07.07.2010 12:43:44Geçen akşam (Pazartesi) Nihal Bengisu Karaca ve Serdar Turgut’un Habertürk’te yayınlanan “İkide Bir” isimli programını izliyordum. Bu programı özellikle Serdar Turgut için izliyorum çünkü Serdar Turgut’u çok seviyorum. Yazılarını okurken büyük keyif alıyordum, artık Serdar Turgut’u ekranlardan dinleyerek (izlenecek bir şeyi yok çünkü) daha da keyif alıyorum. İkilinin yaptığı program çok keyifli… Fakat iki haftadır programda gaf yapılıyor. Benim yakaladığım gaflardan birisini programın geçen haftaki bölümlerinden “İnternet Sansürü” tartışmasında Nihal Bengisu Karaca diğerini ise bu haftaki “Sigara Yasağı” tartışmasında Serdar Turgut yaptı. Önce Serdar Turgut’un gafından başlayayım.
Serdar Turgut’un gafı
İkide Bir isimli programın 5 Temmuz Pazartesi günü yayınlanan bölümündeki konulardan birisi kahvehanelerde uygulanan sigara yasağıydı. Nihal Bengisu Karaca tam bu konuyla ilgili söze başlarken Serdar Turgut “Bu arada ben sigaraya başladım” dedi ve devam etti “ Doktorum eğer kalbimde ve damarlarımda bir sorun yoksa sigara içmemin faydası olduğunu söyledi… Günde 5 adet içilen sigara ileride yaşanabilecek Alzheimer hastalığını önlüyormuş ” dedi. Serdar Turgut resmen sigaranın sağlığa zararlı olmadığını savundu. Dizilerde, sinema filmlerinde buzlanan sigara, ekranlardan ve bir gazeteci tarafından “Yararlı” diye söyleniyor!
Bu arada Serdar Turgut’un programda söylediklerini tam olarak aktaramamış olabilirim. Çünkü program esnasında söylenen cümlelerin tamamını ajandama yazmadım. Ama yazımda bu cümleleri aynen aktarmalıydım. Bu yazıyı hazırlarken Serdar Turgut’un sözlerini tamı tamına yazmak için ilgili programın videosunu aradım bulamadım. Fakat yaptığım arama esnasında çok ilginç bir şeyi görmüş oldum; Türk medyası pornocuymuş! “İkide Bir” isimli programın sigara yasağı bölümüne ulaşamadım ama “İnternet Sansürü” bölümüne ulaştım. Buraya dikkat! İnternette yaptığım aramalarda “porno” kelimesini hiç kullanmamama ve yaptığım aramalarda sadece “Serdar Turgut Nihal Bengisu Karaca”, “Serdar Turgut internet sansürü”, “Nihal Bengisu Karaca internet sansürü” yazmama rağmen arama sonuçlarında hep “Porno” ile ilgili sonuçlar çıktı. Bu ikilinin yaptığı programlardan sadece “Porno tartışması” medyamızın ilgisini çekmiş! Serdar Turgut ve Nihal Bengisu Karaca’nın programlarının geri kalanıyla ilgili hiçbir video yok! Daha da ilginci medyamız pornoyla ilgilenirken sigara gafını görmemiş bile! Tamam, reytingi çok diye sadece “Porno” bölümünü gördünüz diyelim ama o bölümde Nihal Hanım’ın gafını nasıl görmediniz? İşi gücü çıplak kadın teşhirine dayalı gazetecilik olan ve aklı fikri “Porno”da olan medyamızın “İnternet Sansürü” programındaki gafı görmemesi normal aslında! Neyse, onu da biz görelim.
Nihal Bengisu Karaca’nın gafı
Efendim “İkide Bir” isimli programın geçen haftaki bölümlerinden birisinde konu “İnternet Sansürü” ya da medyamıza göre “Porno tartışması”ydı. Tartışma zararlı ve yasa dışı içerik üzerine yoğunlaşmıştı. Nihal Bengisu Karaca zararlı içerik için “Bu porno olur, hakaret olur, toplumun değerlerine önem verdiği kutsallarına hakareti de içerir…” derken Serdar Turgut söze girip “…Bir insan bundan rencide olabilmesi için bunu bilinçli bir şekilde araması gerek” diyordu. Nihal Bengisu Karaca Serdar Turgut’un sözünü keserek şöyle dedi “Hayır karşınıza çıkıyor… Direk karşınıza çıkabiliyor(…) Mesela MP3 arıyorsunuz, bu çok insanların başına geliyordu. Müzik indirmek istiyorsunuz ve bu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığıyla ilgili yani bu zararlı içerikleri engelleme işi bu kadar ileri değilken, bundan bir sekiz on yıl önce bir müzik bir parça indirmek için bazı sitelere girdiğinizde karşınıza direk çıkabiliyordu. İstemediğim halde ben buna istemediğim halde maruz kalıyorum canım niye göreyim niye karşılaşayım bununla? Yani ben internetten faydalanmak istiyorum, bambaşka bir şeyin aratışındayım ama karşıma pat diye bir pencere açılıyor. İstemiyorum rencide oluyorum bundan”. Nihal Hanım bilmiyor sanırım! Porno, hakaret veyatoplumun değerlerine önem verdiği kutsallarına hakaret kadar “bazı internet sitelerinden” MP3 indirmek de yasa dışıdır! Yasadışı bir şey yaparken başka yasa dışı bir şeyden şikâyet etmek biraz saçma olur! Eski bir zaman için bile olsa internetten MP3 indirmeyi sanki ahlaki ve yasal bir durummuş gibi anlatmak büyük bir gaftır!
