SORULAR :
Niyetimiz üzüm yemek mi, bağcı döğmek midir?... (Hasan Celal Güzel, Radikal, 15.09.2009)
Bölge idare mahkemeleri artık istinat mahkemesi konumuna gelmiştir. (www.ntvmsnbc, 26.6.2000)
Eeesi şu.. Yaşın yanında kuru da yanmasın.. (Hıncal Uluç, Sabah, 17.01.2001)
Erdoğan'ın deyişiyle 'mahşeri vicdan' o gün oluşmuştu. (Göksel Özköylü, Radikal, 18.11.2002)
Şu sırada Başbakan'ın, yapacağı açıklamalarla üslendiği misyonun ne olduğuna ilişkin bilgiler vermesi... (Koray Düzgören, Yeni Şafak, 27.08.2007)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan diyor ki, dere öcünü alır. Neyden alıyor dere öcünü? (İsmet Berkan, Radikal, 12.09.2009)
Sonra tekrar hasbel kadar bulunduğunuz bir başka yerde yine bir olay meydana geliyor ve polis yine sizin DNA'nızı buluyor...(Yeşim Kasap Aksu, Radikal, 12.03.2005)
İyiki doğdun Führer! (Yeni Şafak,Ertan Altan, 23.04.2007)
D gurubu haberciliği, A gurubu haberciliğine dönmüş. (Hıncal Uluç, Sabah, 11.09.2009)
Biliyorsunuz. Bu ekip, Akşam'da ki en düzeysiz tetikçi kalemin üzerinden... (Sevilay Yükselir, Sabah, 11.09.2009)
Mesela, dağa çıkan Kürdü anlayan, bölünme korkusuna kapılan Türkü de anlamaya çalışırsa, sahici bir dil kurulur. (Nuray Mert, Radikal, 11.09.2009)
2009 yılı Eylül’ünde bir Kasrı Kanco ve Mardin gecesinde neler dinlediğimizi yazmaya kalksak... (Cengiz Çandar, Radikal, 11.09.2009)
Türk firmalarının Türkmenistan'ın bağımsızlık günlerinden bu yana 9 milyar dolara yakın taahhüt işi üslendiği tahmin ediliyor. (Zaman, 03.10.2008)
Ama bir Türk, İtalya Evinde de olsa, Türkün sesini duyuruyor, Türkü temsil ediyor.. (Hıncal Uluç, Sabah, 10.09.2009)
Ayni şeyi 40 kişi yazabilir.. (Hıncal Uluç, Sabah,10.09.2009)
İç borç faiz ödemelerinin GSMH (Gayri Safi Milli Hasılat) payı % 15,05 iken ülkemize döviz getiren ihracatta KDV iadesi % 0,61 gibi mukayese ...(archive.ismmmo.org.tr/.../ )
Türkiye Cumhuriyetine yürekten bağlı yurttaşlarımızı da bu orana eklediğinizde TÜRK’lük karşıtı olanların azlığında azlığı olduğunu görürsünüz. (Namık Kemal Zeybek, Radikal, 09.09.2009)
İşadamından alınan son haberde bu oldu... (Radikal, 09.09.2009)
BİLGİNİZİ SINAYIN :
Lahey, Den Haag ve 's-Gravenhage adları size, neyi çağrıştırıyor?
Leopar, pars, panter adları size, neyi çağrıştırıyor?
GEÇEN HAFTAKİ "YANLIŞI BULUN"A CEVAPLAR (CEVAPLAR PARANTEZ İÇİNDE) :
Avrupa Birliği’nin en “Establishement” (Doğru yazım: "establishment" H.M.) yani son günlerdeki moda deyişi ile, “müesses nizamın” en etkili gazetesinden böyle net bir mesaj geliyor. (Ertuğrul Özkök, Hürriyet, 31.07.2008) (Ertuğrul Özkök "establishment" -kurum, kuruluş, müessese- ile "established order"i -müeses nizam=kurulu düzen- karıştırmış!)
