17.02.2012 13:03:09Bal’ın faydasını bilmeyen yoktur sanırım. Hatta Albert Einstein da arıların hayatımızdaki önemini anlatmak için “Eğer arılar yeryüzünden kitleler halinde kaybolursa, insanın sadece 4 yıl ömrü kalır. Arı olmazsa, bitki, hayvan ve insan olmaz” demiş zamanında. Ve bu bilgi de günümüze kadar gelmiş.
Einstein’in bu tezini bilen ve hemen herkesin evinde bulundurduğu “bal” için adeta tüm üreticiler harekete geçmiş. Öyle ki ekranlarda uzun uzun bal reklamları izliyor, “ben daha doğalım” “ben daha ucuzum” diye bağıran siyah takım elbiseli adamları dinliyoruz. Bu ne bal sevdasıymış ben çözemedim.
Evet, balı seviyoruz da birden bu bal firmaları nereden türedi? Türkiye’de arılar birden arttı da bal stoğumuzla ilgili bir patlama mı yaşandı? Şu sıralar, “bal doğal enerji kaynağıdır” “kara kovan” “sertifikalı organik bal” ifadelerini ne çok duyuyoruz değil mi? Ekranlarda, 10’a yakın farklı bal markasının reklamını izliyoruz. Süresi 15 dakikaya kadar çıkan reklamlar var. Reklamların çoğunun off prime time’da yayınlanması dikkat çekici.
Reklamların ortak yanı bu kadar değil …
Firmaların hepsi doğal olduğunu iddia ediyor, hepsi diğerinden daha ucuz olduğunu ve bu kampanyanın bulunmaz bir fırsat olduğunu söylüyor. Doğallığın altını çizen reklamlarda, yapay dekorlar kullanılması da başka bir tezatlık. Firmalar, ürünlerini telemarketing sistemiyle pazarlamaya çalışıyor.
Ünlüler de balı anlatıyor …
Bazı markalar da bu tanıtımları, ünlüler ile yapmayı tercih ediyor. Organik Bal dünyası Yaşar Alptekin ile çalışırken, Balkonak Bal Şebnem Kısaparmak ile ürününü anlatıyor.
Balların doğallığı tartışılıyor …
Gıda sektörünün önde gelen isimleri, doğal olduğunu anlatan bal firmalarını mercek altına aldı. Bu konuda uzman olan kişiler, orijinal balın niteliklerini, balın gerçekten doğal olup olmadığının nasıl anlaşılabileceğini televizyonlardaki programlara katılarak anlattı.
Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Sedat Kuru ve Türkiye arı yetiştiriciliği merkezi birliği başkanı Bahri Yılmaz, televizyonlardaki açıklamalarında, tüketicileri doğal bal konusunda uyardı. Bala glikoz takviyesi yapılarak piyasaya sürüldüğünün altını çizen uzmanlar, balın tamamen arılar tarafından üretildiğini, bunun dışındakilerin sahtecilik olduğunun altını çizdi.
Sahte bal firmaları teşhir edilecek …
Dünya, bal tüketimi sıralamasında 4. Sırada olan ülkemizde yılda ortalama 75 bin ton bal tüketiliyormuş. Böyle bir ortamda, arıcılık üzerine çalışmak kazanç getirebilir tabi. Çok firmanın olması, çok reklam yayınlanması da normal gibi görünüyor ama bal üretmenin kolay bir iş olmadığını biliyorum.
Tarım bakanlığı, gelen şikayetleri değerlendirerek, 600’ü aşkın markada inceleme başlattığını açıkladı. Hatta, sahte firmaları teşhir edeceğini de belirtti ki bu sonucu gerçekten merak ediyorum. Bu sonuçla birlikte reklamlarda azalma olacak mı işte o zaman gerçek doğal bal ortaya çıkacak. Reklamlarda azalma olmayacaksa da yani hepsi zaten doğalsa, daha estetik bal reklamları hazırlanmasını öneriyorum, sevdiğimiz bir besini itici kılmaya gerek yok.