Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
 
Dikkat! Sosyal medyada takip ediliyoruz!
03.10.2011 11:34:36

 

Son yılların yükselişte olan değeri sosyal medya, kısa sürede ‘kişisel iletişim’ mecrasından çok daha fazlası olduğunu herkese gösterdi. Kullanıcı sayısını her geçen gün hızla artıran bu yeni mecra, sadece bireylerden değil resmi-sivil tüm kurumlardan ve markalardan da yoğun ilgi görüyor. Başlangıçta sadece ‘eğlence’ aracı olarak görülen bu mecranın yayılma hızı ve deyim yerindeyse tüm dünyada yarattığı ‘patlama’; profesyonel düşünen firma ve pr ajanslarının dikkatlerini bu alana çevirdi. Facebook, Twitter, Friendfeed, Youtube ve bloglar gibi platformlara gösterilen ilgi, şirket ve markaların reklam ve marka değeri ölçümlemesi için iştahını kabarttı.
 
Markaların sosyal medyada var olma biçimi de sadece bu iletişim planlarıyla sınırlı kalmadı. Çünkü milyonlarca kullanıcıdan biri ya da birçoğu, her an ve her hangi bir bağlamda markadan bahsediyor olabilirdi. Şirketler için aynı zamanda ‘müşteri’ anlamına da gelen kullanıcıların, markayı ne zaman ve nasıl bir mesaja konu ettiği, markalar için bu alanın takibini de zorunlu kıldı. İşte tam da bu noktada, zaten bir süredir medyanın diğer mecralarında takip yapan profesyonel şirketler ile sadece ‘sosyal medya takibi’ yapan ajanslar, şirketlerin imdadına yetişti. Markaların sosyal medyada neye nasıl konu olduklarını, olumlu-olumsuz tüm mesajları takip eden sistemler geliştirildi ve kısa sürede sosyal medyanın bu anlamda kontrolü mümkün hale geldi.
 
Peki, kullanıcı, marka ve medya takip şirketi üçgeninde tüm aktörler için yepyeni bir çalışma biçimi getiren bu yeni alanda takip nasıl yapılıyor? Türkiye’de oldukça yeni sayılabilecek bu sektör gelişimini nasıl sürdürüyor? Teknolojik olarak ne gibi gereksinimler var? Şirketler bu yeni alana gerçekten yeterli ilgiyi gösteriyor mu? Sosyal medya takibinin geleceğine dair sektör profesyonelleri ne düşünüyor? Bu yepyeni sektörle ilgili merak edilenleri Medyaloji’nin bu haftaki Mercek köşesine taşıdık ve sektör profesyonellerinin konuyla ilgili görüşlerini aldık.
 
İşte, Türkiye’de neredeyse ilk adımlarını atan sosyal medya takibi ile ilgili en çok meral edilen sorular ve sektör temsilcilerinin cevapları:
 
 
SOSYAL MEDYA TAKİBİ ÇALIŞMALARININ TÜRKİYE’DEKİ GELİŞİMİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?
 
MTM Medya Takip Merkezi- Meltem Aşci (Pazarlama ve Kurumsal İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı):Markaların sosyal medyayı keşfedip araç olarak kullanmaya başlaması, bunda fayda arayıp bulması, mecrayı ister istemez öne çıkardı. Markaların rekabeti, böylece sosyal ağlara da taşınmış oldu. Sosyal medyanın 2010 yılının başlarında kendini göstermeye başlayan etkisi, yılsonuna geldiğimizde gerçek bir güce dönüşmeye başladı. Doğrusunu söylemek gerekirse, biz dahil, sektörün önde gelen medya takip şirketleri, bu servisi sunma çalışmalarında biraz geç kaldılar. Önce, sadece sosyal medya takibi hizmeti sunmaya yönelik şirketler çıktı ortaya. Kısa bir süre sonra da, işi doğal olarak en iyi şekilde yapabilecek altyapıya ve know-how’a sahip medya takip şirketleri sahne aldılar.

 Tüm bu süreçlerde biz, ilk olarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve beklentilerini dinledik. Ön çalışmalar yaptık. Var olan sıkıntıları ve eksiklikleri inceledik. Yazılım çalışmalarımız bu doğrultuda gerçekleşti.

