BMW yeni kampanyasında, büyük medya stratejisinin bir parçası olarak dünya çapında daha duygusal ve iyimser bir tonda hedef kitlesine sesleniyor. BMW’nin Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı, Jack Pitney markanın yeni kampanyasını Marketing Daily’e anlattı.
İşte, Jack Pitney’in BMW’nin yeni marka kampanyasını anlattığı o röportaj;
Soru: Bu kampanyanın tematik olarak, BMW’nin geçmişte yaptığından farkı nedir?
Jack Pitney; Joy /Neşe” kampanyasının çok büyük bir şaşırtmaca olduğunu düşünmüyorum. “Ultimate Driving Machine” temasını sürdürüyoruz ve bundan asla uzaklaşmayız. BMW adına iletişimimizde bir değişiklik yapma şansı var ise, biz bunu bu temadan uzaklaşmadan yapıyoruz.
Geçmişte, öncelikle arabaların kendilerine ve kaportanın altındaki teknolojik yeniliklere odaklandık. Şimdi ise, bütün bunların nihai sonucuna odaklanmayı seçtik. Arabalarımız size böyle (keyifli) hissettiriyor.
Gerçekten de, “Ultimate Driving Machine” sürüş keyfini hayata geçiriyor. Düşündük ki, insanların ürünlerimizden aldığı hazza dokunabilirsek, bu bizim için BMW’nin hikâyesini büyütmek, daha çok insana duyurabilmek için iyi bir yol olabilir.
Soru: Neden markanın duygusal özelliliğine odaklanıldı? Hangi görüşler buna neden oldu?
Jack Pitney; Kampanya fikri 18 ay önce, sadece Amerikan ekonomisinde değil bütün dünyada bir resesyonun (ekonomik durgunluğun) gözlenmesi sonucunda, oluştu. Düşündük ki, şu an insanlara BMW’nin ne olduğunu hatırlatmak için en uygun zaman. Kendimizi, bu konu hakkında düşünmeye zorladık. Araçlarımızın insanlara ne hissettirdiğini düşündük: Neşe… Bu yüzden, insanlar markaya dönmeye devam ediyorlar ve bu yüzden Amerika ve tüm dünyada en büyük araba kulübüne sahibiz.
Düşündük ki, bir ışık saçmalıyız ve insanların bizim adımıza hikâyemizi anlatmalarına izin vermeliyiz. Bu, “şu an insanlara BMW’nin ne olduğunu hatırlatmak için en uygun zaman”, fikrinin esas çıkış noktası idi ve ayrıca, neşe dolu, umut dolu ve iyimser mesajlar vermenin tam zamanıydı.
Soru: Bu, bugüne kadar BMW’nin yaptığı en büyük kampanya. Kampanyanın ilk çıkışının Olimpiyatlara denk gelmesi bununla ilgili mi?
Jack Pitney; Bizim amacımız, sadece ABD’de değil, tüm dünyada kampanyanın duyurulması için en uygun “patlama” platformunu bulmak. Super Bowl’u düşündük ama “neşe”yi en iyi temsil eden bir platform var ise, o bir günlük Super Bowl’dan fazlası olmalı, olimpiyatlar olmalı diye düşündük.
Oyunların süresi, bizim kampanyamızın duyurulması için mükemmel bir fırsat. Ancak bu kampanya bir kerelik, gelip geçici bir sıçrama değil. 2011 yılındaki kampanyamızda da yine “Neşe” temasından bahsettiğimizi duyacaksınız. Şimdiden hikâyenin bir sonraki bölümü üzerinde çalışmaya başladık.
Soru: Bir sonraki adımınız ne olacak?
Jack Pitney; “BMW Unscripted / Doğaçlama BMW” adında, beni çok heyecanlandıran bir konsept. BMW kullanan ilginç insanlara ve hikayelerine odaklanıyor, ama onlara kendi hikayelerini kendi cümleleriyle anlatmalarına izin veriyor.
Soru: Olimpiyatlar sonrasında, BMW’nin medya stratejileri ne olacak?
Jack Pitney; Biz esasen “doğru yap ya da hiç yapma” felsefesini benimsiyoruz. İnsanların yaptıkları ve kaçırmak istemeyecekleri canlı etkinliklere odaklanmaya çalışcağız. Olimpiyatlar bizim için büyük bir sıçrama noktası olacak.
Akademi Ödüllerinde, bizim güçlü bir varlığa sahip olduğumuzu göreceksiniz. Yüksek etkileşimli televizyon fırsatlarına odaklanmaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz 10 yıllık süreçte kimsenin tahmin etmediği kadar, devasa biçimde büyüyen internetin, müşteri sadakati yaratmakta ve iletişimi sürdürmekteki önemini de göz ardı etmeyeceğiz.
Online etkinliklerimize daha fazla yatırım yapıyoruz. 2010 için, çok çok mikro hedefli, basın reklamlarımız olacak. Eskiden çok kullandığımız merkez dışı medya yerine, öncelikle televizyon ve internete, sonrasında ise basına ağırlık vereceğiz.