Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
  Yazarlar
Onur ALMIŞLAR
F klavye, F reklam, F ürün…
17.03.2010 14:26:45
Şu son yıllarda Türkiye’nin gündemi oldukça hareketli geçiyor. Ekranlarda, gazete köşelerinde, kahvelerde, evlerde hep bir tartışma var… Geçen haftanın çok tartışılan konularından birisi AK Parti’nin “F Klavye hamlesi” haberiydi. Habertük’ün internet sitesinde (09 Mart 2010) yayınlanan habere göre AK Parti, Türkçe yazmaya daha uygun olan F klavyenin yaygınlaştırılması için firmalara F klavyeli imalat şartı getirecekmiş. Bu haberle birlikte tartışmalar da hemen başladı. Ben de bu tartışmaya bir ucundan gireceğim ama önce Habertürk’te yayınlanan haberden bir bölüm aktarmak istiyorum 
 
AK Parti'den F klavye hamlesi
 
…BİLGİSAYARLARDA Türkçe yazmaya daha uygun olan F klavyenin yaygınlaştırılması için kolları sıvayan AK Parti yönetimi, işe “üretim noktası”ndan başladı. Vestel Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, Türk Dil Kurumu Başkanı Şükrü Haluk Akalın ve Vestel Genel Müdürü Timur Tuncer ile bir araya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dil ve Edebiyat Derneği Başkanı Ekrem Erdem F klavye için görüş alışverişinde bulundu. Ardından Vestel, Türk Dil Kurumu’nun desteğiyle tuşlardaki ifadelerin de Türkçe yazılı olduğu dizüstü bilgisayarlar için prototip F klavye yaptı. Konuya ilişkin çalışmaları hakkında bilgi veren Erdem, “Bu işin peşini bırakmayacağım. Q klavye Türkçe’ye ters, Q klavye ile yazmak daha zor. Çünkü Türkçe’de çok kullanılan harflerin yeri kıyıda köşede kalmış. Ancak, F klavye tam tersi; Türkçe’de çok kullanılan harfler hemen parmaklarımızın altında. F klavye ile yazı akıp gidiyor…
 
Güzel bir girişim, iyi bir hamle… Ama ben asıl amacı anlamış değilim! Bu hamledeki amaç vatandaşlara bilgisayarda hızlı yazma yeteneği kazandırmak mı, Türkçe’yi öne çıkartmak mı, Türkçe’yi korumak mı, F klavye kullanan kişi ya da firmaların dizüstü bilgisayarda yaşadıkları problemi ortadan kaldırmak mı? Yoksa başka bir şey mi? Eğer F klavye kullanan kişi ya da firmaların dizüstü bilgisayar satın aldıklarında yaşadıkları sorunu çözmekse bu girişim çok güzel. Mesela kamuda ya da özel sektörde çalışan birçok insan F klavye kullanıyor. Bu insanlar dizüstü bilgisayar almak istediklerinde alıştıkları klavye düzeninde yani F klavye olarak imal edilmiş dizüstü bilgisayar bulamıyorlar ve mecburen Q klavye almak zorunda kalıyorlar. Tabi F klavyeye alışmış olan birisinin Q klavye kullanması biraz zor oluyor. F klavyeye alışmış olan kullanıcılar da bu sorunu çözmek için üzerinde harfler olan yapışkan kâğıtları (Sticker) Q klavye üzerine F klavye düzeninde yapıştırarak çözüyorlar. Ak Parti’nin dizüstü bilgisayarı üreten firmalara F klavyeli dizüstü bilgisayar imal şartı getirmesi F klavye kullanıcılarının sorununu çözmüş olacak. Ama haberden anladığım kadarıyla asıl amaç F klavye kullananların dizüstü bilgisayar alırken yaşadıkları klavye sorununu çözmek değil. Q klavyenin “Türkçe’ye ters” olduğu söyleniyor. Evet, bu doğru çünkü F klavye Türkçe yazmak için en uygun harf dizilimine sahip. Eğer AK Parti’nin bu hamlesindeki hedefi F klavyeyi yaygınlaştırmak, Türkçe’yi önce çıkartmak ve korumaksa buna cep telefonlarını da dâhil etmeli. Çünkü cep telefonları da Q ile başlıyor. Ayrıca Radikal gazetesi yazarı M.Serdar Kuzuloğlu 15 Mart tarihindeki “Bilgisayar taşımaya cidden gerek var mı?” başlıklı yazısında toplam internet bağlantısının yarısının cep telefonlarıyla yapıldığını söylüyor. Son yıllarda iyice artan akıllı telefonlar sayesinde ileride belki de bilgisayar kullanmaya bile gerek kalmayacak. Eh durum böyle olunca cep telefonu firmalarına da F ile başlayan tuşlar imal etme şartı getirmek gerekiyor gibi görünüyor. Tabi teknolojinin gittiği yer dokunmatik ekranlarken ileride klavyelerin ne önemi olacak o ayrı bir tartışma konusu!
 