 

SEMANTİCUM – İhsan Sedat Özkan (Yönetici Ortak):Biz, 2010 yılından bu yana çok yakından takip ettiğimiz için gelişmeleri çok olumlu karşılıyoruz. İlk etapta akıllara gelen Google’dan ne farkınız var sorusunu artık müşteriler sormadığından müşteri tarafındaki olgunlaşmanın belirli bir noktaya geldiğini görebiliyoruz. Şu anda bu konuda teknik çalışmalar yapan firmaların sayısındaki artış da firmaların sosyal medya takibine verdiği önem de artış olduğunun göstergesi. Ajansların çoğunluğunun müşterilerden bu istekleri aldığı yönünde bize geri bildirimleri de aslında bir diğer taraftan bakıldığında çalışmaların artmasını sağlıyor.
 

 

 

İNTERPRESS Yaşar Oba (Müşteri Hizmetleri Koordinatörü):Kişinin kendisinin ürettiği içeriği internet üzerinden paylaştığı her türlü platformun yer aldığı sosyal medya, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızlı bir trend takip ediyor. Ülkemizde ilk olarak sosyal medyanın var olduğu internet üzerindeki platformları hazırlayan, yazılım ve teknoloji şirketlerinin kontrolünde start alırken, daha sonra dijital PR ajanslarının kontrolüne geçerek gelişmeye devam etti.

 
Tüketicilerin farklı zaman dilimlerinde değişik araçlarla internet üzerinden sosyal ağlara ulaşmaları reklam ve pazarlama uzmanlarının çalışma şekillerine bu yeni trendi de katma zorunluluğunu da beraberinde getirdi. İşte bu noktada şirketlerin medyayı takip etmek için beraber çalıştıkları medya takip şirketlerinin de hizmet alanı içine sosyal medyayı ekleme gerekliliği ortaya çıktı.
 
DNA360- Dağhan Çakmak (Yönetici Ortak): Bize göre sosyal medya takibi herhangi bir markanın Facebook ya da Twitter’daki yansımasını veya biraz daha geniş boyutu ile Google Blog Search kapsamındaki yansımasının indekslenmesinden ibaret olmamalı. Evet, aranan konunun sosyal medya platformunda ne ölçüde yer aldığını bildirmek bu işin önemli boyutlarından birisi. Ancak bunu yalnızca sosyal medya üzerinde çalışan bir çeşit arama motoru tasarlamak olarak algılamamak lazım.
 
Bu manada sosyal medyanın takibi ve etkisinin ölçümlenmesi noktasında öncelikle iletişim hedeflerini çok iyi anlayabilmek, kurumların kontrollü ve kontrolsüz iletişimden beklentileri anlayabilmek gerekiyor. Bu durum, sosyal medyanın takibinde sayıların yanı sıra içeriğin de analiz edilmesi ve hizmet alana katma değerli bir araç olarak sunulması gerekiyor.
 
Kurumlara sosyal medya takibi ve ölçümlemesi hizmeti sunmak, içeriğin analizinden bağımsız veya onu yok sayarak bu çalışmayı bir takip yazılımına indirgemek olarak algılanmamalıdır. Bu hizmet, hizmet verdiğiniz kuruma değer katan, onun kurumsal stratejileri ve iletişim performansı ana unsurlarını dikkate alarak gerçekleştirilmelidir.
 
MONİTERA – Metin Kahraman (Yönetici Ortak):Geçen 2 yılda olduğu gibi sadece sosyal mecralar değil aynı zamanda haber siteleri, bloglar, forumlar, sözlükler gibi kaynakların da takip edildiği online medya takibi alanındaki hizmetler çeşitlenmeye devam ediyor. Dünyada da çok yeni olan bu çalışmalara Türkiye çok hızlı adapte oldu diyebiliriz. Konuyla ilgili yurtdışında yapılan araştırmaları incelediğimizde Türkiye’de hizmet veren markaların konuya çok daha fazla ilgi gösterdiğini ve organizasyonlarını hızlıca adapte ettiklerini söylemek de yanlış olmayacaktır. Bugün geldiğimiz noktada marka tarafında olduğu gibi Türkiye’de hizmet veren servislerin yurtdışındaki servislere oranla çok daha hızlı gelişmekte olduğunu gözlemleyebiliyoruz.
 

