06.07.2011 14:20:51Daha önce, markaların kendi özlerinden uzaklaşarak kendileriyle alakalı olmayan sektörlere el attıklarını, bir nevi GSM operatörcülüğü oynamaya başladıklarını düşünmüş ve “Kontör bayisi markalar (mı?)” başlıklı yazımla (1) bu düşüncemi yazıya dökmüştüm. O yazımı yazdığımda henüz bu sektörde para geçmiyordu, her şey kontörlüydü… Hülya Avşar’ın rol aldığı ve gereksiz, samimiyetsiz, alaycı, cıvık bir hava estirdiği Pepsi reklamı konuyla ilgili ikinci bir yazı yazmama neden oldu. Bu yazımın, diğer yazımın devamı olmadığını ama bir öncekiyle benzer olduğunu belirtip devam edeyim.
Havalar sıcak, insan biraz serinlemek istiyor ve sıcak havalarda da bol sıvı tüketmek lazım doğal olarak. Ne yapalım, Pepsi alalım mı mesela? Pepsi son reklamında (2) diyor ki “Serinlemek için beni seçmeyin çünkü ben soğuk ve serinletici bir içecek markası değilim, ben size iletişim hizmeti veren bir şeyim”. Marka bu mesajı kendini beğenmiş bir görüntü veren, alaycı ve samimiyetsiz duruşu ile artık giderek itici olmaya başlayan, reklamın reklam olduğunu her haliyle hatırlatan bir isimle veriyor. Sadece reklamdaki oyuncuya gıcık olduğum için bile almam bu markayı ve birisi bana “Pepsi içer misin?” diye sorsa ben o kişiye “Hayır beni hattım faturalı” derim. Tabii bu kişisel bir durum…
Reklamda iletişim sektörü var, kendini beğenmişlik var, iticilik var bir tek Pepsi yok! Yoksa GSM operatörlerinden birisi mi satın aldı Pepsi’yi? Reklamlarındaki sloganı şu “Pepsi yaşatır seni!” Slogan güzel, cicili bicili ve kafiyeli… Tamam, Pepsi beni yaşatır da kendisini ne yapacak? Benim sloganım şu “Pepsi ötenazi bunun ismi Pepsi!”
Rover marka otomobil almayalım mı?
Aygaz Euro LPG’nin yeni reklam filmi (3) komik gibi. Otomobilleriyle tatile giden bir ailenin yolda yaşadıkları sorundan yola çıkmış reklam. Fakat reklamda bir ilginçlik var! Reklam Aygaz Ero LPG reklamı olmasına rağmen farkında olmadan bir otomobil markasını kötülüyor. Reklamdaki “neşeli” ailenin otomobili Rover’ın SW modeli. Otomobil güzel, aile için ideal ama çok yüklenince yokuşta çekmiyor. Reklama göre bu otomobilin suçu değil otomobilde kullanılan yakıtın suçu. Fakat suç sadece yakıta değil otomobile de bulaşıyor gibi.
Aygaz şöyle diyor “Geliştirilmiş formüllü Aygaz Ero LPG Plus ile aracınız her zaman her yerde mükemmel performans gösterir” Bu bilginin bilimsel verilerini, doğruluğunu ve diğer gaz markalarının bu reklamla ilgili düşüncelerini bir kenara bırakırsak, reklamın bilinçaltımıza bıraktığı bir mesaj var; “Rover marka otomobil alma!” Çünkü şöyle bir durum var, reklamlar markaların mesajını abartarak verirler ve otomobil kullanan birisi olarak biliyorum ki aslında o araç o yokuşu çıkar; ister Aygaz kullansın ister başka gaz, reklamdaki kadar zorlanmaz. Ama reklamı izleyince Rover marka otomobillerin iyi olmadığı algısı oluşuyor bende. Reklamdaki Rover marka otomobilin logosu görünmüyor elbette ama ben merak edip inceledim ve o otomobilin Rover olduğunu biliyorum. Eğer Aygaz bu reklamı için Rover’la görüşüp izin aldıysa ya da anlaştıysa sorun yok ama yine de ben Rover markasıyla ilgili bir yetkili olsaydım otomobil markamın böyle bir reklamda kullanılmasına izin vermezdim. Eğer reklamdaki otomobil markanın ilgililerinden izin alınmadan reklamda kullanılmışsa da Aygaz’ı uyarır ve reklamda kendi markamızın kullanılmasına kızar, reklamın değiştirilmesini ya da markamın o reklamdan çıkarılmasını isterdim. Böylece reklam yüzünden markamla ilgili oluşabilecek yanlış anlamaların da önüne geçerdim.
(1) http://www.medyaloji.net/haber/kontor_bayisi_markalar_mi_.htm
(2) http://www.medyaloji.net/haber/hulya_avsar_li_yeni_pepsi_reklami_yayinda_.htm
(3) http://www.medyaloji.net/haber/aygaz_euro_lpg_den_komik_bir_reklam_.htm