Eğer AK Parti’nin “F klavye hamlesi”ndeki amaç Türkçe’ye destek vermek, Türkçe’yi korumak ve güzelleştirmekse işe reklamları ve Türkiye’de üretilen ürünlerin üzerlerinde yazan İngilizce kelimeleri de katmak lazım. Yani “F klavye” ile birlikte “F reklamlar, F ürünler, F yazılar” hamleleri de yapmalı. Evimizdeki tüm elektronik ürünler ve hatta elektronik olmayanlar da bile menüler Türkçe değil! Reklamlarda, gazete ve dergilerde kullanılan çoğu kelime yabancı... Ürünlerin isimleri, reklamlar, sokaklardaki tabelalar, köşe yazılarında kullanılan dil yabancı kelimelerle dolu. Mesela yukarıdaki haberde F klavye için görüş alış verişinde bulunulan ve prototip F klavye üreten Vestel, Türkiye’nin büyük markalarından birisi ve sloganı da “Teknolojinin Türkçesi”. Vestel “Teknolojinin Türkçe’si” ama ürettiği ürünlerin isimleri veya ürünlerdeki menüler Türkçe mi? Vestel’in internet sitesindeki bazı ürünlerin isimleri: VESTEL SYMPHONY T30, LERA 9041 MCX, JUNDA 800 TL, DVB FREEBOX 15110… Bu tür yabancı simler sadece Vestel’in değil Türkiye’deki birçok Türk firmasının ürünlerinde var. Ayrıca bu ürünlerin üzerlerindeki menüler de İngilizce olarak yazılmış. DVD oynatıcının, televizyonun, buzdolabının, otomobillerin menüleri hep yabancı bir dille yazılmış. Kapama düğmesinde “Of”, ses düğmesinde “Volume” yazan eşyalar, tabelalarına bakınca New York havası veren iş yerleri…
 
Televizyon reklamlarında da yabancı dil kullanılıyor. Örnek Kinder’in reklamlarında “Çaklıt” deniyor. Çaklıt nedir yahu? Çikolatanın İngilizce telaffuzu elbette de, “Çaklıt” nedir? Neden çikolata denmiyor? Haluk Bilginer’in seslendirdiği Renault reklamı son sahneye kadar Türkçe ama o son sahneye kadar tanıdığımız bildiğimiz Haluk birden Stewart oluyor ve bize “Drive The Change” diye sesleniyor! Ne diyorsun Haluk? Ne diyorsun Renault? Sadece Renault mu, elbette hayır Volkswagen “Das Auto”, Opel “Wir leben Autos”, Citroen “Creative Technologie”. En eskilerden Nokia mesela “Connecting People” ve daha niceleri… Hani deveye sormuşlar “Neden dilin Türkçe değil?” diye deve de “Nerem Türkçe ki?” demiş.
 

Türkçeyi hızlı yazmak, Türkçeyi korumak ve kollamak için sadece F klavye hamlesi yeterli değil. Toplumu etkisi altına alan her alanda Türkçe hamlesi yapmak gerekiyor. Türkçe yazmayan, okumayan ve konuşmayan bir toplum için “Türkçeye en uygun olan F klavye”nin hiçbir anlamı yok. Ülkedeki herkes Türkçeyi unuttuktan veya kullanmadıktan sonra alfabedeki tüm harflerle ilgili bir hamle yapsanız fayda etmez…

Recep İvedik Kimin Çocuğu?