 

PROMOQUBE – Hasan Başusta (Dijital Pazarlama Stratejisti):Sosyal medya takibi, sürekli ve gittikçe artan sayıda sosyal paylaşımın yapıldığı bir çağda hızlı ve efektif bir şekilde çalışılması gereken bir alan. Bunu Türkiye şartlarına uydurmak için gereken ilk adım internet evrenindeki Türkçe içerikleri ayrıştırmak ve bunlar üzerine yoğunlaşmak. Bunu yaptıktan sonra veriyi anlamlandırmak ve binlerce girdiden oluşan bu veriyi doğru şekilde analiz etmek gerekiyor. Türkçe olarak hizmet veren ve yerli ajanslar tarafından geliştirilmiş belli başlı 3-4 sosyal medya takip aracı bulunuyor. Sosyal medya takibi yaparak kullanıcılarına online destek hizmeti veren firmalar, sosyal medya takibini klasik medya takibi gibi kullanan firmalara göre çok daha iyi geri dönüş alıyorlar. Önemli olan ve sizi bir adım ileriye taşıyan şey medya takibini eksiksiz yapmak değil. Bunu herkes başarabiliyor.  Marka dostlarının belirlenmesi, kötü deneyim yaşayan kullanıcılara ulaşarak bunların marka hakkındaki fikrinin değiştirilmesi, ulaşılan girdilerin farklı kırımlarla analiz edilerek sosyal medyada konuşulanları konu bazında sınıflandırılması önem taşıyor ve rekabet de gelişim de bu yönde ilerliyor.

 
MARKALARIN SOSYAL MEDYA TAKİBİNE İLGİSİ NASIL? BU ALANA YATIRIMLAR NE KADAR ARTTI?
 
 
MTM Medya Takip Merkezi- Meltem Aşci (Pazarlama ve Kurumsal İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı):Yeni medyada aktif olmayı önemseyen markaların sayısı her geçen gün çoğalıyor. Sosyal medya, yapısı gereği markalar için hem iyi bir fırsat alanı hem de büyük bir tehdit unsuru. Markanın itibarını yönetmenin yolu da, bu mecrada hakkınızda yapılan tüm konuşmalardan haberdar olmaktan geçiyor.
 
Bu temel gerçek, markaların sosyal medya takibine ilgisini de artırıyor tabi. Eskiden bir meraktan ibaret olan sosyal medya takibi, günümüzde kurumların medya takip bütçesinde “olmazsa olmaz” bir hizmet olarak yerini aldı bile. Konuyla ilgili bilinç ve ilgi, günden güne artıyor…
 
SEMANTİCUM – İhsan Sedat Özkan (Yönetici Ortak):Markaların ilgisi doğal olarak çok yoğun. Markaların dijital bölümlerinin açılması ve pazarlama bütçelerinin çoğunun internet ve sosyal mecralara kayması ile buradaki takip ihtiyaçları da artmakta. Takip fiyatlarının da pazarda bir olgunluğa eriştiğini söyleyebiliriz. Markalar için makul karşılanan fiyatlarda hizmet alma istekleri oldukça yoğun.
 
İNTERPRESS Yaşar Oba (Müşteri Hizmetleri Koordinatörü):Günümüzde birçok marka sosyal ağlarda hızla yerini alıyor. Sosyal ağlarda takip edilmek için çok çeşitli etkinlikler yapıyor. Amaç; hedef kitle ile ve potansiyel müşterileriyle doğrudan iletişim kurabilmek. Bu amaçla şirketler pazarlama ve iletişim süreçlerine sosyal medyayı da eklerken, sosyal medya platformlarına uygun özel stratejiler ve projeler üreterek başarı şanslarını arttırmayı hedefliyorlar.
 
DNA360- Dağhan Çakmak (Yönetici Ortak): Markalar veya daha geniş ifadesi ile kurumlar, sosyal medya takibine dünden daha çok önem veriyor. Sosyal medyanın etkililiği ile rüştünü çoktan ispat ettiğini düşünüyoruz. Bırakın bir markanın itibarını etkilemesini, bugün sosyal medya iktidarları değiştirecek bir güç olduğunu göstermiştir.
Bu anlamda sorunuzu “markaların ilgisi nasıl” olarak değil “markalar bu konuda ilgisiz olabilir mi” olarak ele almak lazım. Yanıt ise hayır elbette. Böyle düşündüğümüz halde markaların yüksek ivmeli bir şekilde sosyal medyaya yatırım yaptıklarını görüyoruz. Belki bazı markalar için bu varoluş halen Facebook’ta sayfa sahibi olmak ile sınırlı olabilir. Bu elbette aşılacak. Biz markalara sosyal medyanın iki üç platform ile sınırlandırılamayacak bir mecra olduğunu izah etmeye çalışıyoruz.
 
