Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
  Yazarlar
Halef R. VAYIS
Dünya insanları hızla birbirine dönüşüyor...
03.03.2010 12:28:53

 

Sunday Times'ın haberine göre, sıradan gibi görünen güncel entelektüel düşünceler, siyaseti doğrudan şekillendiren faktörler olarak öne çıkıyor.

Gazete, otuz yıl önce ekonomiye odaklanmış entelektüel düşüncelerin siyasi şekillenmeye hakim olduğunu, şimdi ise buna toplumsal psikoloji etmeninin eklendiğini belirtiyor. Toplumsal psikolojinin yeterince dikkate alınmasıyla, bir toplumun baskı ve zorlamaya maruz bırakılmadan kolayca değiştirilebileceğini öne süren gazete, bu düşünce ve etkileşimleri beş ana başlıkta toplamış:

1.Toplumsal Kurallar: İnsanlar birbirlerini taklit eder. İlginçtir ki, bu yazısız kurallar topluluğunun etkisi, yasal sınırlamalardan bile daha güçlü. Aslında bağış ve yardım yaparken bile ölçüyü, etrafımızdakilerin ne kadar katkıda bulunduğuna göre belirliyor ya da sınırlıyoruz. Yapılan araştırmalara göre, çevremizdeki insanları tanıdıkça, onlar gibi davranmak kaçınılmaz hale geliyor. Böylece toplumsal kurallar, yasal sınırlamalardan daha etkili oluyor.  

2. Durum Teorisi: İnsanlar farklı durumlarda farklı tepkiler ve davranışlar içine girerler. Beklentilere ve gurup kurallarına bağlı kalmayı tercih ederler. Stamford hapishane deneyine göre, insanlara gardiyan ve mahkûm gibi değişik konumlar ve sıfatlar verildiğinde, davranışları da otomatik olarak değişim gösteriyor. Durum teorisi, üzerimize yüklenmiş konum ve sıfatların, farklı davranışlarımızın kaynağı olduğunu açıklıyor.

3. Karşılıklı Özveri: Başkalarına yardım ediyoruz, çünkü karşılığında bir şeyler bekliyoruz ve beklentilerimizin karşılanması için de, benzer şekilde özverili olmamız gerektiğine inanıyoruz. Bunun işler hale gelmesi için de, oyun teorisinden yola çıkarak, içinde bulunduğumuz etkileşimlerin sonsuza kadar gideceği tahminiyle hareket ediyoruz.

4. Bakış Açısı Teorisi: Varsayımlar ve bakış açısı, bireylerin kararlarını nasıl verdiklerini en iyi açıklayan teori. Özellikle ekonomi, varsayımlarla hareket edilmesi nedeniyle, son otuz senedir en ilginç zamanlarını yaşıyor. Bakış açısı, insanların riskleri kafalarında nasıl tarttıklarını açıklıyor.

5.Bilişsel çelişki: Yapılan bir araştırmaya göre, insanların verdikleri sözleri çarpıtma ve bu şekilde isteklerine daha uygun hale getirme eğilimleri bulunuyor. Teorinin en önemli yanı, insanların verdikleri sözleri, sözlü ve yazılı olarak tutmaya çalışması. Bilişsel çelişki bu yönden ele alındığında, örneğin, evlilik kurumunun varlığı açıklanabiliyor.

Sunday Times’ın haberinde yer alan saptamalar haklıdır veya ortaya konan fikirlere katılmayız; bu kendi tercih ve görüşlerimize bağlıdır.
 
Ancak bir gerçek var ki; her bir toplumun kendi uygarlığını oluşturması, yüzyıllarca süren upuzun bir zaman dilimini gerektirdi. Kültürler, inançlar, fikir birlikleri, ırklar, coğrafi ve yaşamsal şartlar, asırlarca devam eden süreçlerde, her toplumun kendine özgülüğünü, kendi karakteristiğini ortaya çıkardı.
 

