ve gövdesi balık derisiyle kaplanır; sapı da patok ağacından yapılır.)
 

Halk müziği sazları arasında "ut kemane" yoktur; "dut kemane"... anılan planla ilgili bulgular, artık ‘iddia’ boyutunun ötesine geçmiş durumdalar. (Oral Çalışlar, Radikal, 25.10.2009) (Önceden de belirttiğim gibi, özne, cansız olunca fiil tekil olur.)
 
İrticali olarak, şu dizeleri köy kahvesindeki halka ihticali olarak söylüyor. (Halil Atılgan, TRT Radyo 4, 31.01.2005) ("Doğaçlama" anlamındaki zarf "irticali" değil, "irticalen"dir
 
Aptal ata binerse bey oldum sanır, şalgam aşa girerse yağ oldum sanır. (Şerif Ali Bozkaplan, www.turkishstudies.net/dergi/cilt1/sayi6) ("Aptal" ile "abdal"ı karıştırma sırası Şerif Ali Bozkaplan'a gelmiş olacak ki...)
 
Ne olduğu, nereden geldiği bilinmeyen, başka gezegenlerden uçup gelerek dünyamızda görüldüğü sanılan, yassı yuvarlak biçimde uçan araç. (Sesli Türkçe Sözlük, TDK, 20.10.2009) ("Biçimde" kelimesinden sonra virgül konulmaz ise, "yassı yuvarlak biçimde uçan" araç anlamı çıkar! "Yassı yuvarlak biçimde uçmak" ne mene bir şeydir acep?)
 
Bir zamanlar Fenerbahçe’de ‘Alex’in varisi’ olabilir gözüyle bakılan genç Olcan Adın sahanın en iyisiydi. (Ercan Saatçi, Hürriyet, 19.10.2009) ("Varis"in anlamı "toplardamar genişlemesi"dir. Bu cümlede kullanılması gereken kelime, "kalıtçı" anlamındaki "vâris"tir.)
 
Flaş sendromu sadece Türkiye’ye özgü değil yani; bu medya çarkını döndürmek için bütün dünyanın ha baba de baba flaşlanması gerekiyor. (Ece Temelkuran, Milliyet, 11.06.2008) ("Durmaksızın, sürekli" anlamındaki deyim, "ha ba de baba" değil, "ha babam de babam"dır.
 
Choice Dergisi, kullanıcılara, cep telefonlarını kulaklarına götürmeden konuşmalarını ve vücutlarına değmeden üstlerinde taşımalarını sağlık verdi. (Hürriyet, 05.08.2000) ("Tavsiye etmek" anlamındaki deyimin doğrusu, "sağlık vermek" değil, "salık vermek"tir.

 
YAKINDAN KUMANDA'DAN :
Üsküdar şehirmiş!
Hüseyin Movit'i artık tanıyorsunuz. Hani televizyon ve gazetelerdeki dil yanlışlıklarını dedektif gibi takip edip, daha sonra da "sorumlularından" hesap soran Dil İzleme Gönüllüsü... Hüseyin Ağabey bizim "Gafoloji" bölümündeki bir yazıya takılmış. Vatan Şaşmaz'ın Üsküdar'dan söz ederken "şehir" demesini biz "gaf" diye yorumladık ya, meğer asıl gafı biz yapmışız. "Bak Yüksel kardeşim" dedi sevgili Hüseyin Movit, "Eğer bu hatayı düzeltip, okurlarına doğru bilgi vermezsen, seni Gaf Profesörü ilan edeceğim, ona göre!.." Eh, bu tehdide aldırış etmemek olur mu? Efendim, "şehir" ya da bir başka deyişle "kent", insan medeniyetinin kümeleştiği alanlarmış. Bu nedenle Üsküdar'ın "şehir" olarak anılması yanlış değilmiş. "İl" ise haritadaki sınır çizgileriyle belirlenmiş coğrafi alanlarmış. Bu durumda Adapazarı "şehir", Sakarya ise "il" olarak anılmalıymış. Tamam mı Hüseyin Ağabey, zift ve tavuk tüyüne bulanmaktan kurtuldum mu? (Yüksel Aytuğ, Sabah/Günaydın, 17.07.2004)
 
