24.02.2011 11:22:49
Turkcell’in “Kamu tarifesi” reklamı (1) hoş olmuş. Hemen hemen herkes tarafından sevilen bazı ünlüler aynı reklamda buluşmuş. Gerçi Turkcell hep bunu yapıyor; toplum tarafından sevilen ünlüleri reklamlarında oynatıyor, iyi de yapıyor. Ama bana göre bu reklamda bazı pürüzler var…
Gerçeklik yönünden bakalım… Reklamda gerçek kişiler; eskiden kamu görevi yapmış olan şöhretler kullanılmış. Kullanılmış demeyelim de rol almış diyelim biz ona… Cüneyt Arkın ile Ferhat Göçer tamam ama ya Özgür Ozan? O eskiden polis miydi? İnternetten öğrendiğim bilgilere göre Özgür Ozan eskiden polis değildi. Bence reklamdaki polisler gerçek olmalıydı, en azından eskiden gerçekten polis olan kişiler reklamda rol almalıydılar veya reklamda sadece doktorlar olmalıydı.
Reklama mesleki yönden bakalım… Geçinmekte ya da telefon faturasını ödemekte zorlanan Ferhat Göçer ve Cüneyt Arkın daha ucuz ve avantajlı konuşma yapabilme derdine mi düşmüş? Gerçek doktorlar dışarıda, sokaklarda “Tam Gün Yasası”nı protesto ederken, henüz mesleğe atanamayanlar sıkıntılar içinde sırasını beklerken, bu iki eski doktorun her şeyi; meslektaşlarının mücadelelerini, Hipokrat Yeminlerini, mesleğe olan saygılarını ve onlara umut dolu gözlerle bakan hastalarını bir kenara bırakıp, sadece daha avantajlı konuşabilmek için yıllar önce terk ettikleri mesleklerine geri dönmüşler… Gerçekten döndüler mi? Elbette hayır, sadece reklam icabı. Reklamdaki eski doktorlarımızın haline bakınca şu mesajı aldım: “Bu meslek sevildiği için, insanlığa hizmet edildiği için, çok önemli bir meslek olduğu için yapılmaz, bu meslek telefon tarifesi çok avantajlı olduğu için yapılır. En azından biz o nedenle mesleğe geri döndük…”
İlla ki ne Turkcell, ne Ferhat Göçer ne de Cüneyt Arkın, benim bahsettiğim gibi bir mesaj vermek istemezler. Reklamın amacı da bu mesaj değil zaten. Amaç kamu çalışanlarına en iyi hizmeti verebilmek... Fakat reklama farklı açılardan bakınca yanlış mesajlar anlaşılıyor. Ama zaten o açılar da bakan kişiye göre değişir…
Kim demiş?
Hyundai gerçekten ilginç bir reklam yapmış (2) ama reklamın ilginçliği görselliği değil, ilginç olan reklamdaki şu tespit: “Lüks ise seçkin bir azınlık içindir… Kim demiş?”. Gerçekten “Lüks seçkin bir azınlık içindir” gibi saçma bir sözü kim demiş olabilir? Bu insanlar ne söylediklerinin farkında mı? Beyler kendimize gelelim! Artık herkes lüks yaşıyor, fark etmediniz mi? Eskidendi o seçkin azınlık için olan lüks…
Gerçekten merak ettim ama bu saçma sözü kim demiş olabilir?
Ev geçindiren; kira veren, çocuk okutan, elektrik, su ve telefon faturası ödeyen ve bunların hepsini yaptıktan sonra kalan parasının ¾’ü ile mutfak masraflarını karşılayan, tek geliri asgari ücret olanlar mı? Kesin onlar söylemiştir… Çekememezlik işte!
Belki de sayısı milyonları bulan işsizler söylemiş olabilir, ne dersiniz?
Veya ekmek bulamayıp pasta yiyenler söylemiştir…
Ben de Efkan Şeşen’in sorduğu sorunun cevabının merak ediyorum: “Lüks seçkin bir azınlık içindir” sözünü KİM demiş? Kim bu önyargılı insanlar?
Halkı havalı, gösterişli ve lüks yaşamaya tahrik…
Böyle bir suç olsa ya? İnsanları gereksiz harcama yapmaya, ellerinde bulunan ürünler onlara yetmesine rağmen insanları aynı ürünlerin yenilerini almaya, mütevazı bir hayat sürmektense lüks yaşamayı istemeye, sonunu düşünmeden para harcamaya teşvik ve tahrik eden reklamlara “Halkı havalı, gösterişli ve lüks yaşamaya tahrik” suçundan ceza verilse mesela…
Hayal et!
Geçen gün bazı gazetelerde ve internet sitelerinde Casper’la ilgili bir haber vardı. Haberlere göre Casper, sendika üyesi iki işçisini işten çıkartmış. Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu’nun yaptığı açıklamaya (3) göre, sendikanın Casper’da toplu iş sözleşmesi için yetki aldığını öğrenen işyeri yönetimi, sendikalaşmayı engellemek için Birleşik Metal-İş Sendikası’nın iki üyesini işten çıkartmış. Sanırım Casper sendikalı olmak isteyen işçileri için de bir slogan üretmiş oldu: “İşten atılmak mı istiyorsun? Sendikalı olduğunu hayal et!”
(3) http://www.birlesikmetal.org/basin/ba_2011/ba_2011-02-18.doc