

























1- Ertelenen sansür yasasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Telif hakları konusu tüm dünyada ciddi olarak önemsenen ve erişim engelleme tedbirleri bağlamında da en fazla müsamaha ile karşılanan konuların başında gelmektedir. AB ülkelerinde de benzer düzenlemelere yönelik tepkiler olmuştur. Yasanın mevcut haliyle olmasa da bir kısım rötuşlarla orta yol bulunmak suretiyle çıkması kuvvetle muhtemel gözüküyor. Kullanıcıların hakları kadar fikri mülkiyet alanındaki hakların da ekonomik boyut dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıdaki unsurlara göre ABD de sular kolay durulacağa benzemiyor.

2- Böyle bir yasanın çıkması durumunda sizce bilişim suçlarında azalma olur muydu?
Bilişim suçları ile mücadele konusunda mücadele kelimesinin altı hep çizilmiş olmasına rağmen bu alanda mutlak bir çözüm olası gözükmemektedir. İnternetin farklı teknolojik gerçekliği, içeriğin oluşturulması biçimi, dağınık ve dinamik yapısı; her an değişen içeriği, içeriğini oluşturan aktörlerinin farklılığı, içeriğin oluşması sürecindeki interaktivite (Web2.0 vb…) ve uluslararası etkileşimin (sosyal ilişkiler, hukuk düzenlemeleri vb.) en üst düzeyde bu alanda öngörülen ya da öngörülmesi muhtemel tedbirler bakımından ciddi zorluklar söz konusudur. Dolayısıyla bu tür düzenlemelerin çözüme biraz “katkı” sağlayabileceği değerlendirilmektedir. Hakların yarışması prensibi içerisinde bir yerlere konumlanacağı ve buna göre bir denge kurulacağı anlaşılmaktadır.
3- Bu yasa diğer ülkelerin bu konudaki hassasiyetini arttırır mıydı?
ABD gibi dünya ekonomisine yön veren bir ülkede bu alanda gerçekleşecek düzenlemelerin artçı sarsıntılarının domine etkisiyle diğer ülkelere de yayılması kaçınılmazdır. Var olan düzenlemeleri muhakkak etkileyecektir.
4- Böyle bir durumda Türkiye nasıl bir yaklaşım sergiler?
Ülkemizde halihazırda bu alanı düzenleyen farklı mevzuat düzenlemeleri olmakla birlikte bunlardan en önemlisi, konuyla doğrudan ilgilisi 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Ek 4. Maddesindeki düzenlemedir. Bu düzenlemede savcıya bu tür hak ihlalleri durumunda servis sağlayıcıya talimat vererek içerik sağlayıcıya verilen hizmetin durdurulmasını sağlama yetkisi verilmektedir. Bu maddede değişiklik yapılmasına ilişkin çalışmalar Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde yürütülmektedir.Türkiye’nin yaklaşımı bu maddenin şekillendirilmesi kapsamında ortaya çıkabilecek olmakla birlikte 5651 sayılı Yasanın 4 yıllık uygulama deneyimleri Türkiye’ye bu konuların değerlendirilmesinde önemli avantajlar sunmaktadır.
5- Özgürlüklerin kısıtlanması olarak düşünülebilir mi?
ABD deki tartışmalarda bu çerçevede yürümektedir. Özellikle web 2.0 uygulamalarının internet içeriğinin oluşturulması sürecinde ortaya koyduğu interaktivite, bir yönüyle ciddi faydalar sağlarken diğer taraftan aynı zamanda işi içinden çıkılmaz duruma sokan ana faillerdendir. Karşılıklı ve hızlı şekilde oluşturulmakta olan içerik suça konu olan ve olmayan, haklara aykırılığın sınırlarında gezen gezmeyen vb… unsurları itibariyle çok fazla iç içe girmiş bir yapı ortaya koymaktadır. Buna yerel mevzuatların içerik ve uygulama farklılıkları eklendiğinde sorun daha da büyümektedir. Dolayısıyla yukarıda da yer verildiği üzere bu alanda çözüm adına atılan her adımın beraberinde bir kısım yan etkilerinin de olacağı muhakkaktır.
.jpg)
6- Peki internet ortamında hakarete maruz kalanlar, karalama kampanyaları nedeniyle saygınlık kaybı yaşayanlar nasıl bir yol izleyebilirler?
…uluslararası mekanizmalar; …..
5651 sayılı Yasanın 9. Maddesi ülkemiz uygulamaları bakımından bu soru çerçevesinde büyük önem arz etmektedir. Bu madde İnternet ortamındaki kişisel hak ihlali durumunda “İçeriğin yayından çıkarılması ve cevap hakkı”düzenlemesini içermektedir.