TELEVİZYON SAYFASINDAN :
 
Medyadaki dil yanlışlarını tesbit ederek ilgili kişiyi uyaran 'Türkçe Gönüllüsü' Hüseyin Movit, "Dili sen mi kurtarıcan be Movit?" sorusuna karşılık hemen reklamdaki hatayı söylüyor: "Kalıbı dinlendirmek, ölmek demektir, bilmiyor"
 
 
Türkçe yanlışları deyince ilk akla gelen isimlerden biri olan Hüseyin Movit'in 1990 yılında iki arkadaşıyla birlikte kurduğu Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu dilde yanlış yapanların korkulu rüyası olmaya devam ediyor. Sayıları bine ulaşan Türkçe gönüllüleri, duydukları ve gördükleri yanlışları Movit'e iletiyor, o da ilgili kişileri fişliyor ve uyarıyor.
 
"Biz, yalnızca dil konusunda değil, her türlü bilgisizliğe karşı mücadele ediyoruz." diyen Hüseyin Movit'in uyardığı ve hepsini teker teker fişlediği defterinde; spikerlerden köşe yazarlarına, akademisyenlerden siyasetçilere kadar her gruptan insan var. Kimler yok ki bu isimler arasında: M. Ali Birand, İlhan Selçuk, Ali Kırca, A. Hakan Coşkun, Çiğdem Anat, Defne Samyeli, Hıncal Uluç, Prof. Toktamış Ateş ve uzayıp giden bir liste. Movit'e göre Türkçeyi en iyi katleden spiker ise; "Edirnekapı Şehitliği'ne para karşılığında gömü yapılıyor" diyerek, defin ile gömüyü karıştıran Reha Muhtar olmuş. Ondan kurtulduk derken şimdi de Metin Uca çıkmış karşısına. Uca'nın, iki yıl içerisinde iki binin üzerinde yanlışını yakaladığını söylüyor Movit.
 
Enkırmen'lerin çoğu enkır-o-men
?  Movit eleştiri oklarını daha çok, Türk dilinden para kazanıp da dile özen göstermeyen sunuculara çeviriyor: "Enkırmen" olarak ortaya çıkanların çoğunu ise "enkır-o-men" olarak adlandırıyor. Peki, Hüseyin Movit ile tartışmaya girip "Benim dediğim doğru" diyenler çıkmıyor mu? Ya da kendisi hiç yanlış yapmaz mı? "Ben en az on değişik kaynağa bakmadan kimseyi eleştirmem" diyor Movit. "Eleştireceğim kişiye de ilk önce hangi imlâ kılavuzunu kullandığını sorarım. Çünkü genellikle sağ görüşlü haberciler TDK'nın, sol görüşlüler ise Dil Derneği'nin kılavuzunu kullanır." Movit, herkesin hata yapabileceğini, erdemin, hatayı kabul etmek ve tekrarlamamak olduğunu söylüyor.

 

Türkçe'yi sen mi kurtarıcan be Movit

Peki uyarılara rağmen yanlışlar sürüyor mu? "Ne yazık ki evet" diyor Movit. Bunu da ucuz iş gücü ve vurdumduymazlıkla açıklıyor. Kadir Çöpdemir'den alıntı yaparak soruyoruz: "Memleketin dilini düzeltmek sana mı düştü? Türkçe'yi sen mi kurtarıcan?" diye. "Kadir Çöpdemir'in, 'Memleketi sen mi kurtarıcan be Movit?' diye sorması için önce deyimlerle atasözlerinin anlamını bilmesi lazım." diyor Movit ve devam ediyor: "Selo'ya, 'Kalıbı dinlendir.' diyor. Kalıbı dinlendirmek ölmek demektir. Evet, bunlara ders vermek ve memleketin Türkçe'sini düzeltmek bana düştü."