İlgili videonun adresini yazın sonunda bulabilir ve Nihal Hanım’ın gafını dinleyebilirsiniz(1)
Gizemli haberciliğe bir son lütfen!
Bu dediğim özellikle internet medyası için. Başta büyük gazetelerin olmak üzere internet medyasında yer alan haber sitelerine girdiğimizde haber yerine gizemli haber görüyoruz. Bazı örnekler:
1) Birinci gizem; kısa başlıklı manşetler
Ana sayfada manşette bir haber ”Şok Karar”. Tamam da ne hakkında? Ne resim var, ne şok hakkında kısa bir bilgi. Merak ediyorsanız ki zaten amaç sizi meraklandırmak, mecburen tıklayacaksınız!
Yine aynı tür bir haber! Ana sayfada “Eve geldi ve…” manşeti. Kim eve geldi, ne oldu? Merak mı ediyorsunuz? O zaman tıklayın.
Son bir örnek “Başbuğ biraz geç kaldı”. Neye geç kaldı, ne oldu? Merak mı ediyorsunuz?
2) Manşetteki gizemi detayda ara dur!
Bu en kötü haber verme şekli. Manşette çok merak uyandıracak bir bilgi veriliyor. Mesela “O çantadan ne çıktı?”. Elimiz mahkûm merak ediyoruz o çantadan ne çıktığını. Haberin detayına bakıyoruz, bakıyoruz, bakıyoruz ve haberin ta en sonunda çantadan ne çıktığını öğreniyoruz. Bizi o kadar yormayın. Siz kaybediyorsunuz ve inanın kaybedeceksiniz. Çünkü siz hala internette önemli olanın hız olduğunu kavrayamadınız. Siz hala eski kasetçalarlar gibisiniz. Bir önceki ya da bir sonraki parçaya geçmek için ileri sar tuşuna basmamızı ve beklememizi istiyorsunuz. O eskidendi! Artık bir tıkla, bir sonraki ya da bir önceki parçaya geçiyoruz. Beklemek istemiyoruz. Bize foto galerilerle, videolarla ve haberlerle tıklama sömürüsü yapmayın! Sayfalarda dolaştırıp durmayın. Tabi biz söylesek de sizin için bir şey değişmeyecek. Çünkü illa bir İngiliz veya Amerikan medya kuruluşu diyecek ki “İnternet hızdır haberleri okuyucuya en hızlı şekilde sunun” siz de ondan sonra bunu yapacaksınız.
Slogan Günseli Özen Ocakoğlu’ndan mı?
Telekom’un bir reklamını gördüm dün. Telekom 2010’un en değerli markası seçilmiş ve bu sevincini reklamında bizlerle paylaşıyordu. Reklamdaki slogan şuydu “Değerli olan hiçbir şey tesadüf değildir”. Bu sloganı duyunca aklıma Marketing Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Günseli Özen Ocakoğlu’nun “Başarı tesadüf değildir”(*) isimli kitabı geldi. Elbette Telekom bu sloganı Günseli Hanım’dan almamıştır ama reklam, iletişim ve medya sektöründe olanların dikkatini çekmiştir diye düşünüyorum. Benim dikkatimi çekti. Başarı ve değerli olan hiçbir şey tesadüf değildir belki ama sanrım benim dikkatim tesadüftü.
Kopyala yapıştır cesedini gömelim artık!
Geçen hafta gündemde olan konulardan birisi medyanın dış haberlerde kopyala yapıştır (copy paste) tekniğini kullanmasıydı. Medyaloji’den Sayın Halef R. VAYIS da konuyla ilgili bir yazı yazdı(2). Ben de hafta boyunca bu konuyu düşündüm ama benim düşüncemin içinde sadece dış haberlerde uygulanan kopyala yapıştır tekniği yoktu. Çünkü kopyala yapıştır tekniği önümüzde duran fotoğraftaki bir nokta sadece. Eğer fotoğrafa biraz daha geriden bakarsak fotoğrafın tamamında kopyala yapıştır tekniğinin kullanıldığını görüyoruz. Nereye elimizi atsak, nereye baksak, hangi taşı kaldırsak altından kopyala yapıştır çıkıyor. Üretemeyen, gelişemeyen, giderek çürümeye ve kokmaya başlayan, insanı tiksindiren bir ceset oluyor medyamız. Ve bu cesedin üzerinde gezinen böcekler, kurtçuklar, etrafında uçuşan sinekler var. Korkutucu, iğrenç, kokuşmuş… Bu cesedi bir an önce gömmek lazım! Sanatçısından şarkıcısına, gazetecisinden köşe yazarına, televizyoncusundan sinemacısına ve daha başka her kim varsa bu cesedin kokusundan ve çürümesinden rahatsız olmalı.
(2)http://www.medyaloji.net/haber/dis_haberciligimiz_copy_paste_mi_.htm
(*)Günseli Özen Ocakoğlu – Başarı Tesadüf Değildir - Rota Yayın Yapım