Günümüzde ise değişimler, sadece onlarca yıllarla adlandırılabilecek kısa zaman dilimleri içerisinde ve tüm toplumları içine alarak gerçekleşiyor. Toplumlar her geçen gün birbirine daha benzer hale gelirken, “uygarlık çeşitliliği” yerini “tek uygarlılığa” bırakıyor. Dünya insanları hızla birbirine dönüşüyor.

Kanımca, birkaç on yıl sonra, Kanada’da, Özbekistan’da, Mısır’da, Meksika’da, Polonya’da, İran’da, Macaristan’da, Sudan’da ya da Sidney’de yaşayan insanların yaşam şekilleri, eğitim düzeyleri ve eğlence anlayışları, neredeyse aynılaşacak. 

Şüphesiz bunun çeşitli nedenleri var. Hızlanan ulaşım imkanları, uluslararası ticaretin ulusal ticaretmişçesine kolayca yapılmaya başlanması, finans yatırımlarının küreselleşmesi, kültürel yakınlaşmalar ve elbette kitle iletişim araçlarının bu denli gelişmişliği, en başa yazılacak nedenler arasında yerini alıyor.  

Kendini sürekli yenileyen dünyada, üstlenilen roller, konumlar ve sıfatlar da sürekli yenileniyor. Konumlarımız ve sıfatlarımızın davranışlarımızı şekillendirdiği bir gerçek; ancak tutumlarımızın, davranışlarımızın ve tercihlerimizin konum ve sıfatlarımızı şekillendireceği de, akılda tutulması gereken bir başka gerçek...

 

    
Bu haberi toplam 291 kişi beğendi.
Sular kesik, annenizde kalabilirsiniz… - 01.02.2012 10:51:22 Bir zamanlar Wikileaks vardı… - 25.01.2012 11:32:52 Kadın, kendi canavarını yaratmaya mecbur mu bırakılıyor? - 18.01.2012 12:15:04 Çoban Yarışı… - 11.01.2012 12:06:54 Akıllı insan olmanın, başka başka yollarını aramalıyız... - 04.01.2012 11:43:40 Hoş geldin 2013* - 28.12.2011 11:20:58 Zordur kaybettiğinize yeniden sahip olabilmek… - 21.12.2011 12:24:50 Bir büyük ideal, nasıl tarihe gömüldü? - 14.12.2011 11:23:10 Türkiye bu kez başarabilecek mi? - 07.12.2011 11:25:30 Az şey öğrenen, çok şey mi hatırlar? - 30.11.2011 11:54:10 Kral bile olsanız, öğreneceğiniz şeyler vardır… - 23.11.2011 11:00:32 Yeri sürekli değişen ağaç, kök salamaz… - 16.11.2011 11:29:40 Reklamcılara iyi karlarla satılıyoruz… - 09.11.2011 12:24:55 Deprem yardımlarının yağmalanması sadece tesadüf mü? - 02.11.2011 11:44:27 Medya takibine ilgi ne zaman başladı? - 26.10.2011 11:08:20 Kadına şiddette algı sorunu… - 19.10.2011 12:20:32 Türk basın tarihine kısa bir yolculuk… - 12.10.2011 12:10:25 Genç Fotoğrafsızlar ne düşünüyorlar? - 05.10.2011 12:44:17 Bir kız çocuğunun anıları… - 28.09.2011 13:00:13 Tek uygarlığa doğru yol alıyoruz… - 21.09.2011 11:33:49 Aşka direniş mi başlıyor? - 14.09.2011 11:28:53 1600 sayfalık gazete… - 07.09.2011 11:41:53 Dış haberciliğimiz “çeviri habercilik” yapmaktan kurtulamıyor… - 02.09.2011 12:37:49 Facebook ve Twitter’ı daha da büyütmek bizlere kalıyor… - 24.08.2011 11:24:12 Teknolojiler, insanları yeniden icat eden araçlardır… - 17.08.2011 12:44:25