Eğer bir kurum olarak sosyal medyaya özel bir yaklaşımını, bir stratejik planınız yok ise, bu mecrada süreklilik arz etmeniz mümkün olmayacaktır. Sosyal medya kullanımı başarınızı Facebook veya Twitter sayfalarınızın takipçi sayısı ile ifade ediyorsanız zaten yanlış yolda olduğunuzu söyleyebiliriz. Bakın önemsiz demiyoruz, ancak sosyal medyaya yatırım yapmak bundan çok daha başka bir şey.
 
MONİTERA – Metin Kahraman (Yönetici Ortak):Markalar özellikle Facebook ve Twitter’a karşı çok ilgililer. Artık internet sitelerini bile bu mecralara taşıyarak, online iletişim faaliyetlerinin önemli bir kısmını bu servisler üzerinden yönetiyor. Online medya takibi ile markalar, internet odaklı iletişim stratejilerini oluşturmadan önce insanların kendileri hakkında neler konuştuğunu öğrenebiliyor, anlık kriz yönetimi yapabiliyor, hakkında konuşulan tüm içeriği ölçümleyebiliyor ve trend değişimini gözlemleyebiliyor. Net rakam vermek çok güç olsa da, gerek bizim gibi online takip hizmeti sunan şirketler tarafında gerekse de bu servislerden yararlanan markaları düşünerek, son dönemde yapılan yatırımların ciddi oranda arttığını söyleyebiliriz.
 
PROMOQUBE – Hasan Başusta (Dijital Pazarlama Stratejisti):Markalar sosyal medyanın her alanına ilgileri olduğu gibi, bu mecralarda kullanıcıların kendileri hakkında neler konuştuğunu da merak ediyor. Özellikle birçok alt markası bulunan büyük markalar, bunları takip etmek için kendi olanaklarını yetersiz buluyor ve sosyal medya takip araçlarına ve hizmetlerine başvuruyorlar. Rekabetin de bulunduğu bir alan olduğu için, dijital ajanslar kendilerini bu araçları ve yazılımları sürekli geliştirmek zorunda hissediyorlar. Artık yalnızca takip etmek, yakalamak yetmiyor. Analiz, raporlama, markayı aksiyona yönlendirme gibi gereklilikler önem kazanıyor.
 
SİZCE SOSYAL MEDYA DİĞER MEDYA KANALLARINI ÖLDÜRÜR VEYA GÖLGEDE BIRAKIR MI? NEDEN?
 
MTM Medya Takip Merkezi- Meltem Aşci (Pazarlama ve Kurumsal İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı):Günümüzdeki işleviyle sosyal medya bırakın öldürmeyi, sanki diğer medya türlerine destek olmak için yaratılmış. Bugün her TV kanalının, her gazetenin, her köşe yazarının bir Twitter veya Facebook uzantılı adresi var, öyle değil mi? Bunlar, daha çok izlenmek, daha çok okunmak ya da tanınmak için sosyal medyayı destek olarak kullanıyorlar. Bu yönüyle bakarsak, diğer medya kanallarını gölgede bırakması veya öldürmesi bir yana, sosyal medyanın onların ömrünü uzattığını dahi düşünebiliriz. Geleneksel medya ve sosyal medya, birbirinden tamamen farklı taleplere ve ihtiyaçlara yanıt veriyor; aynı zamanda birbirlerine içerik de oluyorlar. Bence, bunlardan biri, diğerinin yerine konulamaz. Birbirlerini besleyebilirler ama birbirlerinin yerini dolduramazlar.
 
SEMANTİCUM – İhsan Sedat Özkan (Yönetici Ortak):Bu sorunun yanıtının zaten açık olduğunu düşünüyorum. Blog ve forum, yorumlarla başlayan bu süreç kurumsal anlamda markaların da sosyal medyaya yoğun ilgisi ile beraber hız ve etki anlamında sonuca ulaşabilmek için son kullanıcıların daha yoğun kullandıkları bir platform haline gelmiş durumda. Geleneksel medyadaki, işin doğası gereği, editöryel yaklaşım ve tek taraflı iletişimden interaktif iletişime dönüşen sosyal medya devriminin son kullanıcı ile etkileşim anlamında çok çok önlerde olması beklendik bir durum.
 