 

Movit'in pencereli gazeteleri

Hüseyin Movit, TV'yi akşam 07.00'den 24.00'e kadar günde beş saat kayda alıyor. Ertesi gün teybin başına oturup yanlışları yakalıyor ve seyir defterine kaydediyor. Gazetelerdeki yanlışları ise keserek arşivliyor. Bu sebeple eşi hep pencereli gazete okumak durumunda kalıyor. Gazeteciler Cemiyeti'nin çıkardığı Bizim Gazete'de yedi yıldır dil üzerine makaleler yazan, üç yıldır da Ulusal Kanal'da Türkçe programı yapan Movit, enkırmenlik diploması almak isteyenleri Balat'a davet ediyor. (Mustafa Nizamoğlu, Yeni Şafak, 28.02.2004)

 

MEHMET SOYSAL’DAN :
 
Mehmet Soysal ile Bir Diyalog
Mehmet Soysal, konuğu Erdoğan Demirören ile sohbet ediyor:
Erdoğan Demirören: Türkiye'de işsizlik yok, Türkiye’de tembellik var, yani.
Mehmet Soysal: Yani ya.
Erdoğan Demirören: Bir imza atıp.
Mehmet Soysal: Hatta aydan aya yapılan bankamatik şey diyoruz ya hiç işe gelmeden bura iş yeri için birinci ad ikinci adres o adres başka yerlerde işlerini düzenle tezgâhını yani.(Hüseyin Movit, Suçlular Aramızda/Medyacının El Kitabı, Avcıol Basım Yayın-2008)

 
Saygılarımla,
Hüseyin Movit,
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen
    
Bu haberi toplam 1 kişi beğendi.
Genç Medyacılara Yol Haritası (116) - 08.02.2012 14:08:40 Genç Medyacılara Yol Haritası (115) - 30.01.2012 09:06:04 Genç Medyacılara Yol Haritası (114) - 23.01.2012 09:05:42 Genç Medyacılara Yol Haritası (113) - 16.01.2012 09:22:19 Genç Medyacılara Yol Haritası (112) - 09.01.2012 09:08:55 Genç Medyacılara Yol Haritası (111) - 02.01.2012 08:55:24 Genç Medyacılara Yol Haritası (110) - 26.12.2011 12:31:48 Genç Medyacılara Yol Haritası (109) - 19.12.2011 11:41:00 Genç Medyacılara Yol Haritası (108) - 09.12.2011 11:58:58 Genç Medyacılara Yol Haritası (107) - 28.11.2011 09:38:50 Genç Medyacılara Yol Haritası (106) - 21.11.2011 14:30:25 Genç Medyacılara Yol Haritası (105) - 31.10.2011 13:03:34 Genç Medyacılara Yol Haritası (104) - 24.10.2011 11:27:36 Genç Medyacılara Yol Haritası (103) - 17.10.2011 12:38:43 Genç Medyacılara Yol Haritası (102) - 11.10.2011 10:15:47 Genç Medyacılara Yol Haritası (101) - 03.10.2011 14:15:13 Genç Medyacılara Yol Haritası (100) - 26.09.2011 11:30:31 Genç Medyacılara Yol Haritası (99) - 19.09.2011 12:50:02 Genç Medyacılara Yol Haritası (98) - 12.09.2011 15:04:06 Genç Medyacılara Yol Haritası (97) - 05.09.2011 17:37:28 Genç Medyacılara Yol Haritası (96) - 28.08.2011 08:43:48 Genç Medyacılara Yol Haritası (95) - 22.08.2011 16:38:54 Genç Medyacılara Yol Haritası (94) - 15.08.2011 09:55:08 Genç Medyacılara Yol Haritası (93) - 08.08.2011 10:11:48 Genç Medyacılara Yol Haritası (92) - 01.08.2011 10:58:04