

































Mustafa Özel Anlayış Dergisi`nin son sayısında "Bir sonraki sayıda İslamcılığın ekonomipolitiğini konuşacağız" demişti. O yazıyı okuduğumuz günden bu yana Anlayış`ın Mayıs sayısını beklemeye koyulmuştuk.
İslamcı damarını diri tutmakta beis görmeyen, bunu yaparken dik duruşundan taviz vermeyen Anlayış Dergisi`nin yayın politikasını seviyorduk. Dünyaya stratejik bir derinliğin penceresinden bakarken, okurlarını Mehmet Efe`nin "Sen bir İslamcısın oğlum" sözüyle selamlıyordu. Sözünü budaktan esirgemiyordu. Yedi yıldır istikrarından taviz vermemişti.
Anlayış`ın Mayıs sayısı henüz çıkmamışken, derginin resmi internet sitesinde yayına ara verildiği duyuruldu. Bu kez Cemil Meriç`in dergiler hür tefekkürün kalesidir sözü sarfedilmedi. Farklı bir bakış açısıyla, Cemil Meriç`in başka bir sözü gündeme taşındı: "Bizde dergilerin garip bir kaderi var; çoğu bir mevsim yaşar, çiçekler gibi."
Resmi açıklamada Anlayış`ın kapanmadığı, bir süreliğine geri çekildiği söylendi. Bir takım sıkıntılar olduğu dile getirildi. Sonuç olarak bir dergi daha yayın hayatından bir süreliğine de olsa çekildi.
Bu derginin Anlayış gibi entellektüel düzeyi yüksek bir dergi olması hepimizi üzmüş olsa da, Cemil Meriç`e katılmamak elde değil. Evet, dergilerin de bir kaderi var.
Haberkültür.net