İNTERPRESS Yaşar Oba (Müşteri Hizmetleri Koordinatörü):Haberleşme ortamının yaratıcısı olan medyanın yok olması, sosyal ağları besleyen ana kaynağın yok olması demektir ki, bu durumda sosyal medyadan da bahsetmek pek mümkün değildir.
Medya birbiri içine geçmiş bir bütündür ve birbirinden ayrılamaz. Zaman ve olaylar bazen medyayı oluşturan parçaları daha öne çıkarsa da devamlılık için her bir bölümün çalışması gereklidir. Sosyal medyada bu bütün içindeki yerini almıştır.
 
DNA360- Dağhan Çakmak (Yönetici Ortak): Sosyal medyanın kimseyi öldürmek veya gölgede bırakmak gibi bir misyonu yok. Her şeyden önce sosyal medya, var olan bir mecranın gelişimi olarak çıkmadı karşımıza. Yani zaten hiç yoktu! Sosyal medya bugüne dek gördüğümüz medya araçlarından yapılanması, örgütlenmesi, içeriği ve ekonomisi ile bambaşka bir şey. Sosyal medyanın bu anlamda gazeteleri veya televizyonları hedef alarak ortaya çıktığını ve gelecekte onları gölgede bırakacağını düşünmek çok geçerli bir bakış açısı değil.
Sosyal medya elbette konvansiyonel medyanın etkinliğinin azalmasına neden olabilir. Olacaktır da. Hatta bugünden başlamıştır bu süreç. Ancak bu topyekün bir hedef alma, kendine böyle bir amaç edinme meselesi değildir. Bu noktada yaşanan somut bazı gelişmelerden hareketle görüşlerimiz eleştirilebilir. Denebilir ki, artık bütün gazeteler kendisini web’e taşıyor, televizyonlar cep telefonlarından izlenebiliyor.
 
Televizyonu televizyondan izlemek yerine cep telefonunuzdan izlemek veya gazeteyi internetten okumak yalnızca bir araç değişikliğidir. Sosyal medya ne yalnızca bir gazetedir, ne de televizyon. Sosyal medyayı diğer medya araçlarından ayıran temel özellik içeriği ve bu içeriğin oluşum biçimidir. Sosyal medyanın içerik üreticilerinin yaygınlığı bu mecranın bugüne dek bildiğimiz tüm medya kanallarından farklı bir konumda olduğunun göstergesidir aslında.
 
MONİTERA – Metin Kahraman (Yönetici Ortak):Sosyal medya ile geleneksel medyanın konumu ve yapısı farklı olduğu için birbirini bitiren değil, tam tersine birbirini besleyen yapıya sahiptirler. Gazetedeki bir haber nasıl Twitter’da kullanıcılar tarafından paylaşılıp, üzerine konuşuluyorsa, Twitter üzerinden paylaşılan içerikler de gazeteye haber olabiliyor.
 
PROMOQUBE – Hasan Başusta (Dijital Pazarlama Stratejisti):Sosyal medya, yükselen bir değer olsa da bu diğer medya kanallarını öldüreceği anlamına gelmiyor. Televizyonun bir mecra olarak kullanılmaya başlamasının radyo mecrasını öldürmediği gibi... Diğer yandan, diğer medya kanallarının önemini azaltabilir. Çünkü diğer medya kanallarının hesap verilebilirliği çok tartışılırken sosyal medya çok daha ölçülebilir ve bu nedenle efektif. Diğer medya kanalları hep var olmaya devam edecek, fakat sosyal medyanın bütçe içinde aldığı pay gittikçe yükselecek diyebiliriz.
 
 
BU ALANDA YAKIN GELECEKLE İLGİLİ ÖNGÖRÜLERİNİZ NELER?
 
MTM Medya Takip Merkezi- Meltem Aşci (Pazarlama ve Kurumsal İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı):Sosyal medyanın gücünü arttırmaması için ufukta hiçbir neden görünmüyor. Özellikle yeni kuşak, internetle ve sosyal medya ile büyüyor. Geleneksel medya kanalları, biraz şekil değiştirerek ama belli çizgilerini koruyarak hayatlarını sürdürecekler. Önümüzdeki dönemde, markaların sosyal medyayı daha iyi ve etkili kullanmaya başlayacaklarına inanıyorum.
 