Aslında bu soruya geçen hafta cevap verecektim fakat olmadı. Bu hafta kısaca cevap vermek istiyorum çünkü zaman geçtikçe pek bir anlam ifade etmeyecek. Yukarıdaki “Recep İvedik Kimin Çocuğu?” sorusu Güven Borça’ya ait. Borça, Marketing Türkiye’nin internet sitesinde (01.03.10) yayınlanan yazısında bu soruya “Recep İvedik köyden kente göçen Kemal Sunal veya İlyas Salman'ların çocuğudur. Kemal Sunal filmlerinde, kentte tutunması zor "loser" göçmen, sıra dışı olaylar veya komik tesadüfler neticesinde bir şekilde yırtıyor ve bu durum milyonlarca göçmen için de umut oluyordu…” diyerek cevap veriyor. Benzerlik doğru ama bana göre bu cevapta bir yanlışlık var! Recep İvedik Kemal Sunal’ın ya da İlyas Salman’ın çocuğu olamaz. Çünkü Recep İvedik bir karakter. Oysa Kemal Sunal ve İlyas Salman gerçek kişiler. Recep İvedik olsa olsa “Şaban”ın, “Bilo”nun ya da Aydemir Akbaş’ın canlandırdığı “Hüsnü” karakterinin çocuğudur.
    
Bu haberi toplam 36 kişi beğendi.
F klavyeye evet, Q klavyeye hayır kocayurek - 18.03.2010 09:46:37 Bu konuda birkaç sene önce yazı yazmıştım ben de... http://ertanyurderi.blogspot.com/2007/02/f-klavyeye-evet-q-klavyeye-hayr.html

Ayrıca uzun süredir uygulanmayan bir kanun var F klavye ile ilgili... Ancak bunu kim biliyor ki :)

Yazınız güzeldi, tebrikler...
Reklamlar ve gerçekler 2 - 02.02.2012 13:33:18 Reklamlar ve gerçekler - 26.01.2012 09:44:24 Reklamları anlatan süpürge - 19.01.2012 09:11:31 Kurutuluşumuz ateizmde! - 12.01.2012 09:43:50 Omo ile şiddete devam! - 05.01.2012 09:18:37 Sinekler ve markalar - 29.12.2011 10:11:54 Size mal diyebilir miyim? - 21.12.2011 11:24:06 Koltuktaki Harry Potter’lar ve sabır taşı! - 14.12.2011 10:10:11 Vodafone blöf mü yapmıştı? - 07.12.2011 10:23:21 Evet, sosyal medya kesinlikle PÖH’tür! - 02.12.2011 12:29:01 İnternet gazeteleri, Twitter'da internet gazeteciliğini bitirecek! - 23.11.2011 12:15:48 Haşmet Babaoğlu da Mehmet Atalay da yanılıyor! - 15.11.2011 15:51:52 İzlemeye devam edin! - 03.11.2011 12:30:13 Rakiplerimiz sağlığa zararlıdır! - 27.10.2011 14:49:06 Akılsız olanlar kim peki? - 20.10.2011 17:31:49 Markayla saadet olmaz! - 12.10.2011 10:29:20 X-Man Emirhan ve Ayşe Özgün’ün maceraları - 28.09.2011 12:01:37 Kime göre iyi gazete? - 21.09.2011 14:18:49 Sizin bir öneminiz yok! - 15.09.2011 14:09:19 Kokan reklamlar - 08.09.2011 11:19:29 Tüketiciler Gezegeni - 29.08.2011 12:48:27 Reklamlarda ötekileştirilenler - 12.08.2011 10:12:01 Afrikalı olmayan açlar! - 05.08.2011 12:19:37 Gündemin mezarlığındaki tren! - 29.07.2011 11:40:42 Kendilerini kaybeden tavşanlar! - 20.07.2011 15:15:00