5651 sayılı yasasın 9. maddesi, modern demokratik ülkelerde uygulanan bildir-kaldır (notice and take down) usulüdür. İnternette bir içeriğe yüzde yüz erişim ancak bu usulle engellenebilir. Bu usul, bir internet sitesinin belirli bir kısmında yer alan içerik nedeniyle sitenin tamamının engellenmesini önleyen adaletli bir mekanizmadır. Kanunun bu maddesi bugüne kadar ne yazık ki hem hukuk dünyasında hem de bilişim dünyasında dikkatlerden kaçmıştır. Öte yandan bugüne kadar mahkemelerce verilen ve kamuoyunda çok tartışılan popüler internet sitelerine yönelik erişim engelleme kararlarının kişilik hakları ihlali dolayısıyla verildiği dikkate alındığında 9. maddenin uygulanmasının önemi daha da artmaktadır.
Bu maddeye göre ;
Öncelikle internet ortamında yayınlanan bir içerik dolayısıyla bir hak ihlalinin olduğu şeklinde iddianın söz konusu olması gerekir.
Hakkının ihlal edildiğini düşünen kişi söz konusu içeriğin çıkarılması için öncelikle içerik sağlayıcıya başvuruda bulunmalıdır. İçerik sağlayıcıya ulaşamadığı takdirde yer sağlayıcıya başvurmalıdır. Yapılan başvuruda, içeriğin kaldırılması yanında hazırlanan cevap metninin yayınlanması da istenebilir.
İçerik veya yer sağlayıcı, başvurudan itibaren 2 gün içinde içeriği kaldırmazsa talep reddedilmiş sayılır.
İçeriğin kaldırılması talebi reddedilen kimse 15 gün içinde yerleşim yerindeki sulh ceza mahkemesine başvurarak hakkını ihlal ettiğini düşündüğü içeriğin kaldırılmasını isteyebilir.
Sulh ceza mahkemesi talebi kabul ettiği takdirde söz konusu karar gereği yapılmak üzere dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen içerik veya yer sağlayıcıya gönderilir.
Mahkeme kararına rağmen söz konusu içerik kaldırılmazsa kişi Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunabilir.
İçeriğin kaldırılması kararını yerine getirmeyen kişi 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu maddenin uygulanması sürecinde ilgililerin iletişim bilgilerinin tespiti en önemli sorunlardan olup bu konuda;
5651 sayılı Yasa ve ilgili düzenlemeler uyarınca Başkanlığa başvurarak faaliyet belgesi almış yer sağlayıcılar ile yetkilendirilmiş olan erişim sağlayıcıların listesi, iletişim bilgileri Başkanlık İnternet adresinde (http://www.tib.gov.tr) yayınlanmaktadır. Ayrıca “http://internet.tib.gov.tr” adresinde yer alan site bilgileri sorgu sayfasından talebe konu adreslerle ilgili olarak açık kaynak bilgisi sorgusu yapılabilir ve tespit olunan ilgililerin erişim ve yer sağlayıcı olarak Başkanlık kayıtlarında yer alıp almadığı yine “http://www.tib.gov.tr” adresinden sorgulanmak suretiyle kayıtlı olanların iletişim bilgilerine de buradan ulaşılabilir.
7- Son olarak telif hakları ve fikir özgürlüğü açısından, ülkemizdeki bilişim mevzuatı hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
İnternet içerik düzenlemeleri konusunda ve özelliklede içerik çıkarma, içeriğe erişim engelleme hususlarında ciddi bir standardizasyon eksikliği söz konusudur. 5651 sayılı Yasa ve ilgili düzenlemeleri bu konuda önemli bir adım olmuşsa da diğer yasaların uygulaması sürecinde ortaya çıkan sorunları aşılamamıştır. İnternet içeriği çok farklı disiplinleri aynı anda ilgilendirmekte olup tüm bu disiplinleri bir araya toplayan değil, ancak özellikle içerik çıkarma ve içeriğe erişim engelleme hususlarında bir usul birliğine ciddi ihtiyaç olduğu aşikardır.
Bu husus İnternet Kurulunca yürütülmekte olan 5651 sayılı Yasanın revizyonu çalışmalarında göz önünde bulundurulmuş olup bu çerçevede ortaya çıkan taslak çalışmalarına http://internetkurulu.org/tr/Gorusler.aspx adresinde yer verilmektedir. Usül birliği sağlanması konusu bu sayfada yayınlanan görüşlerin ortak noktasını teşkil etmekte olup bu konulardaki uygulamaların ölçülülük ilkesine uygun olarak gerçekleşmesi ve dolayısıyla temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında demokratik teamüllere uygunluğun sağlanması bakımından bu çalışmanın sonucunda ortaya çıkacak metin büyük önem arz etmektedir.
Röportaj: Mine ÜÇGÜN