Borç batağına biz bu ülkeye prestij kazandırmak için girdik başarılı da olduk hadi siz de bize ulufe bahşişi verin demek ne G.Saray'a yaraşır ne de verenleri yüceltir. (Fatih Uraz, Zaman, 27.05.2000) (Fatih Uraz, "ulufe" ile "cülus"u karıştırmış; eski Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu gibi. Bahşişin adı "ulufe" değil, "cülus"tur. Bilindiği gibi "ulufe"nin anlamı, "Osmanlılarda kapıkulu askerlerine, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret"tir.)
"Kırmızı Gülün Alı Var...", "Ah bu gönül arz eder seni" (Muazzez Abacı, TRT Radyo 4, her zaman) (Türkünün adı, "Kırmızı Gülün Alı Var" değil, "Kırmızı Gülün Ali Var"dır. "Ah bu gönül arz eder seni" dizesinin doğrusu da "Ah bu gönül arzu eder seni"dir. TRT'de denetim kalktı da haberimiz mi yok?)
1906 Televizyonu keşfeden Philo T.Farnsworth.1927'de bir görüntüyü odadan odaya nakletmeyi başardı. (bianet.org/tarihte/19/8) (Anlaşılan, bianet.org da kimi siteler gibi, "keşfetmek" ile "icat etmek"ı karıştırıyor...)
Türkiye'nin giderilmesini istediği belirsizliklerin başında uluslar arası gücün görev süresi, görev yeri ve yapısının kesinleştirilmesi geliyor. Türkiye uluslararası gücün İngiltere'nin komutası altında olduğu gibi NATO ağırlıklı olmasında... (Murat Yetkin, Radikal, 28.02.2002) ("Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal" anlamındaki "uluslararası" sıfatı ayrı değil, bitişik yazılır. Murat Yetkin önce yanlışı tercih etmiş...)
amerikan crown marka chrysler devirdaim pompası 3.5l lh..(www.yedekparca.com/8449.html - ) ("Tam ve sürekli dönüş veya dolaşım" anlamındaki isim, "devridaim" şeklinde yazılır.)
Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın. (Evren Mesci, Sabah, 08.04.2007) ("Hasmın pek önemsenmediğini anlatan bir söz", "Ateş olsa cürmü kadar yer yakar" değil, "Ateş olsa cirmi -'cürmü' değil- kadar yer yakar"dır.)
İrlanda, çöpe giden Avrupa Anayasası’nın yerini alıp AB’nin kurumsal yapısını reforme edecek Lizbon Anlaşması için dün ikinci kez referanduma gitti. (Radikal, Dış Haberler, 03.10.2009) (Referanduma gidilen konunun başlığı, "Lizbon Anlaşması" değil, "Lizbon Antlaşması"dır. Google'daki 64.100 site yanlışa ortak olarak, "Lizbon Anlaşması" tamlamasını kullanmış.)
"Türkçe dili, soyut kavramlardan yoksun kalmış", "Türkçe dili hızla erimede ..." (Çetin Altan, Milliyet,29.07.2005) ("Türkçe"nin anlamı, "Türk dili" olduğuna göre, gereksiz anlamsal yineleme yapılarak, "Türk dili dili" anlamına gelecek "Türkçe dili" tamlaması kullanılamaz.)
Üstelik dinleri, inançları eleştirmeyeceğiz diye bir kuralda yok. (Cüneyt Özdemir, www.dipnot.tv, 02.10.2009) (Cüneyt Özdemir de birçok meslektaşı gibi, "dahi" anlamındaki "da"yı kural kelimesine ulamış; kurallara aykırı olarak.)
Gazeteye resimaltsız resim konmaz!. (Hıncal Uluç, Sabah, 01.10.2009) (Resimaltı, kuş gibi, kendi kendine konmadığına göre, "konulmaz" denilmesi gerekirdi.)