SEMANTİCUM – İhsan Sedat Özkan (Yönetici Ortak):Şu anda verileri görmeye başlayan markalar bu verileri kendileri için nasıl daha etkin kullanabilecekleri ile çalışmalarını yoğunlaştıracaklardır. Sektörde şu anda var olan sentimental değerlendirmenin insan eleğinden geçme ihtiyacının otomatize edilebilmesi pazarda ciddi bir değişim ve sıçramaya neden olacaktır. Markaların üretimden başlayıp son kullanıcıya hizmetin/ürünün sunulmasına kadar tüm süreçler ve paydaşları etkisi altına alan bir analiz sürecinin yakın gelecekte başlamasını öngörmekteyiz.
 
İNTERPRESS Yaşar Oba (Müşteri Hizmetleri Koordinatörü):Günümüzde bilinen medya araçları içindeki yerini alan sosyal medyanın bu hızlı gelişimi, beraberinde getirdiği takip edilebilme arzusunu da aynı hızla artırmaktadır. Bu durum medya takip şirketlerinin önemini daha da artıracaktır.
 
DNA360- Dağhan Çakmak (Yönetici Ortak): Sosyal medya gelecekte nereye mi gidecek? Bunun yanıtını bugün vermek inanın o kadar güç ki. Burada gelecekten kastımız sanmayın ki elli sene. Sosyal medya teknolojik destek ile önümüzdeki yıl bile beklemediğiniz bir noktada olacak. Ancak şu bir gerçek ki, çok yakın bir gelecekte, yani üç beş yıl içinde, dünyada herhangi bir kişinin sosyal medya erişiminin olmaması halinden bahsedemeyeceğiz.
Bugün dahi herhangi bir tüketici bir ürün veya hizmet ile ilgili olarak satın alma kararını vermeden önce ortak akıla başvurmakta, ilgili kümeye kalıcı veya geçici olarak dahil olmakta, ortak aklın kanaatlerini ve yorumlarını almaktadır. Araba mı alacaksınız forumlara bakın, ne gibi sorunlar yaşayabileceğinizi önceden öğrenirsiniz. Yeni bir mekana mı gitmek istiyorsunuz, daha önce gidenleri veya fikir önderlerini dinleyin. Kastettiğimiz Google’da aramak değil elbette. Kastettiğimiz ortak aklın yaşam alanı olan sosyal medya.
 
Biz yarın reklamların, halkla ilişkiler etkinliklerinin ve topyekün tüm iletişim performansınızın etkisiz veya demode olacağından bahsetmiyoruz. Biz sosyal medya realitesinin bir yeni akıl hareketi olduğunu söylüyoruz.
 
MONİTERA – Metin Kahraman (Yönetici Ortak):Son 1 yıldır Türkiye pazarına giriş yapmakta olan global online medya takip servisleri bu yıl da Türkiye pazarında var olmak için yeni atılımlar yapacaklar, bu alanda bazı satın almalara şahit olabileceğimizi düşünüyoruz.
 
Diğer taraftan Türkiye’de yer alan servislerin de artık Türkiye ile sınırlı kalmayıp, hizmet kapsamlarını diğer ülkeler ile de genişleteceklerine inanıyoruz.
 
PROMOQUBE – Hasan Başusta (Dijital Pazarlama Stratejisti):Önümüzde sosyal medyanın ne kadar verimli olduğunun tartışılacağı, ölçümleme yöntemlerinin geliştirileceği ve sonuçların daha somutlaşacağı bir dönem var. Sosyal CRM’i başarabilen ve sosyal medya ürünleri, platformları tasarlayabilen, yeni teknolojiler geliştirebilen kişiler ve ajanslar fark yaratacak. Sosyal medyayı yalnızca topluluk yönetimi ya da sayfa moderasyonu olarak görenler ise bu alana yaptıkları yatırımların verimsizliğinin farkına vararak zorlanacaklar.
 
www.medyaloji.net- Meral Gemici
Bu haberi toplam 48 kişi beğendi.
 
Unutulma hakkı nedir? - 06.03.2012 08:49:59