23.10.2009 09:49:12Alışveriş caddelerinde (AVC’lerde) mağazası olanlar gün be gün müşterilerini alışveriş merkezlerine (AVM’lere) kaptırıyorlar. Bu gidişe dur diyemedikleri için de yavaş yavaş kepenk kapatıyorlar.
Türkiye’deki alışveriş merkezi (AVM) sayısı 222’yi aşmış durumda. Her açılan yeni AVM bir alışveriş caddesinin demode olmasına yol açıyor.
Herkes Türkiye’de çok AVM var, daha fazlasına gerek yok diyor ama ben tam tersini düşünüyorum. Türkiye’nin 1000 AVM’lik kapasitesi var. 10 yılda AVM sayısının 1000’e ulaşacağını tahmin ediyorum.
Peki AVM sayısı bu kadar artarsa AVC’lere ne olur?
Müşterilerini kaybeden AVC’leri canlandırmak, kaldırımlarını tüketici ile doldurmak, esnafın yüzünü güldürmek için bir şeyler yapılabilir mi?
Elbette yapılabilir. Ticarette çareler tükenmez. (“İnovasyon” denen şey bunun için de var.)
Her alışveriş caddesindeki esnaflar örgütlenmeli ve örneğin “İstasyon Caddesi Yönetim Derneği” kurmalılar. Esnaflar caddelerini bir açık hava AVM’si gibi düşünüp, AVM’ler nasıl yönetiliyorsa, bu dernek aracılığıyla kendi caddelerini yönetmeliler.
Bu dernek caddedeki esnaftan aidat toplamalı. Bu aidatlarla caddelerini daha cazip hale getirecek projeler üretmeli ve bu projeleri hayata geçirmeliler.
Bu dernek başka neler yapmalı?
· Caddedeki kaldırımların güzelleşmesi için belediye ile işbirliğine gitmeliler.
· Caddedeki evlerin dış görünümünün düzelmesi için belediye ile işbirliğine gitmeliler.
· Caddenin gece aydınlatması için belediye ile işbirliğine gitmeliler.
· Caddeye sinema, tiyatro salonu açılması için belediye ile işbirliğine gitmeliler.
· Caddenin güvenli alışveriş alanı olması için emniyetle işbirliğine gitmeliler.
· Caddedeki mağazaların dış görünümlerinde ve tabelalarında bir standart belirlemeliler ve tüm esnaflar bu standarda uymalı. Bu standardın uygulanması için belediye de yaptırımlarda bulunmalı.
· Caddenin emlakçılığını dernek yapmalı. Caddenin mağaza karması için uzun dönemli plan yapılmalı. Bir mağaza boşaldığında oraya girecek yeni mağaza caddenin ihtiyaç duyduğu bir mağaza olmalı. Bunun için dernek bazı firmaları orada mağaza açması için davet etmeli.
· Caddede mutlaka “cafe” ve “fast food” mağazaları olmalı. Caddeye gelenler soluklanabilmek ve/veya açlıklarını giderebilmek için caddeden ayrılmamalıdırlar. Mağaza karması planı çıkarılırken buna dikkat edilmeli.
· Caddedeki mağazaların personeline dernekçe düzenli olarak müşteri ilişkileri eğitimi verilmeli.
· Caddeye otomobiliyle gelen müşterilere vale ve otopark hizmeti sunabilirler. Caddedeki mağazalardan alışveriş yapanlar fişlerini göstermek kaydıyla bu hizmetten ücretsiz yararlanmalıdırlar.
· Alışveriş yapanların, fişlerini göstermek kaydıyla binebilecekleri servisler koymalılar.
· Caddedeki mağazaları ortak katılımı ile kampanya ve etkinlikler düzenlemeliler.
· Caddenin markalaşması için (Nişantaşı, Bağdat caddesi gibi) tanıtım faaliyetleri yürütmeliler.
Tüm bunlar, tüketicilerin AVM’lerde bulduğu konforu, estetiği ve ilgiyi yakalamak adına yapılmalı. Bunlar yapılırsa AVC’ler AVM’lere tercih edilecektir.
Dernek yukarıda saydıklarımı yapmak için profesyonel yöneticiler tutabileceği gibi, AVM işleten şirketler ile de anlaşabilirler.
Son söz: İyi atmosferi olan bir AVC, etraftaki hiçbir AVM’den korkmamalıdır.