Ortada ki garip durum ise konuşanların, saldıranların sadece büyük (!) futbol otoriteleri olması. (Özer Şahin, Hürriyet, 30.09.2009) ("İyelik eki" olan "ki", kelimeye ulanarak yazılır: "Ortadaki...")
Ve iki önemli konu, ne RTÜK, ne de kanal tarafından dikkate alınmıyor. (Tuna Serim, Tercüman, 30.09.2009) ("Ne... ne..." tekrarlamalı bağlaç kullanıldığında fiil, olumlu olur. Bu bir kuraldır.)
Çoğunuz hatırlamaz. 13 Mayıs 1990 yılında oynanan Dinamo Zagreb-Kızılyıldız maçıyla... (Fatih Altaylı, Haber Türk, 29.09.2009) (Gün, ay ve yıl belirtildikten sonra "yılında" değil, "tarihinde" denilir.)
... ve Bekir ÜNLÜATAER'in seslendirdiği Kürdülihicazkar, Acemi Kürdi ve Nihavend makamında birbirinden güzel eserlere ... (www.uskudar-bld.gov.tr/portal/content_/t1.jsp?...) ("Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam"ın adı, "acemi kürdi" değil, "acemkürdi"dir; ayrıca makam adları özel isim olmadığı için, küçük harfle başlatılması gerekir.)
Çorum'da 3.1 şiddetinde deprem -meydana geldi- (Sabah, 21.04.2009) (Deprem meydana geldiğinde tespit edilen, "depremin şiddeti" değil, "depremin büyüklüğü"dür. Açıklayıcı bilgiler için. bk. www.tubitak.org.tr/Deprem)
YAKINDAN KUMANDA'DAN
Arka planlar nasıl kurtuldu?
Hüseyin Movit'in ismini belki sizler bilmezsiniz, ama köşe yazarları ve spikerler çok iyi bilirler. Movit, Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu'nun başkanıdır. Her gün köşe yazarlarını, spikerleri, sunucuları arayıp, yaptıkları hataları onlara söyler, doğrularını aktarır. Adeta iki ayaklı bir imla kılavuzu gibidir. Üstelik çok da şakacıdır.
Movit, bir gün bir radyo spikerini yanlışı için uyarmak istemiş. Spiker bozulup, "Siz de kim oluyorsunuz?" diye terslemiş. Bizim Movit altta kalır mı? "Konuşmalarınıza dikkat edin, ben özel RTÜK'ten arıyorum" demiş. Bunun üzerine spiker özür üzerine özür dilemiş!
Hüseyin Movit'in son icraatı ise dünkü Balat yangınından. Movit oturduğu evin yakınındaki olay yerine gitmiş. Bakmış ki, anons çeken TV muhabirlerinin neredeyse hepsi, "Arkamda gördüğünüz yangın..." diyormuş. Movit dayanamayıp, genç muhabirlerin yanına gelmiş. "Yavrum, arkamdaki değil, arka plandaki diyeceksin. Yoksa yanlış anlaşılır" demiş. Muhabirler önce umursamamış ama daha sonra otomobillerinden inip, anonslarını yeniden çekmişler. Böylece Movit, muhabirlerin "arka planlarını" kurtarmış! (Yüksel Aytuğ, Vatan, 10.02.2005)
DİL YÂRESİ'NDEN
Muzip okurlarımdandır Metin Tufan (Hüseyin Movit). O sordu:
– Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in markalı çorabını gördünüz mü?
– Evet, gazetelerde.
– Peki, imlasına dikkat ettiniz mi?
– Hayır!
– Ben, Hakkı Bey mutlaka görmüştür, diyordum. Bakanlığı'nın adında ilk kelime yanlış yazılmış, daha doğrusu şapka işareti yanlış «i»nin üzerine konmuştu; mîlli, diye. (Hakkı Devrim, Radikal, 24.10.2006)
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı/Eleştirmen